BERE ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bere" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. bere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BEREKETLENEBİLMEK

16 harfli kelimeler

BEREKETSİZLEŞMEK, BEREKETLENDİRMEK, BEREKETLENEBİLME

15 harfli kelimeler

BEREKETSİZLEŞME, BEREKETLENDİRME

14 harfli kelimeler

BERELEYEBİLMEK, BERELENEBİLMEK

13 harfli kelimeler

BERELENEBİLME, BEREKETSİZLİK, BERELEYEBİLME, BEREKETLENMEK

12 harfli kelimeler

BEREKETLİLİK, BEREKETLENME

11 harfli kelimeler

BEREKLEŞMEK

10 harfli kelimeler

BEREKETSİZ, BERENGHARİ, BEREHLEMEK, BERELENMEK, BERECEKDOR

9 harfli kelimeler

BERELENME, BEREKETLİ, BERELEMEK, BERELTMEK, BERENARIN, BERENAĞRI, BERENARAN

8 harfli kelimeler

BERENARI, BERENARİ, BEREMERE, BERENARA, BERELEME, BEREGARİ, BEREDAYİ

7 harfli kelimeler

BERENDİ, BEREKET, BEREBER

6 harfli kelimeler

BEREŞE, BERETE, BEREVİ, BEREME, BERELİ, BEREBA

5 harfli kelimeler

BEREN, BEREM, BERES, BEREK

4 harfli kelimeler

BERE

Bazı kelimelerin anlamları

BERE

Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.

BEREKETSİZLİK

Bereketsiz olma durumu.

BEREKETLENDİRMEK

Bereketlenme işini yaptırmak.

BEREKETLENEBİLME

Bereketlenebilmek işi.

BEREKLEŞMEK

Yitmek, kaybolmak.

BEREKETSİZLEŞME

Bereketsizleşmek işi.

BEREKETLİLİK

Bereketli olma durumu.

BEREKETLENEBİLMEK

Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEREKETLENMEK

Çoğalmak, artmak.

BERELEYEBİLMEK

Bereleme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BERELENEBİLME

Berelenebilmek işi.

BEREKETSİZLEŞMEK

Bereketsiz duruma gelmek.

BEREKETLENDİRME

Bereketlendirmek işi.

BERELEYEBİLME

Bereleyebilmek işi.

BERELENEBİLMEK

Berelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.

BEREKETLENME

Bereketlenmek işi.

  -   -   -  

Anlamında BERE bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HOROZ

Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek.

İLETİŞİM

Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.

ÇAKMAKLI

Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.

HALKA

Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.

BET

Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.

BAZİLİKA

İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.

FEYEZAN

Taşma, taşkın, seylap. Bereket.

EZİK

Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.

BERELENME

Berelenmek işi.

BERELİ

Beresi olan.

BERELENMEK

Bereli duruma gelmek.

HABERLEŞMEK

Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek.

BERELEMEK

Bereli duruma getirmek.

FEYİZ

Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.

BERTİLMEK

İncinmek, burkulmak. Berelenmek, yaralanmak. Morarmak, çürümek.

ARTAĞAN

Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.

HAFIZ

Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.

BERTİK

Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.

BERELEME

Berelemek işi.

ATKUYRUĞU

Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.