Kelimeler arşivi içinde; başında "boncuk" olan, toplam 15 adet kelime bulunmaktadır. boncuk ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu boncuk ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde boncuk olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BONCUKLANMAK, BONCUKLAŞMAK
BONCUKÇUKUR, BONCUKÇULUK, BONCUKLAMAK, BONCUKLANIŞ, BONCUKLANMA, BONCUKLAŞMA
BONCUKGÖZE
BONCUKLAR, BONCUKLUK, BONCUKSUZ
BONCUKÇU, BONCUKLU
BONCUK
BONCUK
Cam, taş, sedef, tahta, plastik vb. maddelerden yapılan, ortası delik, çoğu yuvarlak ve renkli süs tanesi.
BONCUKLAR
Karabük ili, Eskipazar ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.
BONCUKLAŞMAK
Boncuk biçimini almak.
BONCUKLANMA
Boncuklanmak işi.
BONCUKSUZ
Boncuğu olmayan.
BONCUKÇU
Boncuk yapan veya satan kimse.
BONCUKÇULUK
Boncukçunun yaptığı iş.
BONCUKLANIŞ
Boncuklanma işi.
BONCUKGÖZE
Bingöl şehri, Karlıova ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BONCUKLUK
Boncuk olmaya elverişli olan.
BONCUKÇUKUR
Giresun şehri, Güce ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
BONCUKLAMAK
Üstüne havale gelmek, titremek (çocuk hak.). Billurlaşmak. Kaçmaya, boyunduruktan kurtulmaya çabalamak (öküz).
BONCUKLAŞMA
Boncuklaşmak işi.
BONCUKLANMAK
Boncuk biçiminde taneler oluşmak.
BONCUKLU
Boncuğu olan, boncukla süslenmiş.
Bu bölümde tanımı içerisinde BONCUK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
CEHNİ
Ufak boncuk şeklinde meyveleri olan ve boya yapmakta kullanılan yabani ağaç.
ALABONCUK
İyi veya kötü halleriyle heryerde tanınan kimse: O alaboncuktur, tanımıyan yoktur. Boncuğu andıran çul deseni. (Saçıkara İslahiye Gaziantep).
DÜĞMECİ
Düğme, fermuar, boncuk vb. yapan veya satan kimse.
MÜHRE
Her tür yuvarlak şey, küçük top. Kâğıda yumuşaklık, parlaklık ve düzlük vermek için kullanılan camdan araç. Demirci çekici. Bazı av hayvanlarını çekmek için kullanılan çığırtkan kuş. Yılanın başında bulunan taca benzer çıkıntı. Deniz böceği kabuğu. Cam boncuk.
TESPİH
"Süphanallah" sözünü söyleme. Belirli dinî sözleri tekrarlamak veya elde oyalanmak için kullanılan, türlü maddelerden boncuk biçiminde yapılmış, genel olarak otuz üç veya doksan dokuz taneden oluşmuş dizi.
NAZARLIK
Nazarı etkisiz duruma getirdiğine inanılan kumaş parçası, mavi boncuk, kurşun, dua yazılı kâğıt, muska vb. şeyler.
CIBI
Boncuk ya da aşık oyununda seyircilerin oyuncuyu teşvik amacıyla "yen" anlamında kullandıkları sözcük: Bunların hepsini cıbı.
DİZİ
Bir iplik veya tel üzerine dizilmiş inci, boncuk vb.nin oluşturduğu bütün, sıra. Saf durumundaki bir kıtada, birbiri arkasında duran erler. Herhangi bir bakımdan bir bütün oluşturan şeylerin tümü, seri. Değerleri artarak veya eksilerek art arda gelen terimler takımı. Bir oktavın içinde sıralanan sekiz sesin bütünü. Yan yana, art arda veya zaman sırasına göre sıralanmış birbiriyle ilişkili nesne veya olayların oluşturduğu bütün sıra. Aynı söz dizimsel bağlam içinde birbirinin yerini alabilecek olan ve güçlü bir karşıtlık bağlantısı kuran ögelerin oluşturduğu bütün, paradigma. Dizi film.
BONCULU
Boynunda, boncuk şeklinde ben, nişan bulunan keçi, koyun.
BADİS
Yeşil sebzelerin çiçekten hemen sonraki küçük hali. Boncuklarla oynanan bir çocuk oyunu.
CINGIR
Eski bez, paçavra. Su veya süt taşınan kap, kova, bakraç. Eski, yırtık (elbise hakkında). İki üç aylık horoz. Açık, bulutsuz hava. Çok parlak. Boncuk, nazarlık. Cam bilezik. Su kabı. Kova. (Bölükbaşı Selim, İncesu Susuz, Eşmeyazı Kars).
BAĞYAPRAĞI
Asma yaprağı biçiminde yapılan boncuk oya. (Yassıören Senirkent Isparta).
CINCIH
Camdan ve porselenden yapılmış şey. Yeni taze, boncuk.
ZÜRAFA
Geviş getiren memelilerden, Afrika'da yaşayan, çok uzun boylu ve boyunlu, derisi benekli, ot yiyen hayvan (Giraffa camelopardalis). Bir boncuk oyası türü.
CINGIL
Küçük üzüm salkımı. Boncuk, gümüş veya altın para ile yapılmış, başlığa veya giysiye takılan süs. Radyo programları öncesinde veya sonrasında çalınan, tanıtıcı, özel müzik parçası.
SİNEKLİK
Sinekleri kovmaya yarayan ucu püsküllü değnek. Sinekleri çok olan yer. Özellikle karasineklerin girmesini önlemek için dükkân kapısına takılan şerit, boncuk dizisi vb.nden yapılmış eğreti perde. Sineklerin yapışması için üzerine yapışkan madde sürülmüş kâğıt. Ucu yassı ve geniş plastik, tel vb.nden sinek öldürmek için kullanılan saplı araç.
CINKIL
Küçük üzüm salkımı, üzüm salkımındaki küçük salkımcıklar. İnci, boncuk, gümüş ve altından yapılmış süs eşyası.
FAREDİŞİ
Bir iğne veya boncuk oyası türü.
AGOF
Boncuk oyununda, oyuncunun oyun sonuna kadar kullandığı yuvarlak, süslü meşe.
BONCUH
Boncuk.