İçinde CELE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "cele" olan, toplam 160 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cele bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu cele ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cele olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

DERECELENDİRİLMEK, NETİCELENDİRİLMEK

16 harfli kelimeler

DERECELENDİRİLME, MİKROİZLENCELEME, NETİCELENDİRİLME

15 harfli kelimeler

DERECELENDİRMEK, NETİCELENDİRMEK, DÖNENCELERARASI

14 harfli kelimeler

ACELELEŞTİRMEK, NETİCELENDİRME, DERECELENDİRME, GECELEYEBİLMEK, İNCELENEBİLMEK, İNCELERTEKKESİ, İNCELETEBİLMEK, İNCELEYEBİLMEK

13 harfli kelimeler

ACELELEŞTİRME, İNCELEMECİLİK, İNCELEYİCİLİK, GECELEYEBİLME, HECELETTİRMEK, İNCELENEBİLME, İNCELETEBİLME, İNCELETTİRMEK, İNCELEYEBİLME, İZLENCELERİNE, İZLENCELEYİCİ

12 harfli kelimeler

NETİCELENMEK, NETİCELEŞMEK, DERECELENMEK, GÜNECELENMEK, HECELETTİRME, İNCELEBİLMEK, İNCELETTİRME, KELEPCELEMEK, YÜCELEBİLMEK

11 harfli kelimeler

ACCELERANDO, DERECELEMEK, NETİCELENİŞ, NETİCELENME, NETİCELEŞME, ACELELEŞMEK, DERECELENİŞ, DERECELENME, GÜCELENBERİ, İNCELEBİLME, İŞLENCELEME, İZLENCELEME, YÜCELEBİLME

10 harfli kelimeler

ACELECİLİK, BÖCELENMEK, CÜCELEŞMEK, İNCELEMECİ, İNCELENMEK, İNCELETMEK, MÜSTACELEN, ACELELEŞME, ALTCÜCELER, BENCELEYİN, BÜCELENMEK, CAHİLCELER, CİVCELEMEK, CÜKCELEĞEN, DERECELEME, HECELETMEK, İNCELEYİCİ, KÜRCELEMEK, NİCELEYİCİ, ÖNİNCELEME, ÖNNİCELEME, ÖRCELEŞMEK, YENCELEMEK, YİNCELEMEK, YÜCELENMEK, ZENCELEMEK, ZİNCELEMEK

9 harfli kelimeler

ALELACELE, BÖCELENME, CÜCELEŞME, GECELEMEK, GECELEYİN, HECELEMEK, HECELETME, İNCELEMEK, İNCELENİŞ, İNCELENME, İNCELETİŞ, İNCELETME, NİCELEMEK, NİCELEYİŞ, ÖNCELEMEK, BÖCELEMEK, CİCELEMEK, CÖCELENME, EKLİCELER, EMİNCELER, GEBECELER, GECELERCE, İNCELEŞME, İNCELEYİŞ, MEMECELER, ONCELEYİN, ÖCELENMEK, ÖĞCELEMEK, ÖNCELEYİN, ÖRCELEMEK, Devamını Oku »»

8 harfli kelimeler

CELEPLİK, GECELEME, GECELERİ, HECELEME, İNCELEME, NİCELEME, ÖNCELEME, ÖNCELERİ, ACELETEN, CELEPKÖY, CELEPLER, CELEPTAŞ, CELERMEK, PİRCELER

7 harfli kelimeler

ACELECİ, CECELER, CELEBCİ, CELEBÇİ, CELEPCİ, CELEPÇİ, GERCELE, GİCELEN, HECELER, İĞCELER, İMCELER, İNCELEK, İNCELEM, İNCELER, NİCELER, YÜCELEN, YÜCELER

6 harfli kelimeler

CELEBA, CELEBİ, CELENK, ECELEM, ECELER, GACELE, GECELE, GÜCELE, KACELE, KECELE, ÖCELEK

5 harfli kelimeler

ACELE, CELEP, CELEB, CELEF, CELEK, CELEN, CELEV, ECELE

4 harfli kelimeler

CELE

Bazı kelimelerin anlamları

CELE

Karışık atılmış veya yığılmış ot, arpa, buğday sapı. Kuş yakalamak için at kılından veya iplikten yapılmış tuzak. At kılından veya iplikten yapılmış ilmik.

GECELEYEBİLMEK

Geceleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DERECELENDİRMEK

Dereceleme işini yaptırmak.

DÖNENCELERARASI

Yeryuvarı üzerinde Oğlak ve Yengeç dönenceleri (23° 27' K ve 23° 27' G) arasında kalan, genellikle sıcak iklimlerin egemen olduğu kuşağın yayılma alanı, bkz, dönence, Oğlak dönencesi, Yengeç dönencesi.

