Kelimeler arşivinde; içinde "buyruk" olan, toplam 8 tane kelime bulunuyor. İçerisinde buyruk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu buyruk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında buyruk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUYRUKÇULUK
BUYRUKALP, BUYRUKATA, BUYRUKBAY, BUYRUKHAN
BUYRUKÇU, ONBUYRUK
BUYRUK
BUYRUK
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.
BUYRUKALP
Buyruk veren yiğit.
BUYRUKÇULUK
Buyrukçu olma durumu.
BUYRUKHAN
Buyruk veren hükümdar.
BUYRUKATA
Buyruk veren ata.
ONBUYRUK
Tanrının, Musa Peygambere gönderdiği söylenen ve Yahudilerce uyulması gereken on buyruğa verilen ad.
BUYRUKÇU
Buyuran, emreden kimse.
BUYRUKBAY
Buyruk veren zengin.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUYRUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ÇAVUŞ
Bir işin veya işçilerin başında bulunan ve onları yöneten sorumlu kimse. Osmanlı ordusunda üst komutanların buyruklarını ast komutanlara ulaştıran görevli. Askerî okullarda sınıf başkanı. Osmanlı Devleti teşkilatında çeşitli hizmetler yapan görevli. Onbaşıdan sonra gelen ve görevi manga komutanlığı olan erbaş.
KABALA
Doğaüstü varlıklarla ilişki kurma sanatı. Bu öğretinin yandaşlarının tamamı. Götürü, toptan. Yahudilerde, yazılı olarak konulmuş olan Tanrı kanunlarının yanında, ağızdan ağıza geçen din buyruklarının, İbrani felsefesinin ve efsane yazılarının tamamı.
İTAATSİZ
Söz dinlemez, buyruk dinlemez, kendi başına buyruk olan (kimse).
APORT
Avın veya kendisine gösterilen şeyin üzerine atılıp getirmesi için köpeğe verilen buyruk sözü.
İBADET
Bir dinin buyruklarını yerine getirme.
HACI
Din buyruklarını yerine getirmek için hacca gitmiş Müslüman. Kudüs, Efes vb. kutsal bir yeri ziyaret etmiş olan Hristiyan.
BUYURU
Buyruk.
ESLEK
Başkasının buyruk ve dileklerini yerine getiren, söz tutan, yumuşak başlı, itaatli, muti.
KAİME
Buyruk, resmî kâğıt, ferman. Kâğıt para, kâğıt lira, kayme.
EMİR
Buyruk, komut, talimat, ferman. İstek. Orta Anadolu'da şarap yapımı için üretilen, orta kalın kabuklu, beyaz renkli, kısa ve karışık budanan bir tür üzüm.
ANAÇ
Şefkatli, anne gibi davranan. Yemiş verecek durumdaki ağaç. Yavru yetiştirecek duruma gelmiş olan hayvan. Kurnaz. Başına buyruk. İri, kart. Deneyimli, bilgili.
İCABET
Bir çağrıyı yerine getirme, bir çağrıya gitme. Bir buyruk veya isteğe uyma, kabul etme, razı olma.
BUYURGAN
Sık sık buyruk veren, buyruk verir gibi konuşan. Kesin hüküm bildiren.
FERMAN
Buyruk, emir. Osmanlı Devleti'nde padişahın verdiği, uyulması gerekli hükümleri taşıyan yazılı buyruk, yarlık.
AMEL
Yapılan iş, edim, fiil. İshal. Bir kimsenin dinin buyruklarını yerine getirmek için yaptıkları.
EMİRNAME
Yazılı buyruk.
FAİLİMUHTAR
Yaptıklarından sorumlu olacak durumda ve yaşta olan (kimse). Başına buyruk.
DİKTA
Hiçbir şart olmaksızın körü körüne uyulması gereken buyruk.
BUYRULTU
Sadrazam, vezir, beylerbeyi vb. yüksek devlet görevlileri tarafından yazılan buyruk.
İRADE
Bir şeyi yapıp yapmamaya karar verme gücü, istenç. Buyruk. İstenç. İstek, dilek.