İçinde DİZGİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "dizgi" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dizgi bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu dizgi ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dizgi olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

16 harfli kelimeler

DİZGİNLEYİVERMEK, DİZGİNLENEBİLMEK, DİZGİNLEYEBİLMEK

15 harfli kelimeler

DİZGİNLEYEBİLME, DİZGİNLENEBİLME

13 harfli kelimeler

BAŞDİZGİCİLİK

12 harfli kelimeler

DİZGİNLENMEK, DİZGİNLETMEK

11 harfli kelimeler

DİZGİNLEMEK, DİZGİNLENME, DİZGİNLEYİŞ, DİZGİNLENİŞ, DİZGİNLETME

10 harfli kelimeler

DOLUDİZGİN, BAŞDİZGİCİ, DİZGİNKALE, DİZGİNLEME, DİZGİCİLİK

9 harfli kelimeler

DİZGİNSİZ

8 harfli kelimeler

AKDİZGİN

7 harfli kelimeler

DİZGİCİ

6 harfli kelimeler

DİZGİN

5 harfli kelimeler

DİZGİ

Bazı kelimelerin anlamları

DİZGİ

Basım için harfleri, kelimeleri, satırları, sayfalar oluşturacak biçimde düzenleme, tertip.

DİZGİNLEYEBİLME

Dizginleyebilmek işi.

DİZGİNLENEBİLME

Dizginlenebilmek işi.

DİZGİNLENMEK

Dizginleme işi yapılmak veya dizginleme işine konu olmak.

DİZGİNLETME

Dizginletmek işi.

DİZGİNLENME

Dizginlenmek işi.

DİZGİNLEYİVERMEK

Koşuvermek: Hüsnügil tepecikten dizginleyiverdi. Fazla yük yüklenen hayvan dizlerini bükerek yürümek.

DİZGİNLETMEK

Dizginleme işini yaptırmak.

BAŞDİZGİCİ

Bir basımevindeki dizgicilerin başı, başmürettip, sermürettip.

DOLUDİZGİN

Son hızla, çok hızlı bir biçimde. Tam anlamıyla.

DİZGİNLEYİŞ

Dizginleme işi.

DİZGİNLEMEK

Ata dizgin takmak veya atı yürütmek için dizginini oynatmak. Birinin aşırı davranışlarını önlemek.

DİZGİNLENEBİLMEK

Dizginlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DİZGİNLENİŞ

Dizginlenme işi.

BAŞDİZGİCİLİK

Başdizgici olma durumu, başmürettiplik, sermürettiplik. Başdizgicinin yaptığı iş, başmürettiplik, sermürettiplik.

DİZGİNLEYEBİLMEK

Dizginleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

  -   -   -  

Anlamında DİZGİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DİZGİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ENTERTİP

Basımcılıkta harfleri satır olarak dizen ve döken dizgi makinesi.

ARALIKLI

Birbirine bitişik olmayan, aralarında açıklık bulunan, aralı, fasılalı. Dizgide kelimeler, harfler veya satırlar arasında açıklık olan, espaslı. Kesik kesik.

DİZİCİ

Dizgici.

DİZGİCİLİK

Dizgicinin yaptığı iş, mürettiplik.

BAŞMÜRETTİP

Başdizgici.

MÜRETTİPHANE

Bir basımevinde dizgicilerin çalıştığı bölüm.

ILGAR

Dizginleri koyuverilmiş atın dörtnala koşması. Atla ansızın yapılmış olan doludizgin saldırı.

BİLGİYAZAR

Elektronik sistemle dizgi yapan alet.

GALE

İçerisinde kalıp yapılmış olan üç tarafı kaplı, bir tarafı açık tepsi şeklinde dizgi aleti.

DİZGİCİ

Basımevinde dizgi işiyle uğraşan kimse, mürettip.

LİNOTİP

Basımevinde harfleri dizen ve satırları blok durumunda döken dizgi makinesi.

METAL

Çok yüksek elektrik ve ısı iletkenliği, kendine özgü parlaklığı olan, oksijenli birleşimiyle çoğunlukla bazik oksitler veren madde. Dizgi makinelerinde satırları oluşturmak için eritilen antimon ve kurşun alaşımı. Bu maddeden yapılmış.

HURUFAT

Harfler. Basımda, baskı işinde kullanılan metal vb. bir maddeden yapılmış harf, rakam veya başka işaret kalıpları. Dizgi işinde kullanılan harf türlerinin bütünü.

MÜRETTİP

Dizgici. Düzenleyen, hazırlayan, sıraya koyan.

DİZMEN

Basımevinde dizgici, mürettip.

MONOTİP

Harfleri ayrı ayrı dizip döken dizgi makinesi.

DİZGİNSİZ

Dizgini olmayan. Aşırı olan, ölçüsüz.

KADRAT

Dizgide harfler arasına konulan yazısız metal parçası. Dizgi işinde kullanılan bir aralık ölçüsü birimi.

KASA

Para veya değerli eşya saklamaya yarayan çelik dolap. Birbiri üzerine istif edilerek yüksekliği ayarlanabilen atlama aracı. Ticarethanelerde para alınıp verilen yer. Basımcılıkta dizgi harflerinin konulduğu gözlerden oluşan tabla. Bazı oyunlarda oyunu yönetme veya para karşılığında fiş verme işi. Kapı ve pencerelerin sabit olarak tutturulduğu asıl çerçeve. Varlıklı kişinin harcamalarını yapan kimse. Tahta veya sentetik maddelerden yapılmış, dört köşe, sağlam ambalaj parçası, sandık. Vagon, kamyon veya traktörün yük taşımak için şasiye bağlanmış üst bölümünü oluşturan parça.

BAŞMÜRETTİPLİK

Başdizgicilik.