Kelimeler arşivinde; içinde "bina" olan, toplam 32 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bina bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bina ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bina olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NORBİNALTURFİMİN
HOROZBİNAGİLLER
REKOMBİNASYON
BİNAENALEYH, KOMBİNASYON, REKOMBİNANT
TURBİNATUS, TERBİNAFİN
HOROZBİNA, KOLOMBİNA, BİNACILIG
KARABİNA, AMOEBİNA, ARABİNAN
BİNATLI, CİBİNAR, BİNAKIL, AMÖBİNA, KOMBİNA, BOBİNAJ
BİNAEN, BİNALP, BİNALİ, BİNAKL, BİNAAL
BİNAR, BİNAT, BİNAN, BİNAY, BİNAM, BİNAL
BİNA
Yapı. Çatı. Arapça fiil çatısını konu edinen bilim veya kitap.
KARABİNA
Namlusu genellikle yivli, kısa ve hafif bir tüfek.
NORBİNALTURFİMİN
Opioitlerden ileri gelen zehirlenmeler veya doz aşımı durumlarının tedavisinde kullanılan, opioit antagonisti bir ilaç.
KOMBİNASYON
Birleştirme. Tertip.
REKOMBİNASYON
İki ayrı DNA molekülünün birleşerek yeni DNA molekülleri oluşturması. Homolog kromozomlardaki genlerin, krosingoverde (mayozda) yer değiştirmesi sonucu meydana gelen yeni düzenleme. Bir kromozomdaki nükleik asit dizisinin lineer düzenlenmesinin bölünme ve tekrar birleşmeyle değiştirildiği herhangi bir enzimatik olay. Bir kromozomdaki nükleik asit dizisinin lineer düzenlenmesinin kırılma ve yeniden birleşmeyle değiştirildiği herhangi bir enzimatik olay.
ARABİNAN
Bitkilerde bulunan arabinoz polimeri depo polisakkarit.
KOLOMBİNA
İtalyan tulûat tiyatrosu olan Commedia dell'Arte türünde kadın uşak tiplerinin en renklisi. Şuh, kıvrak, iyi yürekli bir kadındır. Çoğu zaman göz alıcı bir güzelliği vardır. İtalyan halk doğaçlama tiyatrosunda kadın uşak tiplerinden en renklisi. Şuh, kıvrak, iyi yürekli bir kadındır. Çoğu kez dansçı ve ezgici olarak sahneye çıkar.
REKOMBİNANT
Rekombinasyon sonucu oluşan yeni hücreler, DNA ya da klon.
AMOEBİNA
Amöbina.
BİNACILIG
Ev yapma işi.
TERBİNAFİN
Alilamin türevi sistemik ve yerel etkili antifungal bir ilaç.
BİNAENALEYH
Bundan dolayı, bundan ötürü, bunun için, bunun üzerine.
HOROZBİNAGİLLER
Örnek hayvanı horozbina olan, kayalık deniz kıyılarında yaşayan kemikli balıklar familyası.
TURBİNATUS
Kıvrık, kıvrılmış, bükülmüş.
HOROZBİNA
Horozbinagillerden, kıyılara yakın alglerin içinde yaşayan, sırt yüzgeci tek parça ve uzun, burun ucu yuvarlak, en büyüğü 5 santimetre kadar olan küçük bir balık (Blennius gattorugine).
BİNATLI
Batman ili, merkez ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir bölge. Şanlıurfa şehrinde, Mürşitpınar nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİNA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MEBNİ
Yapılmış, kurulmuş, bina olunmuş. -den dolayı, -den ötürü.
BİTİŞİK
Yan yana olan. Yandaki. Yan. Yandaki ev, bina vb.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
BELEDİYE
İl, ilçe, kasaba, belde vb. yerleşim merkezlerinde temizlik, aydınlatma, su, toplu taşıma ve esnafın denetimi gibi kamu hizmetlerine bakan, başkanı ve üyeleri halk tarafından seçilen, tüzel kişiliği olan örgüt, şehremaneti. Bu örgütün bulunduğu bina.
