Kelimeler arşivinde; içinde "devirme" olan, toplam 4 tane kelime bulunuyor. İçerisinde devirme bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu devirme ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında devirme olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DEVİRME
Devirmek işi.
DEVİRMEÇ
Yol dönemeci. Yol ya da arazide meyil, yamaç.
YARIDEVİRME
Öndevirme ile artdevirmenin ortak adı.
DEVİRMEK
Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Bir yana eğmek. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEVİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AHTARMAK
Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.
DEVİREBİLMEK
Devirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BOVLİNG
Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.
DEVİRİVERMEK
Çabucak veya ansızın devirmek.
FENGERLEMEK
Bir mevki ya da makamdan almak, devirmek, ayak kaydırmak.
İKMAK
Devirmek, yatırmak: Mısırları ikmak iyidir tez kökleşir.
DEVRİLMEK
Devirme işi yapılmak. Dönmek. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak.
CİNKMEK
Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.
ÇİZEK
İz, çizgi. Sabanın okuna takılan toprağı kesmeğe yarıyan bıçak. Toprağı devirmeye yarıyan pulluk kulağı. Yazı satırı. Otları kesmeğe, toprağı muntazam olarak sol tarafa yatırmağa yarayan okun eğri kısmında bulunan demir bıçak. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Salman, Kuzköy Akkuş Ordu).
İTLAMEK
Devirmek, itelemek.
YIKMAK
Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. İnsan, hayvan ya da ağaç devirmek. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Birine yüklemek.
BULİ
Sabanda, toprağı iki yana devirmeğe yarayan ağaç parçaları. Kağnı arabalarında, dingil başına takılan çivi. Kiraz.
YUVARLAMAK
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek. Hızla düşürmek, devirmek. Kelimelerin bazı seslerini söylememek. Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek. İnanılmayacak yalanlar söylemek. Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek. İstekle ve çabucak yemek veya içmek. Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.
DEVİRTMEK
Devirme işini yaptırmak.
KÖSMEK
Ayağını uzatmak. İnsan olduğu yere yıkılıp kalmak. Pusmak, sessizleşmek, uyuşup kalmak, sinmek. Koyunlar sıcakta yatmak. Gücü azalmak. Koşarak yorulmak. Birini yere sermek, yıkmak, düşürmek. Değnekle vurmak. Darılmak, küsmek. Ağacı eğmek, devirmek. Çökmek, yıkılmak, göçmek. Çiçek ve sebzeler kuraklık ya da böcekler yüzünden birdenbire sararıp solmak. Uzanıp yatmak, ayaklan uzatarak yatar gibi oturmak, sere serpe oturmak. Yıkılmak, çökmek.
DEVMEK
Olmak, olgunlaşmak. Kaşımak. Devirmek.
AVDURMAK
Bir şeyi, sırtın öte yüzüne aşırmak, devirmek, yuvarlamak.
DEVİRİŞ
Devirme işi.
TIRPAN
Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılmış olan bir oyun.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.