İçinde CAĞ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "cağ" olan, toplam 108 tane kelime bulunuyor. İçerisinde cağ bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu cağ ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında cağ olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

15 harfli kelimeler

BALTACIKUYUCAĞI

14 harfli kelimeler

AŞAĞIKÖYBUCAĞI, HALİFEKUYUCAĞI, HAMİTBEYBUCAĞI, YILANSALINCAĞI

13 harfli kelimeler

DEĞİRMENOCAĞI, NALCIKUYUCAĞI, YAVUÇKUYUCAĞI

12 harfli kelimeler

BAŞTAPINCAĞI, BAYKUŞBACAĞI, SAĞLICAĞINAN

11 harfli kelimeler

HAYVANCAĞIZ, CAĞILDAŞMAK, CAĞIŞTATMAK, CAĞIZLANMAK, KİRAZBUCAĞI, KOYUNBACAĞI, SAYRUCAĞRAK

10 harfli kelimeler

YAVRUCAĞIZ, CAĞILDAMAK, CAĞIŞTAMAK, DANABACAĞI, DEREBUCAĞI, FİDANOCAĞI, KADINCAĞIZ, KEMEROCAĞI, KİREÇOCAĞI, KÖSEBUCAĞI, SAÇISICAĞI

9 harfli kelimeler

ADAMCAĞIZ, AYIBACAĞI, ANILCAĞAZ, BABAOCAĞI, HASTACAĞI, KÖŞBUCAĞI, KÖYBUCAĞI, ODALACAĞI, SAYRUCAĞI, SIYRINCAĞ, SUAKACAĞI, ŞUNCAĞAZA

8 harfli kelimeler

BUNCAĞIZ, CANCAĞIZ, KIZCAĞIZ, BAĞCAĞIZ, CAĞATAYI, CAĞILDAK, CAĞILLIK, CAĞLAMAK, CAĞNAMAK, CAĞŞAMAH, CAĞŞAMAK, CAĞTORBA, CAKCAĞAN, HACCAĞIZ, HANCAĞIZ, İNCAĞLEM, KAPCAĞIZ, KIRCAĞIZ, KOÇCAĞIZ, KOZCAĞIZ, KUŞCAĞIZ, SAYACAĞA, ŞUNCAĞIZ, TASACAĞI, TAŞOCAĞI

7 harfli kelimeler

ACAĞACI, AGCAĞIZ, AKCAĞAŞ, AYAĞCAĞ, AYAKCAĞ, CAĞANAK, CAĞILDI, CAĞILTI, CAĞIŞDI, CAĞLAMA, CAĞYİRİ, İŞMECAĞ, KARACAĞ, KOCAĞIZ, KÖROCAĞ, OCAĞKÖR, ONCAĞIZ, SARICAĞ, SAVACAĞ

6 harfli kelimeler

CAĞLIK, ACAĞAÇ, CAĞANA, CAĞART, CAĞCIN, CAĞÇİK, CAĞLAK, CAĞLIH, CAĞNAK, CAĞŞAK, CAĞŞIR, İNCAĞI

5 harfli kelimeler

ARCAĞ, CAĞAZ, CAĞCA, CAĞIL, CAĞLA, CAĞNA

4 harfli kelimeler

CAĞA, CAĞE, CAĞU, OCAĞ

3 harfli kelimeler

CAĞ

Bazı kelimelerin anlamları

CAĞ

Parmaklık, korkuluk. Hamam, duş, banyo vb. yerlerde atık suyun akmasını sağlayan delik. Lavabo, banyo. Büyük bez veya deri torba, cav.

HAMİTBEYBUCAĞI

Adana şehrinde, Ceyhan ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

CAĞILDAŞMAK

Kavga etmek.

NALCIKUYUCAĞI

Kastamonu kenti, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HALİFEKUYUCAĞI

Kastamonu kenti, merkez ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge.

HAYVANCAĞIZ

Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan, hayvancık.

BALTACIKUYUCAĞI

Kastamonu şehrinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

CAĞIŞTATMAK

Zincir, çakıltaşı gibi şeyleri birbirine sürterek veya sallayarak ses çıkartmak.

BAYKUŞBACAĞI

Hafif bulutlu hava, yağmur yağması muhtemel hava: Bugün hava baykuşbacağı.

BAŞTAPINCAĞI

Daima başa kakılan, üzüntü veren, yüzkarası olan şey: Bu çocuk benim uyduragetirmem ololduğu için adam hiç istemiyor, benim baştapınacağım bu artık.

YILANSALINCAĞI

Gökkuşağı.

