Kelimeler arşivinde; içinde "buyuru" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde buyuru bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu buyuru ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında buyuru olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BUYURUCULUK
BUYURULMAK
BUYURULTU
BUYURUCU
BUYURUK
BUYURU
BUYURU
Buyruk.
BUYURUCULUK
Bir kişinin ya da küçük bir kümenin herhangi bir toplumsal sınıf yararına, devlet erkini kullanarak bütün toplumsal kurumları, toplum üyelerini tam ve gönlünce bir denetim altında bulundurduğu siyasal örgütleniş biçimi.
BUYURULTU
Belge. Davetiye.
BUYURULMAK
Emir almak, emredilmek.
BUYURUCU
amir. Emir.
BUYURUK
Buyruk, emir.
Bu bölümde tanımı içerisinde BUYURU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DEN
Ekmek ve yemek kırıntısı. Derece. Tane. Tahıl. Kabuğu dövülerek soyulmuş buğday, aşlık. Hububat tanesi, örgüde ilmik. Tane fasulye. Tane, tohum. Buyurun(yemek için): Den bakalım yemek yiyelim. Haydi.
ATMACACIBAŞI
Osmanlı sarayında atmaca yetiştiren ve onları av için eğiten atmacacıların buyurucusu.
HAMLACIBAŞI
Saray kayıklarında kürek çeken hamlacıların başı olup hükümdarın bindiği kayığın en önünde kürek çeken, aynı zamanda bostancı ocağının kayıkhane kısmının buyurucusu olan görevli.
BARUTÇUBAŞI
Barut yapımı ile uğraşan ve cebeci ocağına bağlı olan barutçuların buyurucusu.
ORDUCUBAŞI
Orducuların buyurucusu.
LEBBEYK
"Buyurun efendim, emredin" anlamlarında bir seslenme sözü.
BUYRUK
Belirli bir davranışta bulunmaya zorlayıcı söz, buyuru, emir, ferman. Egemenlik.
KOZBEKÇİBAŞI
Kozbekçilerin en yüksek buyurucusu.
KIZLARAĞASI
Osmanlı sarayındaki haremağalarının başı ve en yüksek buyurucusu.
FERMUDE
Emir, buyruk, ferman. Emrolunmuş, buyurulmuş.
KORUAĞASI
Saraya bağlı çayır ve korulara bakmakla yükümlü görevlilerin buyurucusu.
AMİR
Bir işte emir verme yetkisi bulunan kimse, mir. Buyuran, buyurucu. Satıcı veya ihracatçının gönderdiği malların bedelini almak üzere gerekli belgeleri göstererek bankaya başvuran kimse.
BİNİCİBAŞI
Osmanlılarda binicilikle ilgili etkinliklerin en büyük buyurucusu. Osmanlılarda süvari birlikleri komutanı.
KAPTANPAŞA
Osmanlı devletinde deniz kuvvetlerinin en büyük askeri ve yönetsel buyurucusu, bk. deniz kuvvetleri komutanı. Rize kenti, Kaptanpaşa bucağına bağlı bir yer.
BUYURDUM
Buyurultu, emirname.
ÇAVUŞBAŞI
Padişah divanı çavuşlarının buyurucusu. Gaziantep şehri, Doğanpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. İstanbul ili, Beykoz ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
ÇİZMECİBAŞI
Çizmecilerin buyurucusu.
KETHÜDAYERİ
Herhangi bir oruna vekillik eden kişi. Başkent dışındaki kapıkulu süvarisinin kendi bölgesindeki en yüksek buyurucusu olan subay.
DAVRANTI
Hazırlık: Düğün için davrantımız var. Ölülerin ruhu için verilen yemek: Yarın bizim davrantıya buyurun.
BUYRUMCU
Davet eden, karşılayan: Gapıya iki tane buyrumcu ister. Möhtü 'müftü' efendiye buyrumcu gitti mi?. Çağırıcı: Buyurumcu gönderdik.