DERECELENDİRİLME

Derecelendirilmek işi.

ACELELEŞTİRMEK

Çabuklaştırmak.

NETİCELENDİRMEK

Sonuçlandırmak.

İNCELETEBİLMEK

İnceletme imkânı veya olasılığı bulunmak.

MİKROİZLENCELEME

Bir bilgisayarı, mikroizlenceler geliştirerek bellenim olanaklarıyla donatma.

NETİCELENDİRME

Sonuçlandırma.

NETİCELENDİRİLMEK

Sonuçlandırılmak.

NETİCELENDİRİLME

Sonuçlandırılma.

DERECELENDİRME

Derecelendirmek işi. Şirketlerin, taşınır değerlerinin ticari riskine, ülkelerin de siyasi risklerine göre güvenilirliğinin derecelendirme kuruluşları tarafından belirlenip sıralanması.

İNCELENEBİLMEK

İncelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

DERECELENDİRİLMEK

Derecelendirme işi yapılmak.

İNCELERTEKKESİ

Denizli şehrinde, Bozkurt ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında CELE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CELE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANATOMİ

İnsan, hayvan ve bitkilerin yapısını ve organlarının birbiriyle olan ilgilerini inceleyen bilim, teşrih. Beden yapısı, gövde yapısı. Bir şeyin oluşumunda göze çarpan özel yapı.

ALAMİNÜT

Acele, çabuk.

ALİTERASYON

Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.

AKTİNOLOJİ

Güneş ışınlarının hem insan hem de bütün canlılar üzerinde etkisini inceleyen bilim dalı.

ACUL

Aceleci. Hızlı, çabuk.

ARAŞTIRMACI

Araştırma yapan, inceleyen kimse, araştırıcı, araştırman, mütetebbi.

ATIŞTIRMAK

Acele olarak yemek ya da içmek. Yağmur veya kar serpiştirmek.

ACELECİLİK

Aceleci olma durumu, ivecenlik.

AYAKÜSTÜ

Oturmadan, ayakta durarak. Kısa sürede, acele olarak, ayaküzeri.

AERODİNAMİK

Hareket hâlinde olan bir cisim üzerinde havanın yarattığı etkiyi inceleyen bilim. Gazların hareketini inceleyen bilim dalı. Bu bilim alanlarıyla ilgili olan.

AÇINSAMAK

Bir yerin özelliklerini ortaya çıkarmak için araştırma ve inceleme yapmak, istikşaf etmek.

ANAHTAR

Kilidi açıp kapamak için kullanılan araç, açar, açkı, miftah, dil. Kurgu. Şifre yazmak ve çözmek için kararlaştırılmış olan yol. Konserve kutularının kapağını keserek açmaya yarayan alet, açacak. Herhangi bir olayda belirleyici olan. İstenilen yere veya aygıta, isteğe göre elektrik akımının geçmesini sağlamak için kullanılan düzen, çevirici, çevirgeç, şalter, komütatör. Somunları veya vidaları çevirerek sıkıştırıp gevşetmek için kullanılan çelik saplı araç. Notaların müzik merdivenindeki yükseklik derecelerini göstermek ve buna göre okunmasını sağlamak için portenin başına konulan işaret. Vesile, araç, vasıta.

AD

Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.

AŞIRMAK

Yüksek veya geçilmesi güç bir yerin üstünden diğer yanına geçirmek. Çalmak, çalıp götürmek, araklamak. Başkasının eserinden parçalar alıp kendisininmiş gibi göstermek. Tehlike içinde bulunan bir şeyi acele kaçırmak.

BAKMAK

Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.

AHLAKÇI

Ahlak konularını inceleyen filozof veya bu konularla uğraşan kimse. Her şeyi ahlak açısından değerlendiren, törelci, aktöreci, moralist.

ANTROPOLOJİ

İnsanın kökenini, biyolojik özelliklerini, toplumsal ve kültürel yönlerini inceleyen bilim, insan bilimi.

ANJİYOLOJİ

Kan ve lenf damarlarını inceleyen bilim dalı.

ANLAMAK

Bir şeyin ne demek olduğunu, neye işaret ettiğini kavramak. Sorup öğrenmek. Yarar sağlamak. Birinin duygularını, istek ve düşüncelerini sezebilmek. Yeni bilgileri eskileriyle bir araya getirerek sonuç niteliğinde başka bir bilgi edinmek. Bir şey hakkında bilgisi bulunmak. Doğru ve yerinde bulmak.

AVARIZ

Kazalar, belalar. Engebe. Osmanlılarda önceleri yalnız olağanüstü durumlarda, sonraları ise sürekli olarak halktan toplanan vergi.