Kelimeler arşivinde; içinde "cef" olan, toplam 23 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cef bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu cef ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cef olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ZENCEFİLGİLLER
CEFFELKALEM
MÜCEFLEMEK
CEFERLİYH
NECEFALİ, İNCEFARA, ZENCEFİL, CERCEFLİ, CEFERLİK, CEFERLİH
CEFAKAR, CEFAKEŞ
CEFCEF, CEFALI, KECEFE, ZENCEF, ZİNCEF
CEFEK, ANCEF
CEFT, ECEF, CEFA
CEF
CEF
Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç.
CEFAKEŞ
Cefa çeken, sıkıntıya katlanan.
ZENCEFİL
Zencefilgillerden, Hindistan ve Malezya'da yetişen, yaklaşık 100 santimetre yüksekliğinde, kamış görünüşünde otsu bir bitki (Zingiber officinale). Bu bitkiden elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz.
NECEFALİ
Iğdır ili, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
ZENCEFİLGİLLER
Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.
İNCEFARA
İsabet ki, iyi ki: Toyda atı düzende gelin yıhıldı incefara bir şey olmadı.
CEFALI
Sıkıntı, eziyet çekilen. Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan.
CEFERLİH
Tavana yakın olarak yapılan eşya koyma yeri.
CERCEFLİ
Karışık iş.
CEFAKAR
Eziyet eden. Eziyet çeken, cefakeş.
KECEFE
Dokumacılıkta ipliği sarmakta kullanılan çıkrık. İplik sarmakta kullanılan ağaçtan yapılmış bir çeşit çıkarsık.
CEFFELKALEM
Düşünüp taşınmadan, bir çırpıda.
CEFERLİYH
Avlularda üzerine eşya koymaya veya odun yığmaya mahsus tavana yakın geniş rag. Bazan bir iş yerinde çırakların yatması için de bu tür bir yerin yapılmış olduğu görülür.
CEFERLİK
Üzerine kullanılmayan eşyaların konduğu yüksekçe yer. Ahırlarda saman, ot ve benzerleri konan kafesli tahta bölme.
CEFCEF
Gösteriş, tantana.
MÜCEFLEMEK
Ölecek duruma gelmek.
Bu bölümde tanımı içerisinde CEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SIKINTI
İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.
EZGİN
Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).
GÖBEDEK
Yeni doğan kuzu için çobanın kuzu sahibinden aldığı bahşiş. Ortası boydan boya delik, üzerine iplik sarılan ağaç makara: Göbedeğin deliği kecefeyi tutmaz oldu. Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.
HEL
Gelin süsü, gelin teli. Yaldız. Kartal. Harman sıyırgası. Zencefilgillerden, sıcak iklimli yerlerde yetişen ıtırlı bir bitki, kakule.
LACTOCOCCUS
Lancefield'in serolojik sınıflandırmasında N Grup olarak bilinen laktik Streptokokkus'ların sınıflandırmadaki yeni adı.
ÇİRK
Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).
ZERDEÇAL
Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa).
ALAT
Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.
CEVİR
Eziyet, cefa, üzgü.
CİRK
Tavan bulgurlanmasında kullanılan çamur. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri.
HAVLICAN
Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan güzel kokulu bir bitki (Galanga officinalis).
KUARS
En yaygın kayaç yapıcı mineral. (SiO2; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, yabancı karışımlar yüzünden çeşitli renklerde; çizgi renksiz; sertlik 7 özgül ağırlık 2.65; hekzagonal. İyi kristallenmiş ve saydam renksiz olanları Necef taşı (Bergkristal), duman rengi olanları dumanlı kuars, açık sarı renklileri sitrin, mor renklileri mortaş (Ametist), altın gibi parlak olanı avanturin (hacer-ül berk), pembe renkli olanları da pembe kuars (rosenkuarz) adiyle ziynet taşı olarak kullanılırlar. Kuarsın mikrokristalin çökeltileri kalsedon (akiki belgami)dur. Renklerine göre şöylece adlandırılır: krizopras (kiraz boncuğu); elma yeşili rengindedir. heliotrop: (kantaşı): Kırmızısı beneklidir. karneoh (katmerli Süieymani): Yeşilimsi ya da kan kırmızı rengindedir. sarder: Portakal renginde, saydamdır. safirin: Mavi renklidir. mekketaşı (akiki Yemani): Bileşiminde Mn ve Fe bulunur; koyu renkleri akik ve jasptır. genellikle silisyum tuzlarının değişmesi sonucu oluşmuş ve çeşitli miktarlarda su kapsayan silis jeli çökeltileri ise opal dir. Renk ve yapısına göre, çok renkli ve süs taşı olarak kullanılan soy opal (ayn-üş şems), süt rengindeki süt opal, apak ve saydam olanı hiya-lit (opal-i zucâci), kırmızı renkteki ateş opali (opal-i nâri) adlarını alırlar.).
ÜZGÜ
Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen sıkıntı, eziyet, eza, cefa.
KAKULE
Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.
SARIKÖK
Zencefilgillerden bir çeşit bitki, zerdeçal.
ZULÜM
Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa.
BAHARAT
Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).
CİYFE
Yüzsüz, arsız. İrin, pislik. Kötü söz. Cefa, eziyet.
KEFLEME
Kazan. Bal, karabiber, zencefil karışımıyla yapılan bir çeşit ilâç : Sancılanıyorum biraz kefleme yap.