Kelimeler arşivinde; içinde "cele" olan, toplam 160 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DERECELENDİRİLMEK, NETİCELENDİRİLMEK
DERECELENDİRİLME, MİKROİZLENCELEME, NETİCELENDİRİLME
DERECELENDİRMEK, NETİCELENDİRMEK, DÖNENCELERARASI
ACELELEŞTİRMEK, NETİCELENDİRME, DERECELENDİRME, GECELEYEBİLMEK, İNCELENEBİLMEK, İNCELERTEKKESİ, İNCELETEBİLMEK, İNCELEYEBİLMEK
ACELELEŞTİRME, İNCELEMECİLİK, İNCELEYİCİLİK, GECELEYEBİLME, HECELETTİRMEK, İNCELENEBİLME, İNCELETEBİLME, İNCELETTİRMEK, İNCELEYEBİLME, İZLENCELERİNE, İZLENCELEYİCİ
NETİCELENMEK, NETİCELEŞMEK, DERECELENMEK, GÜNECELENMEK, HECELETTİRME, İNCELEBİLMEK, İNCELETTİRME, KELEPCELEMEK, YÜCELEBİLMEK
ACCELERANDO, DERECELEMEK, NETİCELENİŞ, NETİCELENME, NETİCELEŞME, ACELELEŞMEK, DERECELENİŞ, DERECELENME, GÜCELENBERİ, İNCELEBİLME, İŞLENCELEME, İZLENCELEME, YÜCELEBİLME
ACELECİLİK, BÖCELENMEK, CÜCELEŞMEK, İNCELEMECİ, İNCELENMEK, İNCELETMEK, MÜSTACELEN, ACELELEŞME, ALTCÜCELER, BENCELEYİN, BÜCELENMEK, CAHİLCELER, CİVCELEMEK, CÜKCELEĞEN, DERECELEME, HECELETMEK, İNCELEYİCİ, KÜRCELEMEK, NİCELEYİCİ, ÖNİNCELEME, ÖNNİCELEME, ÖRCELEŞMEK, YENCELEMEK, YİNCELEMEK, YÜCELENMEK, ZENCELEMEK, ZİNCELEMEK
ALELACELE, BÖCELENME, CÜCELEŞME, GECELEMEK, GECELEYİN, HECELEMEK, HECELETME, İNCELEMEK, İNCELENİŞ, İNCELENME, İNCELETİŞ, İNCELETME, NİCELEMEK, NİCELEYİŞ, ÖNCELEMEK, BÖCELEMEK, CİCELEMEK, CÖCELENME, EKLİCELER, EMİNCELER, GEBECELER, GECELERCE, İNCELEŞME, İNCELEYİŞ, MEMECELER, ONCELEYİN, ÖCELENMEK, ÖĞCELEMEK, ÖNCELEYİN, ÖRCELEMEK, Devamını Oku »»
CELEPLİK, GECELEME, GECELERİ, HECELEME, İNCELEME, NİCELEME, ÖNCELEME, ÖNCELERİ, ACELETEN, CELEPKÖY, CELEPLER, CELEPTAŞ, CELERMEK, PİRCELER
ACELECİ, CECELER, CELEBCİ, CELEBÇİ, CELEPCİ, CELEPÇİ, GERCELE, GİCELEN, HECELER, İĞCELER, İMCELER, İNCELEK, İNCELEM, İNCELER, NİCELER, YÜCELEN, YÜCELER
CELEBA, CELEBİ, CELENK, ECELEM, ECELER, GACELE, GECELE, GÜCELE, KACELE, KECELE, ÖCELEK
ACELE, CELEP, CELEB, CELEF, CELEK, CELEN, CELEV, ECELE
CELE
CELE
Karışık atılmış veya yığılmış ot, arpa, buğday sapı. Kuş yakalamak için at kılından veya iplikten yapılmış tuzak. At kılından veya iplikten yapılmış ilmik.
GECELEYEBİLMEK
Geceleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERECELENDİRMEK
Dereceleme işini yaptırmak.
DÖNENCELERARASI
Yeryuvarı üzerinde Oğlak ve Yengeç dönenceleri (23° 27' K ve 23° 27' G) arasında kalan, genellikle sıcak iklimlerin egemen olduğu kuşağın yayılma alanı, bkz, dönence, Oğlak dönencesi, Yengeç dönencesi.
DERECELENDİRİLME
Derecelendirilmek işi.
ACELELEŞTİRMEK
Çabuklaştırmak.
NETİCELENDİRMEK
Sonuçlandırmak.
İNCELETEBİLMEK
İnceletme imkânı veya olasılığı bulunmak.
MİKROİZLENCELEME
Bir bilgisayarı, mikroizlenceler geliştirerek bellenim olanaklarıyla donatma.
NETİCELENDİRME
Sonuçlandırma.
NETİCELENDİRİLMEK
Sonuçlandırılmak.
NETİCELENDİRİLME
Sonuçlandırılma.
DERECELENDİRME
Derecelendirmek işi. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması.
İNCELENEBİLMEK
İncelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
DERECELENDİRİLMEK
Derecelendirme işi yapılmak.
İNCELERTEKKESİ
Denizli şehrinde, Bozkurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde CELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ANATOMİ
İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.
ALAMİNÜT
Acele, çabuk.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
AKTİNOLOJİ
Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.
ACUL
Aceleci. Hızlı, çabuk.
ARAŞTIRMACI
Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.
ATIŞTIRMAK
Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.
ACELECİLİK
Aceleci olma durumu, ivecenlik.
AYAKÜSTÜ
Oturmadan, ayakta durarak. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.
AERODİNAMİK
Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.
AÇINSAMAK
Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.
ANAHTAR
Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
AŞIRMAK
Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
AHLAKÇI
Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.
ANTROPOLOJİ
İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.
ANJİYOLOJİ
Kan ve lenf damarlarını inceleyen bilim dalı.
ANLAMAK
Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.
AVARIZ
Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.