İçinde BELİ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "beli" olan, toplam 152 tane kelime bulunuyor. İçerisinde beli bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu beli ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında beli olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

BELİRGİNLEŞTİRMEK, BELİTLENEBİLİRLİK, BELİRSİZLEŞEBİLME, BELİRSİZLEŞTİRMEK, KURTBELİYENİYAPAN

16 harfli kelimeler

BELİRGİNLEŞTİRME, BELİRLENMEZCİLİK, BELİRSİZLEŞTİRME

15 harfli kelimeler

BELİRLENİMCİLİK, BELİRTİLEBİLMEK

14 harfli kelimeler

BELİRGİNLEŞMEK, BELİRSİZLEŞMEK, BELİRTİLEBİLME, BELİRTİLMEZLİK, KÜÇÜKOTLUKBELİ

13 harfli kelimeler

BELİRGİNLEŞME, BELİRLENMEZCİ, BELİRTİSİZLİK, BELİRSİZLEŞME, BELİRTEBİLMEK, TEMBELİHOÇCİK

12 harfli kelimeler

BELİRLENİMCİ, TECRÜBELİLİK, BELİRTEBİLME, DEĞİRMENBELİ, GEBELİKATRAN, HEYBELİKONUK

11 harfli kelimeler

BELİRGİNLİK, BELİRLENMEK, BELİRLEŞMEK, BELİRSİZLİK, BELİRTİLMEK, BELİZIBINIM, HEYBELİYURT

10 harfli kelimeler

BELİKLEMEK, BELİNLEMEK, BELİRLEMEK, BELİRLENİM, BELİRLENME, BELİRLİLİK, BELİRTİLEN, BELİRTİSİZ, BELİTLEMEK, ELİBELİNDE, HANBELİLİK, MÜNAVEBELİ, BELİRTİLİŞ, BELİRTİLME, ÇOKTANBELİ, ÜSTEMBELİK, ZEYTİNBELİ

9 harfli kelimeler

BELİKLEME, BELİNLEME, BELİRLEME, BELİRTİLİ, BELİRTKEN, BELİRTMEK, BELİTLEME, DEBDEBELİ, ENGEBELİK, GÖÇEBELİK, HARABELİK, İŞKEMBELİ, OTLUKBELİ, RAHİBELİK, TALEBELİK, TECRÜBELİ, ALAĞÖBELİ, ARDIÇBELİ, BELİSIRMA, BELİYARMA, ÇUBUKBELİ, GALEBELİK, İLEÇBELİK, KOÇEBELİK, LİMBELİMP, TERCİBELİ, YAYLABELİ

8 harfli kelimeler

BELİRGİN, BELİRMEK, BELİRSİZ, BELİRTEÇ, BELİRTEN, BELİRTİK, BELİRTKE, BELİRTME, BELİTKEN, CAZİBELİ, ENGEBELİ, PEMBELİK, BELİRTEV, BELİRTİM, BELİRTİŞ, BELİŞMEK, ÇETİBELİ, HEMBELİK, HÜLÜBELİ, İĞDEBELİ, KETEBELİ, KETİBELİ, KİREBELİ, KOMBELİK, KUYUBELİ, KÜMBELİS, TAZIBELİ, TEMBELİT, TENBELİT, TÜMBELİS, Devamını Oku »»

7 harfli kelimeler

BELİRLİ, BELİRME, BELİRTİ, BOMBELİ, CEZBELİ, CÜBBELİ, GEBELİK, HANBELİ, İZBELİK, KUBBELİ, OBELİSK, RÜTBELİ, ŞAİBELİ, TÖVBELİ, BELİTKE, CİBELİK, DAĞBELİ, DÜBELİK, ELİBELİ, GÜNBELİ, HEGBELİ, HEYBELİ, KİBELİK, KÖMBELİ, LOBELİN, PEMBELİ, ŞEPBELİ

6 harfli kelimeler

BELİYE, CEBELİ, EBELİK, BEBELİ, ELBELİ, EMBELİ, GEBELİ, KEBELİ, OBELİA

5 harfli kelimeler

BELİĞ, BELİK, BELİT, EBELİ, BELİZ

4 harfli kelimeler

BELİ

Bazı kelimelerin anlamları

BELİ

Evet.

