Kelimeler arşivi içinde; sonunda "devirme" olan, toplam 2 adet kelime bulunmaktadır. Sonu devirme ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında devirme olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde devirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
DEVİRME
Devirmek işi.
YARIDEVİRME
Öndevirme ile artdevirmenin ortak adı.
Bu bölümde tanımı içerisinde DEVİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEVRİLMEK
Devirme işi yapılmak. Dönmek. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak.
İKMAK
Devirmek, yatırmak: Mısırları ikmak iyidir tez kökleşir.
CİNKMEK
Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.
BULİ
Sabanda, toprağı iki yana devirmeğe yarayan ağaç parçaları. Kağnı arabalarında, dingil başına takılan çivi. Kiraz.
YIKMAK
Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. İnsan, hayvan ya da ağaç devirmek. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Birine yüklemek.
BOVLİNG
Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.
DEVİRİŞ
Devirme işi.
YUVARLAMAK
Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek. Hızla düşürmek, devirmek. Kelimelerin bazı seslerini söylememek. Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek. İnanılmayacak yalanlar söylemek. Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek. İstekle ve çabucak yemek veya içmek. Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.
AVDURMAK
Bir şeyi, sırtın öte yüzüne aşırmak, devirmek, yuvarlamak.
FENGERLEMEK
Bir mevki ya da makamdan almak, devirmek, ayak kaydırmak.
KÖSMEK
Ayağını uzatmak. İnsan olduğu yere yıkılıp kalmak. Pusmak, sessizleşmek, uyuşup kalmak, sinmek. Koyunlar sıcakta yatmak. Gücü azalmak. Koşarak yorulmak. Birini yere sermek, yıkmak, düşürmek. Değnekle vurmak. Darılmak, küsmek. Ağacı eğmek, devirmek. Çökmek, yıkılmak, göçmek. Çiçek ve sebzeler kuraklık ya da böcekler yüzünden birdenbire sararıp solmak. Uzanıp yatmak, ayaklan uzatarak yatar gibi oturmak, sere serpe oturmak. Yıkılmak, çökmek.
DEVMEK
Olmak, olgunlaşmak. Kaşımak. Devirmek.
DARBE
Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.
DEVİRTMEK
Devirme işini yaptırmak.
ÇİZEK
İz, çizgi. Sabanın okuna takılan toprağı kesmeğe yarıyan bıçak. Toprağı devirmeye yarıyan pulluk kulağı. Yazı satırı. Otları kesmeğe, toprağı muntazam olarak sol tarafa yatırmağa yarayan okun eğri kısmında bulunan demir bıçak. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Salman, Kuzköy Akkuş Ordu).
DEVİREBİLMEK
Devirme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DEVİRİVERMEK
Çabucak veya ansızın devirmek.
AHTARMAK
Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.
İTLAMEK
Devirmek, itelemek.
TIRPAN
Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılmış olan bir oyun.