İçinde DANI geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "danı" olan, toplam 58 tane kelime bulunuyor. İçerisinde danı bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu danı ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında danı olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BAŞDANIŞMANLIK, DANIŞILABİLMEK, DABANMISIRDANI, DENİZGERGEDANI

13 harfli kelimeler

IŞILIŞILDANIM, DANIŞILABİLME, IŞIMIŞILDANIM

12 harfli kelimeler

DANIŞMENTLER, MUSADANIŞMAN, ALDANIVERMEK, DANIŞABİLMEK

11 harfli kelimeler

BAŞDANIŞMAN, ALDANIVERME, CİVİTFİDANI, DANIŞMANLIK, KALEMEYDANI, DANIŞABİLME

10 harfli kelimeler

HOMURDANIŞ, DARMADANIK, MIRILDANIŞ, DANIŞIKLIK, KIMILDANIŞ, DANIŞILMAK, DANIŞIKSIZ

9 harfli kelimeler

DANIŞIKCI, DANIŞMENT, ERMEYDANI, ETMEYDANI, ATMEYDANI, KANIDANIM, DANIŞILMA, DANIŞIKLI, OKMEYDANI

8 harfli kelimeler

DANIZMAK, DANIŞTAY, NATDANIZ, TÜMDANIŞ, DANIŞMAK, DANIŞMAN, DANIŞMAH

7 harfli kelimeler

DADANIŞ, ALDANIŞ, BUDANIŞ, DANIŞIK, MADANIS, DANIŞMA, EMEDANI, DANISGA, DANIŞAN, DANIŞIH, DANIŞIM

6 harfli kelimeler

GADANI, CIDANI, ADANIR

5 harfli kelimeler

DANIK, DANIZ, DANIŞ

4 harfli kelimeler

DANI

Bazı kelimelerin anlamları

DANI

Değin, kadar, dek.

DANIŞILABİLMEK

Danışılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

ALDANIVERMEK

Çabucak, kolaylıkla aldanmak.

DANIŞMENTLER

Bolu şehri, Gerede ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ALDANIVERME

Aldanıvermek işi.

MUSADANIŞMAN

Erzurum şehrinde, Aşkale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

BAŞDANIŞMANLIK

Başdanışman olma durumu, başmüşavirlik. Başdanışmanın yaptığı iş, başmüşavirlik.

DANIŞILABİLME

Danışılabilmek işi.

CİVİTFİDANI

Amorpha Leguminosae.

DANIŞABİLMEK

Danışma imkânı veya olasılığı bulunmak.

IŞILIŞILDANIM

Görünür ışığa ya da görünmeyen morüstü ışınıma tutulmakla uyarılan ışıldama.

DENİZGERGEDANI

Balinagillerden, 8-10 metre boyunda, erkeğinin üst çenesinde iki uzun diş bulunan bir deniz memelisi (Monodon monoceros).

IŞIMIŞILDANIM

Işımetkin ışıma ya da X-ışınları kaynaklı ışıldama.

BAŞDANIŞMAN

Genellikle cumhurbaşkanlığı, başbakanlık ve bakanlıklarda görevlendirilen, alanlarında uzmanlaşmış, tanınmış ve ehliyetli kimse, başmüşavir.

DABANMISIRDANI

Bakır eşya yapılırken tabanları pekiştirmek için kullanılan araç. (Maraş).

DANIŞMANLIK

Danışmanın yaptığı görev, müşavirlik.

  -   -   -  

Anlamında DANI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DANI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

DANIŞILMAK

Danışma işi yapılmak.

ÇARIK

İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

BÜRO

Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.

ADAK

Adanılan şey, nezir.

DANIŞILMA

Danışılmak işi.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

APLİK

Duvar şamdanı, duvar lambası.

ARŞİDÜŞES

Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.

HODBEHOT

Kendi kendine, kendi kafasıyla, kendiliğinden, kimseye danışmadan.

ENFORMASYON

Danışma, tanıtma. Haber alma, haber verme, haberleşme.

DRAMATURG

Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

DURULMAK

Duru duruma gelmek. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak. Sakinleşmek. Durma işi yapılmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

DANIŞMAN

Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir.

DÜBEL

Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.

ECZACILIK

Eczacının yaptığı iş. İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.