Sonu DANI ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "danı" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. Sonu danı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında danı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde danı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

DENİZGERGEDANI, DABANMISIRDANI

11 harfli kelimeler

CİVİTFİDANI, KALEMEYDANI

9 harfli kelimeler

ATMEYDANI, ERMEYDANI, ETMEYDANI, OKMEYDANI

7 harfli kelimeler

EMEDANI

6 harfli kelimeler

CIDANI, GADANI

4 harfli kelimeler

DANI

Bazı kelimelerin anlamları

DANI

Değin, kadar, dek.

ATMEYDANI

(Mimarlık) Bizanslıların araba ve at koşuları için yaptıkları alan. At koşuları ve gösterileri yapılan alan. İstanbul'daki Sultanahmet alanına verilen ad.

EMEDANI

Ansızın, birdenbire.

DABANMISIRDANI

Bakır eşya yapılırken tabanları pekiştirmek için kullanılan araç. (Maraş).

KALEMEYDANI

Gaziantep şehri, Nizip ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

CIDANI

Yaramaz.

ERMEYDANI

Tokat şehrinde, Doğanyurt bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

ETMEYDANI

İstanbul, Aksaray'da yeniçerilere et dağıtılan ve yeniçerilerin kazan kaldırdıklarında toplandıkları alan.

GADANI

Kadar.

CİVİTFİDANI

Amorpha Leguminosae.

DENİZGERGEDANI

Balinagillerden, 8-10 metre boyunda, erkeğinin üst çenesinde iki uzun diş bulunan bir deniz memelisi (Monodon monoceros).

OKMEYDANI

Okçuların ok atma çalışmaları yaptıkları alan.

  -   -   -  

Anlamında DANI bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde DANI geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AGORA

Yunan klasik devrinde, sitenin yönetim, politika ve ticaret işlerini konuşmak için halkın toplandığı alan, halk meydanı.

DANIŞMAN

Bilgi ve düşüncesi alınmak için kendisine danışılan görevli kimse, müşavir.

BAŞDANIŞMANLIK

Başdanışman olma durumu, başmüşavirlik. Başdanışmanın yaptığı iş, başmüşavirlik.

ADAK

Adanılan şey, nezir.

DRAMATURG

Tiyatro için oyun seçmek, oyunları irdelemek, sahnelenmesi işine yardım etmek, oyuncu seçmede, malzemelerin hazırlanmasında danışmanlık yapmak gibi görevleri bulunan kimse.

BÜRO

Çalışma odası, yazıhane. Danışma ve yazı işlerinin yürütüldüğü iş yeri. Bölüm, şube. Yazı masası.

DANIŞMANLIK

Danışmanın yaptığı görev, müşavirlik.

BAĞIL

Görece. Kendine özgü bir kımıldanışı olduğu hâlde başka bir cisme uyarak sürüklenen cismin görünürdeki kımıldanışının niteliği.

DÜBEL

Vidanın daha sağlam yerleşmesi için duvarlarda açılan deliğe önceden çakılan plastik yuva. Çapları 4-20 milimetre olan, uçları yarık ve tırtıllı, baş tarafı uca doğru daralan delikli, orta sert veya sert plastikten yapılmış özel kavela.

DURULMAK

Duru duruma gelmek. Gürültü, kımıldanış, karışıklık, yağış, yel dinmek, sükûn bulmak. Sakinleşmek. Durma işi yapılmak.

DANIŞMA

Danışmak işi, müşavere, istişare, müzakere, meşveret. Danışılan yer, müracaat, enformasyon.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

DANIŞILMA

Danışılmak işi.

ARMA

Bir devletin, bir hanedanın veya bir şehrin simgesi olarak kabul edilmiş resim, harf veya şekil, ongun (II). Geminin yürümesine hizmet eden direk, seren, ip, halat ve yelken takımı.

BABIALİ

Osmanlı Devleti'nde İstanbul'da sadaret (Başbakanlık), dâhiliye ve hariciye nezaretleri (İçişleri ve Dışişleri bakanlıkları) ile Şûrayıdevlet (Danıştay) dairelerinin bulunduğu yapı. Osmanlı hükûmeti. İstanbul'da bu çevredeki basın.

ARŞİDÜŞES

Arşidükün karısı veya kızı. Avusturya hanedanında prenses.

ÇARIK

İşlenmemiş sığır derisinden yapılmış olan ve deliklerine geçirilen şeritle sıkıca bağlanan ayakkabı. Çene. Araba yokuş aşağı giderken tekerleği frenlemek için altına sürülen demir levha. Para cüzdanı.

DANIŞILMAK

Danışma işi yapılmak.

ECZACILIK

Eczacının yaptığı iş. İlaçların ve kozmetik ürünlerin üretimi, çözümlenmesi, etkinlik ve güvenilirliği ile ilgili çalışmaları yürüten, bu ürünlerin kullanıcılara iletilmesini sağlayan, ilaç ve sağlıkla ilgili konularda danışmanlık hizmeti veren sağlık mesleği.

APLİK

Duvar şamdanı, duvar lambası.