Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bere" olan, toplam 20 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bere ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bere olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
MUHABERE, BERABERE, MEHEBERE
GELBERE, TEZBERE, TEMBERE, MEHBERE, KEMBERE, ÇEMBERE
ELBERE, GEBERE, HÖBERE, HÜBERE, MABERE, CEBERE, SÜBERE, KEBERE, EZBERE
EBERE
BERE
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
ÇEMBERE
Kadınların başlarına taktıkları kasnak.
MABERE
Dokuma tezgâhında, ipleri tutmaya yarayan gücünün arkasındaki yuvarlak ağaç.
KEMBERE
Gübre.
MUHABERE
Haberleşme. Yazışma. İletişim.
GEBERE
Turşu yapılan bir çeşit pancar. İlâç yapılan ve yenilen, yuvarlak boz renkli dikenleri olan bir çeşit bitki. Kayalık yerlerde yetişen, develerin yedikleri bir çeşit ot.
ELBERE
Kıvam.
HÖBERE
Şişman ölçüsüz vücutlu kişi. İnce, uzun boylu kişi.
BERABERE
Aynı oyun içinde her iki oyuncunun da üç ya da daha çok eşit sayı kazanmış olmaları. Oyunun herhangi bir anında oyuncuların sayı ya da dönem bakımından eşit durumda olduklarını bildiren deyim.
MEHBERE
Arapça kökenli makbere: makber; türbe.
HÜBERE
İri vücutlu kişi.
MEHEBERE
Arapça kökenli muhâbere: muhabere.
TEMBERE
Temriye hastalığına iyi gelen bir çeşit ot. Bir çeşit deri hastalığı.
GELBERE
Yüksek dallardaki meyveleri toplamak için kullanılan çatallı sopa. Düğünde ilk gün güveyin ve sağdıcın evine asılan, üzeri bayrak, portakal, üzüm, iğde ile süslü çam dalı. Büyük ocaklardan ateşi dışarı çekmek, tıkanmış boru, ark ve benzerleri şeyleri temizlemek ya da harç, çamur, kireç karıştırmak için kullanılan uzun saplı demir araç. Tırmık. Ağzı enli çapa.
TEZBERE
Çabucak.
CEBERE
Saman, gübre taşımak için koltuk altında veya sırtta taşınan küçük sepet.
Bu bölümde tanımı içerisinde BERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
EZİK
Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.
BERELEMEK
Bereli duruma getirmek.
BEREKETLİLİK
Bereketli olma durumu.
BERTİLMEK
İncinmek, burkulmak. Berelenmek, yaralanmak. Morarmak, çürümek.
ÇAKMAKLI
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.
BERTİK
Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
BEREKETSİZLİK
Bereketsiz olma durumu.
HABERLEŞMEK
Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek.
BERELENMEK
Bereli duruma gelmek.
BERELİ
Beresi olan.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
FEYİZ
Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
BET
Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.
BERELENME
Berelenmek işi.
HAFIZ
Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.
BERELEME
Berelemek işi.
FEYEZAN
Taşma, taşkın, seylap. Bereket.
BEREKETLENME
Bereketlenmek işi.