DEVİRME ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "devirme" olan, toplam 3 adet kelime bulunmaktadır. devirme ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu devirme ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde devirme olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

8 harfli kelimeler

DEVİRMEÇ, DEVİRMEK

7 harfli kelimeler

DEVİRME

Bazı kelimelerin anlamları

DEVİRME

Devirmek işi.

DEVİRMEÇ

Yol dönemeci. Yol ya da arazide meyil, yamaç.

DEVİRMEK

Ayakta veya dik duran bir şeyi düşürmek, yatay duruma getirmek. Bir kitabı başından sonuna kadar okuyup bitirmek. Hepsini kısa sürede içip bitirmek. Bir yönetim organının veya başkanının yönetim gücünü zorla elinden almak. Bir yana eğmek. Belli bir yaş dönemini geride bırakmak.

  -   -   -  

Anlamında DEVİRME bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DEVİRME geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DEVRİLMEK

Devirme işi yapılmak. Dönmek. Yok edilmek, ortadan kaldırılmak.

CİNKMEK

Güreşenlerden biri diğerini kaldırıp yere vurmak. Tepetaklak yuvarlanmak. Bir şeyi devirmek. Boşaltmak. Kayarak sendelemek. Sopayı yere vurarak sektirmek.

DEVMEK

Olmak, olgunlaşmak. Kaşımak. Devirmek.

AHTARMAK

Karıştırmak, altüst etmek, çevirmek. Dolu olan bir şeyi boşaltmak. Baştan sonuna kadar okuyup bitirmek, hatmetmek. Aramak, araştırmak, soruşturmak. Arayıp bulmak. Devirmek, yıkmak. Yenmek. Tavuk veya horoz toprak, çöp eşelemek. Mide bulanmak. Tohum ekmeden, tarlayı sürüp nadasa bırakmak. 1. Beslemek, yiyip içeceğini vermek.

TIRPAN

Uzun bir sapın ucuna tutturulan, ot, ekin vb.ni biçmeye yarayan, hafifçe kıvrık, uzun çelik bıçak. Güreşte devirmek amacıyla rakibin ayak bileklerine hızla ayak vurarak yapılmış olan bir oyun.

YIKMAK

Kurulu bir şeyi parçalayarak dağıtmak, bozmak, tahrip etmek. Yıkımına yol açmak, mahvına sebep olmak. İnsan, hayvan ya da ağaç devirmek. (-i, -e) mec. Herhangi bir suç, iş vb.ni birine yüklemek. Yük indirmek. Bir yana eğmek. Birine yüklemek.

DARBE

Vuruş, çarpış. Birini kötü duruma düşüren, sarsan olay. Bir ülkede baskı kurarak, zor kullanarak veya demokratik yollardan yararlanarak hükûmeti istifa ettirme veya rejimi değiştirecek biçimde yönetimi devirme işi.

İKMAK

Devirmek, yatırmak: Mısırları ikmak iyidir tez kökleşir.

BOVLİNG

Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.

AVDURMAK

Bir şeyi, sırtın öte yüzüne aşırmak, devirmek, yuvarlamak.

ÇİZEK

İz, çizgi. Sabanın okuna takılan toprağı kesmeğe yarıyan bıçak. Toprağı devirmeye yarıyan pulluk kulağı. Yazı satırı. Otları kesmeğe, toprağı muntazam olarak sol tarafa yatırmağa yarayan okun eğri kısmında bulunan demir bıçak. (Çınarlık Çarşamba Samsun; Salman, Kuzköy Akkuş Ordu).

DEVİRTMEK

Devirme işini yaptırmak.

KÖSMEK

Ayağını uzatmak. İnsan olduğu yere yıkılıp kalmak. Pusmak, sessizleşmek, uyuşup kalmak, sinmek. Koyunlar sıcakta yatmak. Gücü azalmak. Koşarak yorulmak. Birini yere sermek, yıkmak, düşürmek. Değnekle vurmak. Darılmak, küsmek. Ağacı eğmek, devirmek. Çökmek, yıkılmak, göçmek. Çiçek ve sebzeler kuraklık ya da böcekler yüzünden birdenbire sararıp solmak. Uzanıp yatmak, ayaklan uzatarak yatar gibi oturmak, sere serpe oturmak. Yıkılmak, çökmek.

BULİ

Sabanda, toprağı iki yana devirmeğe yarayan ağaç parçaları. Kağnı arabalarında, dingil başına takılan çivi. Kiraz.

YUVARLAMAK

Bir şeyi bir yerden kaldırmadan ekseni çevresinde döndürerek yürütmek, tekerlemek. Hızla düşürmek, devirmek. Kelimelerin bazı seslerini söylememek. Döndürerek tomar yapmak veya yuvarlak duruma getirmek. İnanılmayacak yalanlar söylemek. Sayıyı, küçük tutarlarını atarak veya ekleyerek tüm sayı durumuna getirmek. İstekle ve çabucak yemek veya içmek. Sözü belirsizce, anlaşılmayacak biçimde söylemek.

DEVİRİVERMEK

Çabucak veya ansızın devirmek.

FENGERLEMEK

Bir mevki ya da makamdan almak, devirmek, ayak kaydırmak.

İTLAMEK

Devirmek, itelemek.

DEVİRİŞ

Devirme işi.

DEVİREBİLMEK

Devirme imkânı veya olasılığı bulunmak.