Kelimeler arşivi içinde; sonunda "dökülme" olan, toplam 1 adet kelime bulunmaktadır. Sonu dökülme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında dökülme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde dökülme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DÖKÜLME
DÖKÜLME
Dökülmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde DÖKÜLME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KALIPSIZ
Kalıba dökülmemiş. Biçimsiz, düzgün olmayan.
SAÇALANMAK
Saçılmak, dökülmek.
KABAKLAŞMAK
Saçları dökülmek, dazlaklaşmak. Taşıt lastikleri, dişleri aşınıp yüzeyi düz bir duruma gelmek.
MÜREKKEPLENMEK
Mürekkep sürülmek, dökülmek veya damlatılmak.
İTEĞİ
Un elerken dökülmemesi için yere serilen örtü.
KARINCALI
İçinde, üstünde karınca bulunan. Paslı veya dökülme sonucu küçük delikleri olan (metal).
DÖKME
Dökmek işi. Dökme yük. Kalıba dökülmek yoluyla yapılmış. Bir yerden bir yere dökülen, aktarılan. Kapların içinde olmayan, yığın biçiminde ortaya dökülmüş olan.
KELLİK
Kel olma durumu. Çıplak, bitkisiz yer. Vücudun kıllı yerlerinde üreyen bir tür mantarın, kılların dökülmesine yol açtığı bulaşıcı bir hastalık.
HASAR
Herhangi bir olayın yol açtığı kırılma, dökülme, yıkılma gibi zarar.
BLOKAJ
Bloke etme işi. Bir şeyin hareketine engel olma, hareketini durdurma. Sivri taşların toprak zemine dikine çakılarak üzerine beton dökülmesiyle yapılmış olan dolgu. Bankacılıkta bir varlığın yetkili otoritelerin izni olmadan sahibi tarafından kullanılamaması durumu.
ASFALTLANMAK
Asfalt dökülmek, asfaltla kaplanmak.
PULLANMA
Pullanmak işi. Dış derinin boynuzsu küçük pullar veya büyük geniş parçalar durumunda dökülmesi.
KAVLAMAK
Kabarıp dökülmek, soyulmak.
KANLI
Kan bulaşmış. Kanı yoğun olan, demevi. Kan dökülmesine neden olan. Kanlanmış olan. İsteyerek kan dökmüş olan (kimse), hunriz, katil. Kan davasında taraf olan kimse. Kanı olan.
DÖKÜLÜŞ
Dökülme işi.
DÖKÜM
Kalıba dökme işi ve bunun yapılış yöntemi. Kumaşın dökümlü olma niteliği. Bir şeyi ayrıntılı olarak ortaya koyma. Kalıba dökülerek yapılan. Dökülme zamanı.
KİREÇLENMEK
Kireç dökülmek ya da saçılmak. Bitkilerin hücre zarlarında kalsiyum karbonat, kalsiyum oksalat vb. kalsiyum tuzları toplanmak. Kireç sürülmek. Kireç bulaşmak. Organik dokularda, dokunun görevine engel olacak derecede kalsiyum tuzları birikmek.
NAFTALİNLENMEK
Naftalin serpilmek, naftalin dökülmek.
DÖKÜLGEN
Dökülme özelliği olan. Güneydoğu Anadolu ve Akdeniz bölgelerinde daha çok şıralık olarak üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli bir tür üzüm.
BOŞALMAK
Boş duruma gelmek, içinde bir şey kalmamak, inhilal etmek. Doyuma ulaşmak. Derdini, sıkıntısını birine anlatarak ferahlamak, deşarj olmak. Gevşemek, açılmak. Hayvan, bağından kurtulmak. Dışarıya akmak, dökülmek.