Kelimeler arşivi içinde; başında "bere" olan, toplam 48 adet kelime bulunmaktadır. bere ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bere ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bere olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BEREKETLENEBİLMEK
BEREKETSİZLEŞMEK, BEREKETLENDİRMEK, BEREKETLENEBİLME
BEREKETSİZLEŞME, BEREKETLENDİRME
BERELEYEBİLMEK, BERELENEBİLMEK
BERELENEBİLME, BEREKETSİZLİK, BERELEYEBİLME, BEREKETLENMEK
BEREKETLİLİK, BEREKETLENME
BEREKLEŞMEK
BEREKETSİZ, BERENGHARİ, BEREHLEMEK, BERELENMEK, BERECEKDOR
BERELENME, BEREKETLİ, BERELEMEK, BERELTMEK, BERENARIN, BERENAĞRI, BERENARAN
BERENARI, BERENARİ, BEREMERE, BERENARA, BERELEME, BEREGARİ, BEREDAYİ
BERENDİ, BEREKET, BEREBER
BEREŞE, BERETE, BEREVİ, BEREME, BERELİ, BEREBA
BEREN, BEREM, BERES, BEREK
BERE
BERE
Bir yere çarpma, incitme veya vurma sonucu vücudun herhangi bir yerinde oluşan çürük. Yuvarlak, yassı ve sipersiz başlık. Herhangi bir şeyde görülen ezik, çizik.
BEREKETSİZLİK
Bereketsiz olma durumu.
BEREKETLENDİRMEK
Bereketlenme işini yaptırmak.
BEREKETLENEBİLME
Bereketlenebilmek işi.
BEREKLEŞMEK
Yitmek, kaybolmak.
BEREKETSİZLEŞME
Bereketsizleşmek işi.
BEREKETLİLİK
Bereketli olma durumu.
BEREKETLENEBİLMEK
Bereketlenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BEREKETLENMEK
Çoğalmak, artmak.
BERELEYEBİLMEK
Bereleme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BERELENEBİLME
Berelenebilmek işi.
BEREKETSİZLEŞMEK
Bereketsiz duruma gelmek.
BEREKETLENDİRME
Bereketlendirmek işi.
BERELEYEBİLME
Bereleyebilmek işi.
BERELENEBİLMEK
Berelenme imkânı veya olasılığı bulunmak.
BEREKETLENME
Bereketlenmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde BERE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
HOROZ
Tavukgillerden, tavuğun erkeği olan kümes hayvanı. Ateşli silahlarda çakmak taşına veya merminin kapsülüne vurmaya yarayan metal parça. Kapı zembereğinin mandalı. Kabadayı erkek.
İLETİŞİM
Duygu, düşünce veya bilgilerin akla gelebilecek her türlü yolla başkalarına aktarılması, bildirişim, haberleşme, komünikasyon. Telefon, telgraf, televizyon, radyo vb. araçlardan yararlanarak yürütülen bilgi alışverişi, bildirişim, haberleşme, muhabere, komünikasyon.
ÇAKMAKLI
Çakmak taşı ve zemberekle ateş alan bir tüfek türü.
HALKA
Çeşitli metallerden veya tahtadan yapılmış çember. Değerli metallerden yapılmış olan çember biçimindeki süs eşyası. Çember biçiminde olan. Çember biçiminde çeşitli nesnelerden yapılmış tutturma aracı. Yerden yüksekliği ayarlanabilen aralıklara asılı iki halatın uçlarına takılan 18 santimetre çapında, 28 milimetre kalınlığında tahta veya deri kaplı iki demir halkadan oluşan asılma araçlarından her biri. Bir tür ufak, yağlı ve tuzlu simit. Su gibi sıvıların içine katı bir nesnenin düşmesiyle oluşan, gittikçe büyüyerek açılan çembere benzeyen biçim. Uykusuzluk, yorgunluk, üzüntü vb. sebeplerle göz altında beliren koyuluk. Çember biçiminde dizilmiş topluluk.
BET
Beniz kelimesi ile birlikte, "yüz rengi" anlamında ikileme oluşturan bir söz. Bereket kelimesi ile birlikte "bolluk" anlamında ikileme oluşturan bir söz.
BAZİLİKA
İçi, ortadaki yüksek, yanlardakiler daha alçak olmak üzere iki sıra sütunla üç salona ayrılmış, dikdörtgen biçiminde büyük kilise. Kral sarayı. Dikdörtgen biçiminde, uç kısmında yarım çembere benzeyen bir çıkıntısı olan Roma mahkemesi.
FEYEZAN
Taşma, taşkın, seylap. Bereket.
EZİK
Çarpma, dövülme vb. sebeplerle vücutta oluşan bere. Ezilmiş ya da yassılmış. Pısırık. Olaylar ve hayat şartları karşısında güçsüz ve sıkıntılı duruma düşmüş olan, üzüntülü. Üzüntülü bir biçimde.
BERELENME
Berelenmek işi.
BERELİ
Beresi olan.
BERELENMEK
Bereli duruma gelmek.
HABERLEŞMEK
Bir durumu karşılıklı olarak iletmek, karşılıklı olarak haber alıp vermek, iletişmek, muhabere etmek.
BERELEMEK
Bereli duruma getirmek.
FEYİZ
Verimlilik, gürlük, ongunluk, bereket. İlerleme, kültürel gelişme, olgunluk. Artma, çoğalma. Manevi haz, mutluluk, iç huzuru.
BERTİLMEK
İncinmek, burkulmak. Berelenmek, yaralanmak. Morarmak, çürümek.
ARTAĞAN
Alışılandan veya beklenilenden artık verimi olan, bereketli. Çoğalan, fazlalaşan, artımlı.
HAFIZ
Kur'an'ı bütünüyle ezbere bilen kimse. Bir şeyi anlamadan ezberleyen kimse. Koruyan, saklayan.
BERTİK
Yara, bere. İncinmiş, burkulmuş. Deride mor leke, çürük.
BERELEME
Berelemek işi.
ATKUYRUĞU
Atkuyruğugillerden, kök sapı ömürlü olan, genellikle nemli yerlerde yetişen ve ilaç olarak kullanılan bir bitki, zemberek otu (Equisetum arvense). Genç kızların saçlarını başlarının arkasına toplayarak uç bölümünü kaldırıp serbest bıraktıkları saç biçimi.