Kelimeler arşivinde; içinde "bini" olan, toplam 25 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bini bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bini ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bini olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
BİNİŞİHÜMAYUN
VERİBİNİLMEK
BİNİVERMEK, BİNİCİBAŞI
BİNİCİLİK, BİNİVERME
BİNİLMEK, GENBİNİT, BİNİŞMEK
BİNİNCİ, BİNİŞME, GENBİNİ, BİNİLME, BİNİYET, BİNİYED
BİNİYE, BİNİCİ, BİNİSİ
BİNİM, BİNİÇ, BİNİZ, BİNİT, BİNİŞ, İBİNİ
BİNİ
BİNİ
Binme işi. Kapı, dolap vb. şeylerin, kanatları kapandığında kalan aralığı örtebilmek için bu kanatların kenarına çakılan çıta.
BİNİVERMEK
Ansızın veya çabucak binmek.
BİNİŞMEK
İki parçadan biri, öbürünün üstünde olmak. Kırık bir kemiğin iki parçası birbiri üstüne gelmek. Kas kirişleri birbiri üstüne binmek.
BİNİCİLİK
Binici olma durumu. Ata binilerek yapılmış olan spor.
BİNİYED
Ekmek olacak hamurların (bezelerin) konulduğu ağaçtan, gözlü bir araç.
BİNİLMEK
Binme işi yapılmak.
BİNİYET
Ekmek olacak hamurların (bezelerin) konulduğu ağaçtan, gözlü bir araç. Hamur teknesi. (Öveçler Kırkağaç Manisa).
BİNİNCİ
Bin sayısının sıra sıfatı, sırada dokuz yüz doksan dokuzuncudan sonra gelen.
GENBİNİ
Kent ve kasabalarda yolcuların topluca taşınmalarını sağlayan ve genellikle yerel yönetimlerce çalıştırılan taşıtlardan biri.
BİNİŞME
Binişmek durumu.
VERİBİNİLMEK
Gönderilmek.
BİNİŞİHÜMAYUN
Padişahların at gezisine verilen ad.
BİNİLME
Binilmek işi.
BİNİVERME
Binivermek işi.
GENBİNİT
Çok sayıda yolcu taşıyabilen, patlamalı ya da patlamasız motorla çalışan büyük taşıt.
BİNİCİBAŞI
Osmanlılarda binicilikle ilgili etkinliklerin en büyük buyurucusu. Osmanlılarda süvari birlikleri komutanı.
Bu bölümde tanımı içerisinde BİNİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DALMA
Dalmak işi. Güreşçinin ayaktayken birden eğilerek rakibinin bacaklarını kapması.
DEĞNEKÇİ
Motorlu taşıtların çalıştığı yerlerde yolcuların binişi ve taşıtların sıra düzenini sağlayan kimse, kâhya. Şehir düzeni ile ilgili görevli. Parklarda düzeni sağlamaya çalışan kimse.
KAMARİLLA
Bir büyük güç sahibini perde arkasından yöneten kimse.
BURAK
Hz. Muhammed'in Miraç Gecesi'ndeki biniti.
GROGİ
Boksta rakibinin yumruklarıyla çok sarsılmış ancak hâlâ ayakta durabilen boksör. Sendelemiş.
AKASYA
Baklagillerden, sıcak iklimlerde birçok türü yetişen ve tanen, zamk, boya vb. maddelerin yapımında kullanılan bir ağaç (Acacia). Baklagillerden, yurdumuzda yetişen bir süs ve gölge ağacı, salkım ağacı, yalancı akasya (Robinia pseudoacacia).
BİNİT
Binilecek taşıt ya da hayvan. Hamur durumundaki ekmeklerin, fırına atılmadan önce içine konulduğu oyuk gözlü tahta.
GÖLÜK
Yük taşıyan ve binilen at, eşek, beygir, katır vb. hayvan.
BİNER
Bin sayısının üleştirme sayı sıfatı. Her birine bin, her defasında bini bir arada olan.
HANDİKAP
Engel. At yarışlarında binicilerle eyerin toplam ağırlığının, atların koşuyu kazanma şansını etkileyecek biçimde ayarlanması.
BUDAMAK
Daha çok ürün almak veya düzgün bir biçim vermek amacıyla ağaç, asma vb.nin dallarını kesmek, kısaltmak. Bir şeyi eksiltmek, azaltmak. Güreşte rakibinin ayaklarını bir ayak oyunu veya vuruşu ile yerden kesmek. Yeni filiz sürmesi için bir bitkinin dallarını kesmek.
AKŞINLIK
Akşın olma durumu, albinizm.
ÇIRPMAK
Halı, kilim vb. şeyleri hızla ve kesik kesik silkelemek. Bir şeyin ucundan bir parça kesmek. Sulu yiyecekleri hızla ve sürekli olarak çatal, kaşık vb. ile karıştırmak. Güreşte rakibinin kollarını beli hizasında sımsıkı kavrayarak minderde kendi üzerinden sağa ve sola sırtüstü savurmak. İki şeyi birbirine çarpmak. Çalmak, hırsızlık etmek.
GECEKONDU
İmar ve yapı kanunlarına aykırı olarak başkalarına veya kamuya ait arazi veya arsalar üzerinde toprak sahibinin bilgisi ve rızası olmaksızın acele yapılmış konut, kondu. Acele ile yapılıvermiş, derme çatma yapı.
ALKARNA
İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.
GASP
Bir malı sahibinin izni ve haberi olmadan zorla alma.
HARBİLİK
Ateşli silahlarda harbinin yerleştirildiği yer. Doğruluk, temizlik, mertlik.
AĞCIK
Palmiyelerde çiçeklerin dibinin çevresindeki telli kın.
DALMAK
Suyun içine bütün vücuduyla ve hızla girmek. Bir yerin içine girmek. Başka bir şeyle uğraşamayacak veya başka bir şeyi düşünemeyecek biçimde kendini bir şeye kaptırmak. Kendini bilmez duruma gelmek, kendinden geçmek. Uyumak. Güreşte rakibinin belden aşağı bir yerini aniden tutmak.
GÜLLABİCİLİK
Güllabinin (I) yaptığı iş. Güllabi (II) olma durumu.