Sonu BONCUK ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "boncuk" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. Sonu boncuk ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında boncuk olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde boncuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BONCUK

Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.

KARABONCUK

Kars şehri, Kötek bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

BELLİBONCUK

Göze çarpan kimse.

ALABONCUK

İyi veya kötü halleriyle heryerde tanınan kimse: O alaboncuktur, tanımıyan yoktur. Boncuğu andıran çul deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).

  -   -   -  

Anlamında BONCUK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BONCUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BONCUKLANMAK

Boncuk biçiminde taneler oluşmak.

BONCUKLANIŞ

Boncuklanma işi.

NAZARLIK

Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.

ZÜRAFA

Geviş getiren memelilerden, Afrika'da yaşayan, çok uzun boylu ve boyunlu, derisi benekli, ot yiyen hayvan (Giraffa camelopardalis). Bir boncuk oyası türü.

BADİS

Yeşil sebzelerin çiçekten hemen sonraki küçük hali. Boncuklarla oynanan bir çocuk oyunu.

AGOF

Boncuk oyununda, oyuncunun oyun sonuna kadar kullandığı yuvarlak, süslü meşe.

MÜHRE

Her tür yuvarlak şey, küçük top. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. Demirci çekici. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı. Deniz böceği kabuğu. Cam boncuk.

BONCUKLAŞMA

Boncuklaşmak işi.

DÜĞMECİ

Düğme, fermuar, boncuk vb. yapan veya satan kimse.

SİNEKLİK

Sinekleri kovmaya yarayan ucu püsküllü değnek. Sinekleri çok olan yer. Özellikle karasineklerin girmesini önlemek için dükkân kapısına takılan şerit, boncuk dizisi vb.nden yapılmış eğreti perde. Sineklerin yapışması için üzerine yapışkan madde sürülmüş kâğıt. Ucu yassı ve geniş plastik, tel vb.nden sinek öldürmek için kullanılan saplı araç.

FAREDİŞİ

Bir iğne veya boncuk oyası türü.

TESPİH

"Süphanallah" sözünü söyleme. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genel olarak otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.

BONCUKLU

Boncuğu olan, boncukla süslenmiş.

BONCUKÇULUK

Boncukçunun yaptığı iş.

BONCUKLANMA

Boncuklanmak işi.

CINGIL

Küçük üzüm salkımı. Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs. Radyo programları öncesinde veya sonrasında çalınan, tanıtıcı, özel müzik parçası.

BONCUKÇU

Boncuk yapan veya satan kimse.

BONCUKLAŞMAK

Boncuk biçimini almak.

BONCUKLUK

Boncuk olmaya elverişli olan.

DİZİ

Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.