BELİRSİZLEŞTİRME

Belirsizleştirmek işi.

BELİRSİZLEŞEBİLME

Belirsizleşebilmek işi.

BELİRSİZLEŞTİRMEK

Belirsiz bir duruma getirmek.

BELİTLENEBİLİRLİK

Belitlenebilen kuram.

BELİRTİLMEZLİK

Nicemde, erke ya da zaman gibi eş çift değişkenlerin her ikisinin birden kesinlikle ölçülemezliği ilkesi. (?E?t ~ h).

BELİRLENİMCİLİK

Her olayın başka olayların gerekli ve kaçınılmaz bir sonucu olduğunu ileri süren öğreti, gerekircilik, determinizm.

BELİRTİLEBİLME

Belirtilebilmek işi.

BELİRSİZLEŞMEK

Belirsiz bir duruma gelmek.

BELİRGİNLEŞMEK

Belirgin duruma gelmek.

BELİRGİNLEŞTİRME

Belirgin duruma getirme.

BELİRLENMEZCİLİK

Nedensellik yasasına bağlı olmayan, bir sebebe bağlanmayan olay ve durumların da bulunduğunu öne süren görüş, yad gerekircilik, indeterminizm. İnsan iradesinin hiçbir şarta bağlı olmadığını, içinde bulunduğu şartlarla belirlenmediğini, insanın özgür iradesinin nedensellik yasasına bağlı olmadığını savunan görüş, yad gerekircilik, indeterminizm.

KURTBELİYENİYAPAN

Kırşehir şehrinde, merkez ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BELİRTİLEBİLMEK

Belirtilme imkânı veya olasılığı bulunmak.

KÜÇÜKOTLUKBELİ

Erzincan ilinde, Otlukbeli ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

BELİRGİNLEŞTİRMEK

Belirgin duruma getirmek.

  -   -   -  

Anlamında BELİ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BELİ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.

AÇIKLAMAK

Bir konuyla ilgili gerekli bilgileri vermek, izah etmek. Açıkça söylemek, ifşa etmek. Belirtmek, göstermek, açığa vurmak, izhar etmek. Bir sorunla ilgili aydınlatıcı bilgi vermek, tavzih etmek. Bir sözün, bir yazının ne anlatmak istediğini belirtmek, yorumlamak.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ALAYLI

Erlikten yetişmiş, askerî okullarda okumadan başarı gösterip rütbe alan ve yükselen subay. Gerekli okul eğitimini görmeden kendini yetiştirmiş olan (kimse), mektepli karşıtı. Gösterişli, görkemli, debdebeli. Alay edici, küçümseyici, müstehzi.

ADA

Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

AĞARTI

Uzaktan ancak seçilebilen, belli belirsiz bir aklık. Süt, yoğurt, peynir, ayran vb. yiyecek ve içecekler.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇILMA

Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.

ADIM

Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.

AKARSU

Yeryüzünde, yer altında belirli bir yatak içinde, eğim boyunca sürekli veya zaman zaman akan su. Tek sıra elmastan gerdanlık.

AKSİYON

Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.

ABONELİK

Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.

AKIŞ

Akma işi. Belirlenen biçimde, kurallarına ve doğasına uygun olarak gerçekleşme. Akın. Geçip gitme, sürüp gitme.

AKUZATİF

Belirtme durumu.

AFERİN

Övme, takdir, beğenme vb. duyguları belirtmek için söylenen söz, bravo. Öğrencilere verilen beğenme ve takdir kâğıdı.

AKSİYOM

Belit.

ALAMET

Belirti, işaret, iz, nişan. Büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan nesne.

AKUPUNKTUR

Vücudun belirli noktalarına genellikle altın iğne batırılarak yapılmış olan tedavi.

AFİŞE

"Açığa vurmak, belirtmek; duyurmak, dile düşürmek, reklam etmek; açıklamak" anlamlarındaki afişe etmek, "bir kimse bilinmeyen bir yönüyle tanınmak" anlamındaki afişe olmak birleşik fiillerinde geçen bir söz. Açıklanmış.