Kelimeler arşivinde; içinde "dizge" olan, toplam 14 tane kelime bulunuyor. İçerisinde dizge bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu dizge ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında dizge olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DİZGELEŞTİRMEK
DİZGELEŞTİRİŞ, DİZGELEŞTİRME
DİZGELEŞMEK, KAPALIDİZGE
DİZGELEŞME
DİZGELMEK
DİZGESEL, DİZGESİZ, ALTDİZGE
DİZGELİ, DİZGELE
DİZGEL
DİZGE
DİZGE
Bir bütün oluşturacak biçimde birbirine bağlı ögelerin bütünü, manzume, sistem. Bir ilkeye veya dünya görüşüne göre düzenlenmiş düşünceler, bilgiler, öğretiler bütünü, manzume, meslek, sistem.
DİZGELEŞTİRMEK
Dizge niteliği kazandırmak.
DİZGELEŞME
Dizgeleşmek işi.
DİZGELEŞTİRME
Dizgeleştirmek işi.
DİZGESEL
Dizge ile ilgili, sistemli, sistematik.
DİZGESİZ
Dizgesi olmayan, dizgeye bağlı olmayan, sistemsiz.
ALTDİZGE
Bir dizge oluşturmak üzere başka nesneler ya da altdizgelerle etkileşen ve kendi başına bir dizge niteliği taşıyan nesne. Bir dizgenin, yapısında görev aldığı daha karmaşık bir dizgeye göre niteliği.
DİZGEL
Dize kadar uzanan uzun konçlu çorap.
DİZGELEŞTİRİŞ
Dizgeleştirme işi.
KAPALIDİZGE
Birlikte değişme gösteren değişkenler arasında nedensellik bağı kurmak üzere, ancak belli yöndeki bağımlılık ilişkilerini anlamlı sayarak oluşturulan değişkenler dizgesi.
DİZGELİ
Sistemli.
DİZGELE
Dize kadar uzanan çorap.
DİZGELMEK
Çömelmek.
DİZGELEŞMEK
Dizge niteliği kazanmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DİZGE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BİLDİRİŞMEK
Bir duyguyu, bir düşünceyi işaretle veya sesler dizgesiyle bildirerek anlaşmak.
CÜMLE
Bir yargı bildirmek için tek başına çekimli bir fiil veya çekimli bir fiille kullanılan kelimeler dizisi, tümce. Bütün, hep. Herkes. Dizge, sistem.
SİSTEM
Düzen. Bir sonuç elde etmeye yarayan yöntemler düzeni. Model, tip. Dizge. Bir aracı oluşturan düzen, düzenek, tertibat. Yol, yöntem.
SİSTEMSİZ
Düzensiz. Belirli kural ve ilkelere uymayan, dizgesiz.
TERMİNOLOJİ
Terimler dizgesi. Terim bilimi.
SİSTEMLİ
Düzenli. Belli ilkelere, kurallara uyan, dizgeli, sistematik.
DÖNÜŞTÜRÜCÜ
Aynı frekansta fakat yoğunluğu, gerilimi genel olarak farklı olan bir veya birçok değişik akım dizgesini, değişik bir akım dizgesine dönüştüren elektromanyetik indükleçli duruk araç, trafo, transformatör.
YAPI
Barınmak veya başka amaçlarla kullanılmak için yapılmış her türlü mimarlık eseri, bina. Yapma, oluşturma, ortaya konulma, meydana getirme. Bütünün bir araya getirilişinde uyulan dizge, strüktür. Ögeleriyle somut bağımlılığı olan bütün. Parçaları ve ögeleri arasında yasaya uygunluk, durağan bağlar ve karşılıklı ilişkiler bulunan dizge veya bütün, strüktür. Yapılmakta olan konut, yol, köprü vb. inşaat, konstrüksiyon. Canlı bir varlığın ruh veya beden özelliklerinin tümü, bünye, strüktür. Bir hücrede, bir dokuda, karmaşık oluşumlu bir organizmada elemanların düzeni.
AKANYILDIZ
Güneş dizgesine bağlı, kesin yörüngeleri bulunmayan ve bu nedenle havayuvarının üst katmanlarına girince ateş külçesi durumuna dönüşen küçük gökcismi. Yer'in havayuvarına girince sürtünmeden dolayı akkor duruma gelen ve ardından bir ışık çizgisi bırakarak geçen meteor. Güneş sistemi içinde hareket ederken dünya atmosferinin üst katmanlarına girip sürtünme sonucu ateş külçesi durumuna dönüşen küçük nesne.
BİLİM
Evrenin veya olayların bir bölümünü konu olarak seçen, deneye dayanan yöntemler ve gerçeklikten yararlanarak sonuç çıkarmaya çalışan düzenli bilgi, ilim. Genel geçerlik ve kesinlik nitelikleri gösteren yöntemli ve dizgesel bilgi. Belli bir konuyu bilme isteğinden yola çıkan, belli bir amaca yönelen bir bilgi edinme ve yöntemli araştırma süreci.
SAPINÇ
Özel bir görevin normal sonucuna ulaşmasına engel olan sapıklık, aberasyon. Bir mercek, ayna veya optik dizgenin odaklama özelliklerindeki yanlış, aberasyon. Işık hızının sonlu olmasından dolayı bir gök cisminin görünen konumu ile gerçek konumu arasındaki fark, aberasyon.
SEÇMECİLİK
Kurulmuş olan dizgelerden değişik düşünceleri seçip alma ve kendi öğretisinde birleştirme yöntemi ve bu yöntemle çalışan filozofların öğretisi, eklektizm, eklektiklik.
KALKOJEN
Periyodik dizgede, altıncı gruptaki oksijen, kükürt, selenyum, tellür, polonyum elementlerinin genel adı.
MANZUME
Şiir. Dizge.
BAĞLAŞIM
Eşleme. Bir dizgenin veya alt dizgenin başka bir dizge üzerindeki etkisi. Aralarında ortak çıkar bulunan devletler ilişkisi.
MESLEK
Belli bir eğitim ile kazanılan sistemli bilgi ve becerilere dayalı, insanlara yararlı mal üretmek, hizmet vermek ve karşılığında para kazanmak için yapılan, kuralları belirlenmiş iş. Dizge. Uğraş. Öğreti. Çığır, okul, ekol.
MORS
Morsgillerden, Kuzey Atlantik'te yaşayan, 4 metre uzunluğunda, derisi, dişi ve yağı için avlanan bir memeli hayvan (Odobenus rosmarus). Bu işaretleri almaya ve göndermeye yarayan alet. Gizli işaret. Nokta ve çizgilerden oluşan bir alfabe kullanan telgraf dizgesi.
ALTJURA
Jura dizgesinin alt katı.
TERMİNOLOJİK
Terimler dizgesi ile ilgili.
KARTOTEK
Kartlar üstüne işlenmiş bilgilerin düzenli bir dizgeye göre derlenmesi. Bu biçimde derlenmiş kartların saklandığı kutu, dolap vb., kartoteks.