Sonu BENT ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bent" olan, toplam 36 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bent ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında bent olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bent olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

BÜYÜKDERBENT

11 harfli kelimeler

YENİDERBENT, ESKİDERBENT, TERKİBİBENT

10 harfli kelimeler

HOŞDÜLBENT, ULUDERBENT, KIZDERBENT, TERCİİBENT

9 harfli kelimeler

SÜLENBENT, DEKUMBENT, ABSORBENT, TAHTABENT

8 harfli kelimeler

PAZUBENT, CİLTBENT, SELEBENT, KÖŞEBENT, KARABENT, ASELBENT, KALEBENT

7 harfli kelimeler

DÜLBENT, YELBENT, GÖLBENT, GİZBENT, GAYBENT, DÖLBENT, DİLBENT, CÜLBENT, BELBENT, TÜLBENT, DERBENT, CİLBENT

6 harfli kelimeler

GÖBENT, İZBENT, KEBENT, ÜLBENT

4 harfli kelimeler

BENT

Bazı kelimelerin anlamları

BENT

Bağ, rabıt. Gazete yazısı. Bir şiirdeki dörtlüklerin her biri, bağlam. Kanun maddesi. Su biriktirmek için akan suyun önüne yapılmış olan set, büğet. Kitaplarda kendi içinde bütünlük oluşturan bölüm.

ULUDERBENT

Manisa kenti, Alaşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

PAZUBENT

Belli bir amaçla kola geçirilen enli kuşak, kolçak. Kol muskası.

TERKİBİBENT

Divan edebiyatında uyakları başka başka olan birkaç bentten oluşan ve her bendin sonunda kafiyeleri aynı birer beyti bulunan manzume biçimi.

KIZDERBENT

Kocaeli ilinde, Yalakdere bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

HOŞDÜLBENT

Ardahan kenti, Göle ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.

BÜYÜKDERBENT

Kocaeli kentine bağlı bir yer.

CİLTBENT

İçine yazılar, boş resim kâğıtları ya da yapılmış resimler konan, bir kenarından bez ile yapıştırılmış mukavva kapaklara verilen ad.

TAHTABENT

Mahfil.

ABSORBENT

Emici.

YENİDERBENT

Tokat ili, Boztepe bucağına bağlı bir bölge.

SÜLENBENT

Binek atlarının göğsüne takılan sahtiyan göğüslük.

ESKİDERBENT

Tokat ilinde, İğdir nahiyesine bağlı bir bölge.

DEKUMBENT

Yalnız dalların uç kısmı yukarı doğru yükselmiş, yerde yatık olarak gelişen bitki.

TERCİİBENT

Divan edebiyatında uyakları başka başka olan birkaç bentten oluşan ve her bendin sonunda tekrarlanan bir beyit bulunan manzume biçimi.

SELEBENT

Eyerin kaymaması için hayvanın göğsüne takılan süslü bağ.

  -   -   -  

Anlamında BENT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BENT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ARGIT

Geçit, boğaz, dağ boğazı, derbent. Keklik tutmakta kullanılan, tahtadan kapanların yan taraflarına bağlanan ağaç parça.

MERMERŞAHİ

Tülbent ile patiska arasında ince bir tür pamuklu kumaş.

BASMACI

Basma yapan ya da satan kimse. Bohça ile köylerde eşya satan kadın, bohçacı. Pamuklu, tülbent vb. üzerine kalıpla desen basan kimse.

KLASÖR

Yazılı kâğıtları düzenli ve sıralı bir biçimde korumak için kullanılan mukavva veya plastikten telli kap, cilbent, sıralaç.

KOLÇAK

Yalnız başparmağı ayrı, diğer dört parmağı bir örülmüş yün eldiven. Kola geçirilen işaretli bağ, pazubent. Kadınların dirseklerine kadar taktıkları basmadan yapılmış olan süs eşyası. Koltuk veya iskemlenin kol konacak parçası. Ceket veya gömlek kollarının kirlenmesine engel olmak için bilekten dirseğe kadar geçirilen eğreti kolluk. Zırhın kola geçirilen parçası.

BARAJ

Suyu toplama, sulama ve elektrik üretme amacıyla akarsu üzerine yapılmış olan bent. Herhangi bir alanda başarıyı tespit etmek için gerekli olan şart. Futbol veya hentbolda serbest atışı yapacak oyuncunun önünde karşı takım oyuncularının yan yana dizilip oluşturdukları set.

ASELBENT

Hekimlikte ve koku yapımında kullanılan aselbent ağacından gövdesi çizilerek elde edilen bir reçine türü.

KIVRAK

Canlı, hareketli, atik. İnce tülbent ya da ipekli başörtüsü. Güzel, şık, yakışıklı. Aceleci. Akıcı, işlek. Yerli dokuması kara bezden yapılmış köylü kadın yeldirmesi.

SARIK

Sarılarak meydana getirilen başlık. Kavuk, fes gibi bazı başlıkların üzerine sarılan tülbent, şal vb.

ORGANZE

İpek veya keten iplikle dokunmuş, tülbent inceliğinde bir tür kolalı kumaş. Bu kumaştan yapılmış.

BAĞLAM

Deste. Bir dil birimini çevreleyen, ondan önce veya sonra gelen, birçok durumda söz konusu birimi etkileyen, onun anlamını, değerini belirleyen birim veya birimler bütünü, kontekst. Herhangi bir olguda olaylar, durumlar, ilişkiler örgüsü veya bağlantısı, kontekst. Bent.

LAPA

Nişastalı tanelerin, su ile kaynatılarak bulamaç kıvamına getirilmiş durumu. Keten tohumu vb. bitkilerin kaynatılmasıyla elde edilen, sıcak olarak tülbent içinde vücuda dıştan uygulanan ilaç.

SARIKÇI

Sarık için gerekli tülbent, abani vb. kumaşları satan kimse. Çeşitli biçimlerde sarık saran kimse.

GEÇİT

Geçmeye yarayan yer, geçecek yer. İki dağ arasında dar ve uzun yol, derbent.

SORMUK

Çocuk emziği. Tülbent içine lokum, şeker konularak küçük çocuklara verilen emzik biçiminde nesne.

BALAT

Orta Çağ'da, üç bentten oluşan bir Batı şiiri türü. Serbest biçimli, romantik, müzik araçlarıyla çalınan veya şarkı olarak okunan eser. Batı'da, belirli danslara eşlik eden bir şarkı türü.

MÜSEMMEN

Sekizli. Sekizer dizeli bentlerden oluşan şiir.

BÜĞEMEK

Önüne bent yaparak suyu toplamak.

MURABBA

Dört şeyden oluşan, dörtlü. Dört dizeli bentlerden oluşan divan edebiyatı şiiri. Kaynatılıp kıvama geldikten sonra dondurulan meyve suyu tatlısı. Kare. Terbiye edilmiş.

KALEBENTLİK

Kalebent olma durumu.