Kelimeler arşivinde; içinde "boru" olan, toplam 26 tane kelime bulunuyor. İçerisinde boru bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu boru ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında boru olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KARBORUNDUM
ACEMBORUSU
BORUKTOLU, SİBSİBORU, BORUKKUYU, BORUCULUK
KARABORU, İTBORUĞU, GOCABORU, GELEBORU, EMERBORU
BORUCAK, BORUCUK, BORUÇUL, BORULAR, BORUSUZ, BORUZAN
BORULU, BORUCU, BORUZA
BORUK, BORUŞ, BORUM, BORUH, BORUÇ
BORU
BORU
Bir yerden başka bir yere sıvı, gaz vb. aktarmaya yarayan, içi boş, uçları açık, uzun ve dar silindir. Borazan.
İTBORUĞU
Bir çeşit ot.
BORUCAK
Bilecik şehri, Osmaneli belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BORUCULUK
Borucunun yaptığı iş.
BORUÇUL
Kendini bilmeyen.
BORUCUK
Bolu ilinde, Kıbrıscık belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SİBSİBORU
Taze söğüt kabuğundan yapılan düdük.
GELEBORU
Küpe konularak bir iki ay sonra yenilen kırmızı renkli nohut büyüklüğünde bir çeşit meyve.
BORUKKUYU
Konya ilinde, Altınekin belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
BORULAR
Sivas ilinde, İmranlı ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BORUKTOLU
Konya ili, Meram ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
GOCABORU
Ceviz ağacı kabuğundan yapılan düdük. (Mamatlar Eğridir Isparta).
EMERBORU
Bir kaptaki sıvıyı daha düşük düzeydeki bir başka kaba aktarmaya yarayan ters "U" biçimindeki boru.
KARABORU
İlkbaharda yapılan bir çeşit ağaç aşısı.
ACEMBORUSU
Canlı kırmızı renkli çiçek açan, uzun boylu bir tür süs bitkisi (Bignonia radicams).
KARBORUNDUM
Aşındırıcı madde olarak kullanılan silisyum karbürün ticaretteki adı.
Bu bölümde tanımı içerisinde BORU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BORULU
Borusu olan.
DEBİMETRE
Bir borudan akan gaz veya sıvının hacim ve kütle cinsinden debisini kontrol eden, düzenleyen ve ölçen araç.
BRONŞ
Soluk borusunun akciğerlere giden iki kolundan her biri ve bunların dalları.
DİRSEKLİK
Koltuk, kanepe vb.nde dirsekleri dayamaya elverişli bölüm. Ceket kolunun dirsek bölümünü korumak veya yamamak için kullanılan (kumaş vb.). Dirsek olarak kullanılmaya uygun olan (ağaç, boru vb.).
BAT
Kurşun boruların ağzını açmakta kullanılan, şimşirden yapılmış, ucu sivri bir takoz türü.
BİLEZİK
Genellikle altın, gümüş vb. elementlerden yapılmış olan ve bileğe süs için takılan halka. Mobilyaların ayak altlarına takılan kare, dikdörtgen, silindir, kesik koni vb. şekilli, pirinç veya nikel kaplı demirden yapılmış, iki ucu delik gereç. İki borunun ucunu birleştirmeye yarayan halkaya benzer parça. Motor pistonlarına, yağlama, soğutma, özellikle sızıntıyı önleme vb. amaçlarla yerleştirilmiş, genel olarak dökme demirden yapılmış, uçları açık ve esnek halka. Kelepçe.
DİLCİK
Buğdaygillerde, yaprak ayası ile yaprak kınının birbirinden ayrıldığı yerde bulunan sivri uçlu, küçük, saydam çıkıntı. Böceklerin ağzında küçük dilin önünde bulunan bölüm. Üflemeli çalgılarda, org borularında kamış, tahta veya metalden yassı parça.
DİRSEK
Kol ile ön kol arasındaki eklemin arka yanı. Bir direği veya başka bir şeyi sağlamlaştırmak için yanına eğik olarak yerleştirilen ağaç, makas. Giysi kolunda bu organa denk gelen bölüm. Boruların doğrultusunu değiştirmekte kullanılan bağlantı parçası.
ÇÖPLEME
Düğün çiçeğigillerden, kökleri iç sürdürücü olarak kullanılan, karaçöpleme, yeşilçöpleme ve sarıçöpleme gibi türleri olan bir bitki, marulcuk (Helleborus).
DEVEBOYNU
S veya U biçiminde boru.
BORAZAN
Üfleyerek çalınan, perdesiz çalgı, boru. Bu boruyu çalan kimse.
DARALTICI
Boruların çaplarını daraltmakta kullanılan bağlantı parçası.
BİGUDİ
Kadınların saçlarını kıvırmak için kullandıkları, metal, sünger veya plastikten, boru biçiminde küçük araç, sarmaç.
DAMAR
Canlı varlıklarda kanın veya besleyici sıvıların dolaştığı kanal. Mermerde, bazı taşlarda ve tahta kesitlerinde renk ayrılığı gösteren dalgalı çizgi. İçinde ongun besi suyunun dolaştığı odunsu dokudan boru. Başka türden katmanların arasında bulunan sıvı, maden veya mineral katmanı. Böceklerde kanat zarını dik tutmaya yarayan organ. Huy. Soy, yaradılış.
BOBİN
Makara. Tampon silindiri veya mihver boru etrafına sarılmış kâğıt veya kartonun sürekli uzunluğu. Fotoğraf filmi rulosu. İçinden elektrik akımı geçebilen yalıtılmış tel ile bu telin sarılı bulunduğu silindirden oluşan aygıt.
BORUCU
Boru yapıp satan kimse. Boru montajında çalışan kimse.
BOYNUZ
Bazı hayvanların başında bulunan, tırnaksı bir maddeden, uzun, kıvrık veya çatallı korunma organı. Bu organdan yapılmış. Kurşun borudan kol alma işleminde kullanılan demirden yapılmış alet.
AKAÇ
Bir yerde birikip kalan sıvıları, bir işlem sonunda geriye kalan artıkları, gereksiz nesneleri dışarıya akıtmak için kullanılan boru vb. araç. Yer altı su oluğu. Kanal, ark, su yolu.
BICIRGAN
Boru biçimindeki maden parçaların içini düzleştirip parlatmakta kullanılan alet.
ÇEŞME
Genellikle yol kenarlarında herkesin yararlanması için yapılan, borularla gelen suyun bir oluktan veya musluktan aktığı, yalaklı su hazinesi veya yapısı, pınar. İzmir iline bağlı ilçelerden biri.