Kelimeler arşivinde; içinde "dizil" olan, toplam 15 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dizil bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dizil ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dizil olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİZİLMIKNATISLIK
DİZİLEBİLMEK, DİZİLİVERMEK
DİZİLEBİLME, DİZİLİVERME
DİZİLLENME, DİZİLÖLÇÜM
DİZİLEMEK
DİZİLMEK, DİZİLEME
DİZİLİŞ, DİZİLME, DİZİLER
DİZİLİ
DİZİL
DİZİL
Sıralayıcı bir ölçüm boyutu ya da ölçme aracının birbirini izleyen konumlarından her biri.
DİZİLİŞ
Dizilme işi.
DİZİLER
Koşucu sayısının çok olduğu yarışlarda, çeyrek-sona ayrılacakları seçmek için yapılan eleme yarışları dizisi.
DİZİLEBİLMEK
Dizilme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DİZİLİVERMEK
Çabucak veya ansızın dizilmek.
DİZİLİVERME
Dizilivermek işi.
DİZİLİ
Dizilmiş olan, sıralanmış, mürettep.
DİZİLME
Dizilmek işi.
DİZİLEMEK
Dizi durumunda sıralamak.
DİZİLÖLÇÜM
Salt yandaş, yansız, karşıt gibi geniş konumları saptamakla kalmayarak aynı zamanda arada yer alan alt bölümlenmeleri de belirleyebilen ölçüm.
DİZİLEME
Dizilemek işi. Kurguya hazırlık olmak üzere, bir gün içinde birikmiş çekimlerin değişik çevirimlerini ve bunlarla ilgili ses kuşaklarını bir araya getirme.
DİZİLEBİLME
Dizilebilmek işi.
DİZİLLENME
Bir ölçüm sürekliliğinin uç ya da ana konumlar arasındaki çeşitlenmeleri gösterecek biçimde altbölümlere ayrılması.
DİZİLMEK
Dizi durumuna getirilmek, dizme işi yapılmak. Sıraya girmek. Yan yana veya üst üste sıralanmak.
DİZİLMIKNATISLIK
Özdeciksel mıknatıs kolcuklarının, bir yöne doğru dizilmeye çalışmalarından doğan mıknatıslık.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİZİL geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALFABE
Bir dilin seslerini gösteren, belirli bir sıraya göre dizilmiş belli sayıda harfin bütünü, abece, yazı. Bir işin başlangıcı. Bir dilin harflerini tanıtarak okuma öğrenmeyi sağlayan kitap.
BANDIRMA
Bandırmak işi. İpe dizilmiş ceviz, badem vb.nin, nişasta ile kaynatılmış üzüm suyuna veya başka bir tatlıya batırılmasıyla yapılmış olan sucuk. Kurutulacak üzümün güneşe serilmeden önce içine batırıldığı potaslı suyun konulduğu kap. Balıkesir iline bağlı ilçelerden biri.
BÖLÜT
Zigotun bölünmesinden sonra oğulcukta ortaya çıkan ve az çok birbirine benzeyen parçaların her biri. Eklem bacaklıların vücudunu oluşturan yan yana dizili parçaların her biri, halka.
DİZİ
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.
KİREMİT
Çatıları örtmekte kullanılan, yan yana dizilerek suyu aşağıya geçirmeden dışarı akıtacak biçimde yapılmış, kızıl toprağın renginde, pişmiş balçık levha.
GÖZETİCİ
Gözetleme yapan kimse. Atletizmde ellişer metre aralıkla dönemeçlere dizilen en az dört gözlemciden her biri. Koruyucu kimse.
BARAJ
Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.
DİZİM
Dizilme işi, dizme. Söz zincirinde birbirini izleyen ve belli bir birim oluşturan ögeler birleşimi, sentagma.
İNİSYAL
İlk satırın ilk harfinin büyük puntoda ve süslü yazılarla dizilme işlemi.
ARALIK
Ara. Borsada hisse senetlerinin alım satım emirlerinin verildiği süre. Yarı açık, tam kapanmamış. Uygun, elverişli durum, fırsat. Yılın on ikinci ayı, ilk kânun, kânunuevvel. İki nota arasındaki perde uzaklığı. Basımcılıkta harfler veya satırlar arasındaki açıklık, espas. Tuvalet. Evin iki bölümü veya iki oda arasındaki dar geçit, geçenek, koridor. Iğdır iline bağlı ilçelerden biri. Toplu beden eğitiminde art arda dizilenleri ayıran açıklık. Portenin paralel çizgileri arasındaki boşluk. Bir sesi bir başka sesten, kalına veya inceye doğru ayıran uzaklık.
BİYAPRAK
Yaprakları halka dizilişli, genellikle akvaryumlarda bulundurulan su bitkisi.
ALFABETİK
Alfabe sırasına göre dizilmiş, abecesel.
BOVLİNG
Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.
DÜZELTİCİ
Basılmak üzere dizilmekte olan bir eserin provalarını düzeltme ile görevli kimse, düzeltmen, musahhih.
ARA
İki şeyi birbirinden ayıran uzaklık, aralık, boşluk, mesafe. İki olguyu, iki olayı birbirinden ayıran zaman, fasıla. Kişilerin veya toplulukların birbirine karşı olan durumu veya ilgisi. Toplu jimnastik dizilmelerinde, sıradakilerin birbirlerinden yanlamasına olan uzaklıkları. Spor karşılaşmalarında oyuncuların dinlenmek ve taktik almak için kullandıkları süre. İç. Bir oyunda, bir filmde izleme sırasında dinlenmek üzere verilen kısa süre, antrakt.
HALKA
Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.
KOŞUN
Asker, yan yana durmuş asker dizisi, saf. Koşu, yarış. Yan yana dizilmiş insanların oluşturduğu dizi.
HEVENK
Bir ipe, bir çubuğa geçirilmiş, dizilmiş veya birbirine bağlanmış yaş meyve ve sebze bağı.
ASLANKULAĞI
Bir sap üzerinde dizili sarı veya kırmızı çiçekli otsu bir bitki.
FA
Müzikal ses dizilerinde mi ile sol arasındaki ses. Bu sesi gösteren nota işareti.