İçinde BERE geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bere" olan, toplam 83 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bere bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bere ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bere olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BEREKETLENEBİLMEK

16 harfli kelimeler

BEREKETSİZLEŞMEK, BEREKETLENEBİLME, BEREKETLENDİRMEK

15 harfli kelimeler

BEREKETSİZLEŞME, BEREKETLENDİRME

14 harfli kelimeler

BERELEYEBİLMEK, ZEMBEREKÇİBAŞI, BERELENEBİLMEK

13 harfli kelimeler

GİBERELLİNLER, BERELEYEBİLME, BERELENEBİLME, BEREKETLENMEK, BEREKETSİZLİK

12 harfli kelimeler

BEREKETLENME, BEREKETLİLİK

11 harfli kelimeler

ORTABEREKET, BEREKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

BERELENMEK, BERENGHARİ, BEREKETSİZ, BEREHLEMEK, BERECEKDOR, MUHABERECİ, BAŞBEREKET, ZEMBEREKÇİ, ZEMBEREKLİ

9 harfli kelimeler

BERENAĞRI, TEZBEREYE, BERELTMEK, BEREKETLİ, BERELEMEK, BERENARAN, BERENARIN, BERELENME, GEBERESİG

8 harfli kelimeler

BERENARA, SÜBEREĞE, BEREMERE, BERENARİ, MEHEBERE, MUHABERE, ZEMBEREK, SÜBEREĞİ, BERELEME, BERENARI, BEREGARİ, BEREDAYİ, BERABERE

7 harfli kelimeler

SÖBEREK, ÇEMBERE, ELBEREK, GELBERE, BEREKET, TEMBERE, KEMBERE, MEHBERE, TEZBERE, ABERECİ, BEREBER, BERENDİ

6 harfli kelimeler

BEREVİ, BERELİ, EZBERE, KEBERE, BEREBA, SÜBERE, BEREME, MABERE, İBERET, HÜBERE, HÖBERE, BEREŞE, GEBERE, BERETE, ELBERE, CEBERE

5 harfli kelimeler

BEREN, BEREM, BEREK, BERES, EBERE

4 harfli kelimeler

BERE

Bazı kelimelerin anlamları

BERE

Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

BEREKETLENDİRME

Bereketlendirmek işi.

BERELENEBİLME

Berelenebilmek işi.

BEREKETLENEBİLME

Bereketlenebilmek işi.

BEREKETLENMEK

Çoğalmak, artmak.

BERELEYEBİLMEK

Bereleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BERELENEBİLMEK

Berelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEREKETSİZLİK

Bereketsiz olma durumu.

BEREKETSİZLEŞMEK

Bereketsiz duruma gelmek.

BEREKETLENME

Bereketlenmek işi.

BEREKETLENEBİLMEK

Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEREKETSİZLEŞME

Bereketsizleşmek işi.

BERELEYEBİLME

Bereleyebilmek işi.

ZEMBEREKÇİBAŞI

Zemberekçi ortası komutanına verilen san.

GİBERELLİNLER

Bitki büyümesini etkileyen bir grup madde. Bazı tohumlarda enzim sentezini uyararak diyapozu kıran, gelişmeyle ilgili pek çok etkisi bulunan doğal bitki büyüme hormonu.

BEREKETLENDİRMEK

Bereketlenme işini yaptırmak.

  -   -   -  

Anlamında BERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

EZİK

Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

BERTİLMEK

İncinmek, burkulmak. Berelenmek, yaralanmak. Morarmak, çürümek.

BERELİ

Beresi olan.

HOROZ

Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek.

ÇAKMAKLI

Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.

BERTİK

Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.

FEYEZAN

Taşma, taşkın, seylap. Bereket.

BERELENME

Berelenmek işi.

BERELENMEK

Bereli duruma gelmek.

BERELEMEK

Bereli duruma getirmek.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.

HABERLEŞMEK

Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

HAFIZ

Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.

FEYİZ

Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.

BET

Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.

BERELEME

Berelemek işi.

BEREKETLİLİK

Bereketli olma durumu.

HALKA

Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.