YAVUÇKUYUCAĞI

Kastamonu şehrinde, Taşköprü belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

AŞAĞIKÖYBUCAĞI

Samsun şehrinde, Terme ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

CAĞIZLANMAK

Oyunda mızıkçılık etmek.

SAĞLICAĞINAN

Sağlıkla, uğurlar ola.

DEĞİRMENOCAĞI

Osmaniye ili, Tecirli bucağına bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında CAĞ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde CAĞ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ASESBAŞI

Yeniçeri Ocağındaki askerî görevinin yanı sıra, başkentin düzenini korumakla da yükümlü olan yirmi sekizinci ortanın çorbacıbaşısı.

APIŞMAK

Hayvan yorgunluktan bacaklarını birbirinden ayırarak çöküvermek. Ne yapacağını kestirememek, şaşırmak. Oturmak, bacakları ayırarak çömelmek.

BACA

Dumanı ocaktan çekip havaya vermeye yarayan yol. Çatı penceresi. Su yolu, lağım, maden ocağı vb. yer altı yapılarının hava deliği.

BAĞ

Bir şeyi başka bir şeye veya birçok şeyi topluca birbirine tutturmak için kullanılan ip, sicim, şerit, tel vb. düğümlenebilir nesne. Meyve bahçesi. Üzüm kütüklerinin dikili bulunduğu toprak parçası. Bir halat üzerine atılan sağlam, düzgün ve istendiğinde kolayca çözülebilen her türlü düğüm. Kemikleri birbirine bağlamaya, iç organları yerinde tutmaya yarayan lif demeti. Nota yazarken yan yana gelen aynı veya farklı değerdeki notaların birbirine bağlanarak çalınacağını belirtmek için yapılmış olan yay biçimindeki işaret. İlgi, ilişki, rabıta. Bağlam, deste, demet. Sargı.

AFAL

Şaşkın, dağınık, ne yapacağını bilmez.

ALACAKLI

Birinden alacağı olan (kimse), borçlu ve verecekli karşıtı.

BACAKLI

Bacağı olan. Felemenk altını. Bacakları uzun olan, uzun boylu.

AHİ

Cömert. Kardeş. Ahilik ocağından olan kimse.

BABAEVİ

Baba ocağı.

ASES

Osmanlı Devleti'nde Yeniçeri Ocağının kaldırılmasından önceki güvenlik görevlisi. Gece bekçisi.

BACAKSIZ

Bacağı olmayan. Bacakları kısa olan, kısa boylu, bodur. Yaramaz. Yaşından büyük işlere kalkışan çocuklara söylenen bir söz.

ANAYASA

Bir devletin yönetim biçimini belirten, yasama, yürütme, yargılama güçlerinin nasıl kullanılacağını gösteren, yurttaşların kamu haklarını bildiren temel yasa, kanunuesasi. Temel, esas.

ACIMAK

Tadı acı duruma gelmek, acılaşmak. Başkasının uğradığı veya uğrayacağı kötü bir duruma üzülmek. Merhamet etmek. Acılı, ağrılı olmak.

ALEMDAR

Bayrağı veya sancağı taşıyan kimse. Önder.

AHİRET

Dinî inanışa göre, insanın öldükten sonra dirilip sonsuza dek kalacağı ve Tanrı'ya hesap vereceği yer, öbür dünya, öteki dünya.

AŞILAMAK

Vücutta bağışıklık yaratmak veya yerleşmiş bir hastalığa karşı koyabilmek için hazırlanmış bir aşıyı vücuda vermek, aşı yapmak. Birtakım düşünce veya duyguları başkasına benimsetmek, telkin etmek, etkilemek. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katmak. Elde edilmesi istenilen herhangi bir ağacın bir parçasını anaç üzerine kaynaştırarak üretmek. Başkasına hastalık geçirmek.

ANA

Anne. Temel, asıl, esas. Alacağın veya borcun, faizin dışında olan bölümü. Yaşlı kadınlara saygılı bir seslenme sözü. Yavrusu olan dişi hayvan. Çizgilerden herhangi birini anlatan kelimeye sıfat olarak geldiğinde o çizginin, belirli bir kural altında hareket ederek bir yüzey oluşturmaya yaradığını anlatan bir söz. Velinimet. Dinî bakımdan aziz tanınan bazı kadınlara verilen saygı unvanı.

ARİYA

Sancağı, yelkeni veya sereni direkten aşağı alma.

BACABAŞI

Ocağın üstündeki raf.

AŞILAMA

Aşılamak işi, telkih. Yeni aşılanmış ağaç. Aşılanmış (ağaç). Bu yolla elde edilmiş. Soğuğa sıcak, sıcağa soğuk su katma. Bitkilerin aşı yoluyla üretilmesi, ilkah.