İçinde BONCUK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "boncuk" olan, toplam 18 tane kelime bulunuyor. İçerisinde boncuk bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu boncuk ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında boncuk olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BONCUKLANMAK, BONCUKLAŞMAK

11 harfli kelimeler

BONCUKÇULUK, BONCUKLANIŞ, BONCUKLANMA, BONCUKLAŞMA, BONCUKLAMAK, BONCUKÇUKUR, BELLİBONCUK

10 harfli kelimeler

KARABONCUK, BONCUKGÖZE

9 harfli kelimeler

BONCUKLUK, BONCUKLAR, ALABONCUK, BONCUKSUZ

8 harfli kelimeler

BONCUKLU, BONCUKÇU

6 harfli kelimeler

BONCUK

Bazı kelimelerin anlamları

BONCUK

Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

BONCUKLAMAK

Üstüne havale gelmek, titremek (çocuk hak.). Billurlaşmak. Kaçmaya, boyunduruktan kurtulmaya çabalamak (öküz).

BONCUKÇULUK

Boncukçunun yaptığı iş.

BONCUKSUZ

Boncuğu olmayan.

BONCUKLANMAK

Boncuk biçiminde taneler oluşmak.

BONCUKLUK

Boncuk olmaya elverişli olan.

BONCUKGÖZE

Bingöl şehri, Karlıova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

KARABONCUK

Kars şehri, Kötek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BONCUKLAŞMAK

Boncuk biçimini almak.

BONCUKLAŞMA

Boncuklaşmak işi.

BONCUKLANMA

Boncuklanmak işi.

ALABONCUK

İyi veya kötü halleriyle heryerde tanınan kimse: O alaboncuktur, tanımıyan yoktur. Boncuğu andıran çul deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

BONCUKLANIŞ

Boncuklanma işi.

BELLİBONCUK

Göze çarpan kimse.

BONCUKLAR

Karabük ili, Eskipazar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

BONCUKÇUKUR

Giresun şehri, Güce ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.

  -   -   -  

Anlamında BONCUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BONCUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

SİNEKLİK

Sinekleri kovmaya yarayan ucu püsküllü değnek. Sinekleri çok olan yer. Özellikle karasineklerin girmesini önlemek için dükkân kapısına takılan şerit, boncuk dizisi vb.nden yapılmış eğreti perde. Sineklerin yapışması için üzerine yapışkan madde sürülmüş kâğıt. Ucu yassı ve geniş plastik, tel vb.nden sinek öldürmek için kullanılan saplı araç.

BAĞYAPRAĞI

Asma yaprağı biçiminde yapılan boncuk oya. (Yassıören Senirkent Isparta).

CINGIL

Küçük üzüm salkımı. Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs. Radyo programları öncesinde veya sonrasında çalınan, tanıtıcı, özel müzik parçası.

BADİS

Yeşil sebzelerin çiçekten hemen sonraki küçük hali. Boncuklarla oynanan bir çocuk oyunu.

FAREDİŞİ

Bir iğne veya boncuk oyası türü.

CINGIR

Eski bez, paçavra. Su veya süt taşınan kap, kova, bakraç. Eski, yırtık (elbise hakkında). İki üç aylık horoz. Açık, bulutsuz hava. Çok parlak. Boncuk, nazarlık. Cam bilezik. Su kabı. Kova. (Bölükbaşı Selim, İncesu Susuz, Eşmeyazı Kars).

CEHNİ

Ufak boncuk şeklinde meyveleri olan ve boya yapmakta kullanılan yabani ağaç.

TESPİH

"Süphanallah" sözünü söyleme. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genel olarak otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.

BONCUKÇU

Boncuk yapan veya satan kimse.

ZÜRAFA

Geviş getiren memelilerden, Afrika'da yaşayan, çok uzun boylu ve boyunlu, derisi benekli, ot yiyen hayvan (Giraffa camelopardalis). Bir boncuk oyası türü.

CIBI

Boncuk ya da aşık oyununda seyircilerin oyuncuyu teşvik amacıyla "yen" anlamında kullandıkları sözcük: Bunların hepsini cıbı.

DÜĞMECİ

Düğme, fermuar, boncuk vb. yapan veya satan kimse.

NAZARLIK

Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.

CINCIH

Camdan ve porselenden yapılmış şey. Yeni taze, boncuk.

BONCUKLU

Boncuğu olan, boncukla süslenmiş.

AGOF

Boncuk oyununda, oyuncunun oyun sonuna kadar kullandığı yuvarlak, süslü meşe.

DİZİ

Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.

BONCUH

Boncuk.

BONCULU

Boynunda, boncuk şeklinde ben, nişan bulunan keçi, koyun.

MÜHRE

Her tür yuvarlak şey, küçük top. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. Demirci çekici. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı. Deniz böceği kabuğu. Cam boncuk.