Kelimeler arşivinde; içinde "bız" olan, toplam 110 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
CIMBIZCILIK, CIMBIZLAMAK, ABIZAMZALAK, BIZAĞILAMAK, BIZDIKLAMAK, BIZIKLANMAK, BIZIKTIRMAK, DALBIZLAMAG, DALBIZLAMAK, DARBIZLAMAK
CIMBIZLAMA, ABIZARTLAK, BIZAĞLAMAK, BIZAVBURNU, BIZIKLAMAK, BIZILANMAH, BIZIRDAMAK, DALBIZIMAK, DIBIZLAMAK, GABIZLAMAK, KABIZIKMAK
ABIZAMBAK, ABIZAMZAH, ABIZAMZAK, ALADARBIZ, BIZALAMAK, BIZBILDIK, BIZGIRMAK, BIZILAMAK, BIZILIMAK, BIZILIMEK, DIBIZIMAK, DILDIZBIZ, DIRABIZAN, DIRABIZIN, TIRABIZAN
CIMBIZCI, KABIZLIK, MUNKABIZ, BIZADİŞİ, BIZAĞILI, BIZALACI, BIZBILİK, BIZBİLİK, BIZDİLİK, BIZGIMAK, BIZGINCI, BIZIHMAK, BIZIKMAK, BIZILACI, BIZILMAK, BIZLAMAK, DILDIBIZ, DIRBIZAN, LABBIZIK, TIRBIZAN, YANKABIZ
BIZALAN, BIZALIK, BIZIKÇI, BIZIRIK, BIZLACI, CINIBIZ, DIRABIZ, GIRBIZI, ILIMBIZ, SIBIZGI
BIZBIZ, BIZDIK, CIMBIZ, CIZBIZ, BIZAĞA, BIZAĞI, BIZDIN, BIZDİK, BIZDON, BIZEME, BIZIGİ, BIZIKİ, BIZMAK, BIZZIK, DARBIZ, DIRBIZ, DOMBIZ, GIRBIZ, KILBIZ, KIRBIZ, LIPBIZ, NARBIZ
BIZIR, KABIZ, NABIZ, BIZAB, BIZAĞ, BIZAP, BIZAV, BIZIK, BIZIM, BIZIN, BIZİK, CIBIZ, DIBIZ, HABIZ, ILBIZ, KIBIZ, YABIZ
BIZA, BIZİ, BIZO
BIZ
BIZ
Biz, birinci çokluk zamiri. Üçgen ya da kare kesitli, sivri uçlu, saplı el aracı .Küçük delikleri delmeye yarar.
BIZAVBURNU
Bahçelerde toprağı burnuyla oyan, akrep büyüklüğünde bir böcek.
DARBIZLAMAK
Tarlayı sulamak.
CIMBIZLAMA
Cımbızlamak işi.
DALBIZLAMAG
Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak.
BIZDIKLAMAK
Kaçmak. Parmak atmak.
DALBIZLAMAK
Hiç bir şeyi beğenmemek, ince eleyip sık dokumak. Çok çabalamak. Sarkıntılık, haylazlık etmek, her işe girip çıkmak. Oyalanmak. Koyulmak: işe dalbızladı.
ABIZARTLAK
Ahmak, budala, sersem, aptal.
BIZIKTIRMAK
Tadını kaçırmak, usandırmak.
BIZAĞILAMAK
Doğurur gibi, çok güçlük çekmek: Mehmet imtihanı verinceye kadar kaç defa bızağıladı.
BIZAĞLAMAK
Doğurmak (İnek hakkında).
BIZIKLAMAK
Zor karşısında şaşalamak. Parmak atmak. Oyun bozanlık etmek, mızımak, caymak, caydırmak.
ABIZAMZALAK
Ahmak, budala, sersem, aptal.
BIZIKLANMAK
Kendi kendine konuşmak, mırıldanmak, homurdanmak, söylenmek fısıldamak. Hayvanlar ürkmek, inatçılık yapmak.
