CEF ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "cef" olan, toplam 12 adet kelime bulunmaktadır. cef ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu cef ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde cef olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

CEF

Mercimek büyüklüğünde meyve veren yabani bir cins ağaç.

CEFAKAR

Eziyet eden. Eziyet çeken, cefakeş.

CEFFELKALEM

Düşünüp taşınmadan, bir çırpıda.

CEFA

Zulüm.

CEFCEF

Gösteriş, tantana.

CEFERLİK

Üzerine kullanılmayan eşyaların konduğu yüksekçe yer. Ahırlarda saman, ot ve benzerleri konan kafesli tahta bölme.

CEFAKEŞ

Cefa çeken, sıkıntıya katlanan.

CEFERLİH

Tavana yakın olarak yapılan eşya koyma yeri.

CEFERLİYH

Avlularda üzerine eşya koymaya veya odun yığmaya mahsus tavana yakın geniş rag. Bazan bir iş yerinde çırakların yatması için de bu tür bir yerin yapılmış olduğu görülür.

CEFEK

Baca kapağı.

CEFT

Çam ve palamut ağacının meyvesinin kabuğu.

CEFALI

Sıkıntı, eziyet çekilen. Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan.

  -   -   -  

Anlamında CEF bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CEF geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ZENCEFİL

Zencefilgillerden, Hindistan ve Malezya'da yetişen, yaklaşık 100 santimetre yüksekliğinde, kamış görünüşünde otsu bir bitki (Zingiber officinale). Bu bitkiden elde edilen ve baharat olarak kullanılan toz.

ZERDEÇAL

Zencefilgillerden, kök saplarından safranı andıran boyalı bir madde çıkarılan, yaprakları sivri uçlu, çiçekleri sarı renkte, çok yıllık bir bitki, Hint safranı (Curcuma longa).

ÜZGÜ

Yersiz ve gereksiz olarak çektirilen sıkıntı, eziyet, eza, cefa.

ALAT

Acele, ivedi, çabuk. İpek böceklerinin koza yapmalarından bir hafta, on gün önce, çok yaprak yeme devresi. Bez dokuma tezgâhı. Sarıya veya kırmızıya boyanmış yün iplik. Elbise. Azgın, tehlikeli köpek. Bir çeşit çam ağacı. Karanfil, zencefil, tarçın gibi baharların karışımı. Düğünlerde pilâvın üzerine konulan söğüş et. Bulaşık. Uykudan uyanan ipek böceğinin yaprağa saldırması, evecen yemesi. Acele, çabuk. Bir tür çam ağacı.

BAHARAT

Yiyecek ve içeceklere hoş koku ve tat vermek için kullanılan tarçın, karanfil, zencefil, karabiber vb. maddeler, bahar (II).

SIKINTI

İşsizlik, tekdüzelik, bezginlik vb. sebeplerden doğan ruhsal yorgunluk, cefa, eziyet. Bir bozukluğun, karışıklığın sebep olduğu etkili ve sürekli yorgunluk, mihnet. Bulunmama durumu. Yokluk ve parasızlığın yol açtığı geçim darlığı. Sorun, mesele, sendrom, problem.

GÖBEDEK

Yeni doğan kuzu için çobanın kuzu sahibinden aldığı bahşiş. Ortası boydan boya delik, üzerine iplik sarılan ağaç makara: Göbedeğin deliği kecefeyi tutmaz oldu. Lohusa ziyaretine gidildiğinde ikram edilen yiyecekler.

HEL

Gelin süsü, gelin teli. Yaldız. Kartal. Harman sıyırgası. Zencefilgillerden, sıcak iklimli yerlerde yetişen ıtırlı bir bitki, kakule.

İNCEFARA

İsabet ki, iyi ki: Toyda atı düzende gelin yıhıldı incefara bir şey olmadı.

CİYFE

Yüzsüz, arsız. İrin, pislik. Kötü söz. Cefa, eziyet.

EZGİN

Paraca durumu bozuk olan (kimse). Üzüntü veren. Çürük, ezik (meyve). Çok cefa görmüş (kimse).

HAVLICAN

Zencefilgillerden, aynı adla anılan kök sapları baharat olarak kullanılan güzel kokulu bir bitki (Galanga officinalis).

KEFLEME

Kazan. Bal, karabiber, zencefil karışımıyla yapılan bir çeşit ilâç : Sancılanıyorum biraz kefleme yap.

CİRK

Tavan bulgurlanmasında kullanılan çamur. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri.

KAKULE

Zencefilgillerden, sıcak iklimlerde yetişen güzel kokulu bir bitki (Elettaria cardamomum). Bu bitkinin bahar olarak kullanılan tohumu.

CEVİR

Eziyet, cefa, üzgü.

KUARS

En yaygın kayaç yapıcı mineral. (SiO2; metalimsi olmayan parıltı, renksiz, yabancı karışımlar yüzünden çeşitli renklerde; çizgi renksiz; sertlik 7 özgül ağırlık 2.65; hekzagonal. İyi kristallenmiş ve saydam renksiz olanları Necef taşı (Bergkristal), duman rengi olanları dumanlı kuars, açık sarı renklileri sitrin, mor renklileri mortaş (Ametist), altın gibi parlak olanı avanturin (hacer-ül berk), pembe renkli olanları da pembe kuars (rosenkuarz) adiyle ziynet taşı olarak kullanılırlar. Kuarsın mikrokristalin çökeltileri kalsedon (akiki belgami)dur. Renklerine göre şöylece adlandırılır: krizopras (kiraz boncuğu); elma yeşili rengindedir. heliotrop: (kantaşı): Kırmızısı beneklidir. karneoh (katmerli Süieymani): Yeşilimsi ya da kan kırmızı rengindedir. sarder: Portakal renginde, saydamdır. safirin: Mavi renklidir. mekketaşı (akiki Yemani): Bileşiminde Mn ve Fe bulunur; koyu renkleri akik ve jasptır. genellikle silisyum tuzlarının değişmesi sonucu oluşmuş ve çeşitli miktarlarda su kapsayan silis jeli çökeltileri ise opal dir. Renk ve yapısına göre, çok renkli ve süs taşı olarak kullanılan soy opal (ayn-üş şems), süt rengindeki süt opal, apak ve saydam olanı hiya-lit (opal-i zucâci), kırmızı renkteki ateş opali (opal-i nâri) adlarını alırlar.).

ZENCEFİLGİLLER

Bir çeneklilerden, zencefil, kakule, zerdeçal gibi güzel kokulu bitkileri içine alan bir familya.

ÇİRK

Kilim yerine kullanılan keçe. Gübre: Yarın tarlaya çirk çekeceğim. Sıkıntı, cefa. Tütün zifiri. Bitkilerin leke yapıcı suyu: Ceviz çirki hiç çıkmaz. Üzüm posası. Cevizin dışındaki meyva olgunlaşınca düşen yeşil kabuğu. Küçük toz parçaları. Pis su. Saman karıştırılmış sulu çamur. Sigara izmariti. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Killi ve sabunlu çamaşır suyu. (İnönü Eskişehir).

ZULÜM

Güçlü bir kimsenin yasaya veya vicdana aykırı olarak başkasını uğrattığı kötü durum, kıygı, eziyet, cefa.