GABARİ
Bazı eşyaya verilmesi gereken boyutları, yan görüşü çizmeye, hazırlamaya veya denetlemeye yarayan örnek. Motorlu veya motorsuz taşıtların köprü vb. altından rahatça geçebilmeleri için en yüksek boyutları belirten ölçüler. Bir binanın, yöre imar dairesinin öngördüğü azami yüksekliği.
CUMHURBAŞKANLIĞI
Cumhurbaşkanı olma durumu. Cumhurbaşkanı ve diğer görevlilerin bulunduğu bina. Cumhurbaşkanının makamı.
HANE
Ev, konut. Basamak. Klasik Türk müziğinde, peşrev vb. saz parçalarının bölümlerinden her biri. Birleşik kelimelerde "bina, yapı, yer, makam" anlamlarıyla ikinci kelime olarak yer alan bir söz. Bir bütünü oluşturan bölümlerden her biri, bölük, göz. Ev halkı.
ÇATI
Bir yapının, bir evin damını kuran parçaların bütünü. Bir yapıyı örten ve eğik yüzeyleri olan damın tahtadan iç yapısı. Belli bir maksada yönelik kimselerin oluşturduğu birlik. Özne, nesne durumlarına göre, belirli çatı eklerinin fiil kök veya gövdelerine getirilen türev, bina: Sevinmek (sev-in-), sevdirmek (sev-dir-), sevindirmek (sev-in-dir-) gibi. İnsan ve hayvanda iskeletin kuruluşu. Yapının tavanı ile damı arasındaki kullanılan yer. Birbirine çatılmış, çakılmış şeylerin bütünü. Barınılan, sığınılan yer. Hikâye, roman, piyes vb. edebî türlerde olay kuruluşu, kurgu.
GİDER
Bir iş için harcanan paranın bütünü, masraf. Binalarda ortak kullanımla ilgili atık suların merkezî kanalizasyona iletilmesini sağlayan boru hattı. Gelecekte sağlanacak değerler karşılığı yapılmış olan harcamalar.
GÖÇÜCÜ
Göçme işini yapan. Ölümü yakın olan. Genellikle şiddetli deprem sonrasında ağır hasara uğramış ve yıkılmak üzere olan (bina). Mevsimine göre yer değiştiren (hayvan).
BİRLEŞTİRME
Birleştirmek işi, kombinasyon.
İNŞAAT
Yapma işi, yapım. Yapımı süren bina.
BAKIMEVİ
Bakıma gereksinimi olan kimselerin bakıldıkları, barındıkları kuruluş. Belirli noktalarda özellikle kar mücadelesinde kullanılan araç ve gereçlerin barındırıldığı bina. Kurum ve kuruluşlarda motorlu araçların onarıldığı ve korunduğu yer veya birim. Kademe.
HAVAALANI
İçerisindeki bina, tesis ve donatımlar dâhil uçakların iniş, kalkış ve yer hareketlerini yaparken kullanabilmeleri amacıyla belirlenmiş, ülke içindeki uçuşların yapıldığı saha.
KARAARDIÇ
Güney Avrupa'da yetişen bir tür ardıç (Juniperus sabina).
HIMIŞ
Ağaç çatkıların arasına kerpiç doldurularak yapılmış duvar veya bina.
ÇIKMAK
İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.
KOFRA
Bina girişlerinde elektrik şebeke hattını sigorta sistemi ile düzenleyen kutu.
BÜYÜKELÇİLİK
Büyükelçi olma durumu. Büyükelçinin yaptığı iş. Büyükelçi ve elçilikte çalışanların içinde bulunduğu bina.
KABANA
Genellikle otelin ana binasının dışında, plaj veya havuz kıyısında bir oda.