CIMBIZLAMAK
Cımbızla yolmak. Dokumacılıkta kumaş yüzlerindeki düğüm, çöp vb. maddeleri cımbızla temizlemek. Kendi çıkarına uygun düşen noktaları asıl konu içinden özellikle ayırıp ön plana çıkarmak.
CIMBIZCILIK
Cımbızcının yaptığı iş.
Bu bölümde tanımı içerisinde BIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
PEKLİK
Pek olma durumu. Sağlamlık, dayanıklılık, direnç. Kabız.
PEKLEŞMEK
Sertleşmek, katılaşmak. Güçlenmek, sağlamlaşmak. Kabız olmak.
CİMBİŞ
Güldürücü kimse. Cımbız. Biraz, küçük parça.
CIMBIT
Cımbız. Yemek çatalı. Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar.
İNKIBAZ
Toplanma, büzülme. Kabız. Sıkıntı, keder.
BEKLİK
Ocağa atılan ve uzun müddet yanan ana kütük. Peklik, kabızlık. Nişanda söz kesiminden sonra yapılan merasim. Katılık, sertlik. Söz kesilen kıza takılan takı: Gelinlimize beklik dahdıh. Kuvvet, metanet, salâbet.
KLİTORİS
Bızır.
ALMA
Almak işi, ahiz, derç, ittihaz, kabız. Bir iş adamının veya profesyonel sporcunun para karşılığı başka bir işe veya kulübe geçmesi, transfer.
CINBIŞ
Cümbüş. Cımbız.
CIMBIZCI
Dokumacılıkta cımbızlama işini yapan kimse.
KABIZLIK
Kabız.
ÇİFT
Birbirini tamamlayan iki tekten oluşan (nesneler). Bir erkek ve bir dişiden oluşan iki eş. Toprağı sürmek için birlikte koşulan iki hayvan. Küçük maşa ya da cımbız.
BIZDIN
Omurga yöresindeki et: Et alırsan bızdından al. Kuyruk sokumu, anüs.
İSHAL
Olağandan daha çok, daha sık ve sulu dışkı çıkarma, sürgün, ötürük, iç sürme, cır cır, amel, linet, kabız karşıtı.
ÖLME
Ölmek durumu, fevt, kabız, uful.
DILAK
Bızır.
ATMAK
Bir cismi bir yöne doğru fırlatmak. Örtmek. Kurşun, gülle, ok vb. şeyleri hedefe fırlatmak. Bir yerden başka bir yere taşımak. Sıkıntı dolayısıyla giyilen bir şeyi çıkarmak. Söylemek. Bir kimsenin ilişiğini kesmek. Uzatmak. Yay ve tokmakla ditmek, kabartmak. Yapılmış kötü bir işi birine yüklemek. Yırtılmak. Bilmeden, kestirerek söylemek. Yalan ya da abartmalı söz söylemek. Yapışık olduğu yerden ayrılmak. Koymak. Bir şeyi yere doğru bırakmak. Geri bırakmak, ertelemek. Kovmak, dışarıya çıkarmak, ilgisini kesip uzaklaştırmak. Terk etmek. Değerini eksiltmek. Götürmek. Çıkarmak, dışarıya vermek. Top, tüfek vb. silahları patlatmak. İçki içmek. İstenilmeyen bir şeyi kendi malı olmaktan çıkarmak. Rastgele bir kenara koymak. Kalp, nabız vurmak, çarpmak. Kullanılması gelenek hâline gelmiş bir şeyi kullanmaktan vazgeçmek. Patlayıcı maddelerle havaya uçurup yıkmak. Yazılı veya banda alınmış bir metinden bazı bölümleri çıkarmak. Göndermek, yollamak. Çatlamak. Sille, tokat vurmak.
BIZDİLİK
Tepe: Ağacın bızdiliği.
KABIZ
Dışkılama sıklığının azalması veya zor ve ağrılı dışkılama, peklik, kabızlık, ishal karşıtı. Alma. Azrail tarafından ruh teslim alınma, ölme. Kavrama, el ile tutma.
ALADARBIZ
Yarı-ıslak, yarı kuru, az tavlı toprak: Bizim tarla daha aladarbız. Tava gelmemiş, kuru toprak.