İçinde BANT geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "bant" olan, toplam 31 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bant bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu bant ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bant olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

BANTLAYABİLMEK

13 harfli kelimeler

BANTLAYABİLME

12 harfli kelimeler

ÇOBANTUZLUĞU

11 harfli kelimeler

YABANTEZEĞİ, NALBANTOĞLU, ÇOBANTARAĞI, YABANTAVUĞU

10 harfli kelimeler

NALBANTLAR, BANTLAYICI, NALBANTLIK, BALABANTAŞ, YABANTIRAK

9 harfli kelimeler

ÇOBANTEPE, VİDEOBANT, CAZBANTÇI, BANTLAMAK, ÇOBANTAŞI

8 harfli kelimeler

BANTLAMA, FEBANTEL, SELOBANT

7 harfli kelimeler

YABANTI, ÇİLBANT, CÜLBANT, CULBANT, BANTENG, BANTANG, NALBANT, CAZBANT

Bazı kelimelerin anlamları

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

YABANTAVUĞU

Yabankekliği. Çulluk. Yaban ördeği çeşidinden bir kuş. Yabanıl güvercin. Sülün.

CAZBANTÇI

Cazcı.

BANTLAYABİLMEK

Bantlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

ÇOBANTEPE

Diyarbakır ili, Bağdere nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri. Kahramanmaraş ili, Türkoğlu belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YABANTEZEĞİ

Kırlarda kurumuş tezek.

ÇOBANTARAĞI

Maydanozgillerden, tarlalarda çok rastlanılan, beyaz çiçekli bir bitki (Scandix).

BANTLAYICI

Bantlama işini yapan makine.

VİDEOBANT

Televizyon yayınlarının kaydedildiği, bir kasete sarılı şerit.

YABANTIRAK

Sulak yerlerde yetişen bir tür dereotu (Anethum graveolens).

BANTLAYABİLME

Bantlayabilmek işi.

NALBANTLAR

Aydın şehrinde, Bağarası bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

NALBANTOĞLU

Düzce ili, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.

ÇOBANTUZLUĞU

Sarıçalı.

BALABANTAŞ

Kars ili, Karaurgan nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.

NALBANTLIK

Nalbant olma durumu. Nalbandın işi.

  -   -   -  

Anlamında BANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BANTLAMAK

Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.

BANTLAMA

Bantlamak işi.

BAFTATAKIMI

Nalbantların vida yapmak için kullandıkları aygıt. (Güdül Ankara).

BOVLİNG

Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.

SABO

Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı. Üzerinde deri vb. bant bulunan bir sandalet türü.

VİDEO

Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi. Videoteyp.

AGUTİ

Bazı kemirici hayvanların üzerinde koyu ve açık renkli kılların oluşturduğu bantların birbirini izlemesi ya da gri, siyah bantların arasında sarı renkli bantların oluşmasından sorumlu olan genlerin adı. Kemiriciler (Rodentia) takımının, agutigiller (Agoutidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, bacakları uzun ve kuyruğu küt, eti yenen, Guyana ve Brezilya'da yaşayan bir memeli türü. (Dasyprocta agouti), Kemiriciler (Rodentia) takımının agutigiller (Agoutidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 45 cm. Bacakları uzun ve kuyruğu küttür. Eti yenir. Guyana ve Brezilya'da yaşar.

SUNTIRAÇ

Nalbantların, nallanacak hayvanın tırnağını keserken kullandıkları keskin araç. Saraçların derilere yiv açmakta kullandıkları, metalden U biçimindeki araç.

BAĞCI

Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

DİSKJOKEY

Radyo ve diskoteklerde müzik yayınlarını plak veya ses bantları aracılığıyla yöneten kimse.

KAYDETMEK

Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.

SARIÇALI

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki, kadıntuzluğu, çobantuzluğu, amberbaris (Berberis vulgaris).

KAYIT

Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.

ANKİRİN

Kırmızı kan hücrelerinin zarının sitoplâzmaya bakan yüzünde bulunan, spektrin ve bant III proteini ile etkileşime giren bir protein.

SEKTÖR

Bölüm, kol, dal, kesim. Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası. Aynı işi yapan topluluk.

TEYP

Manyetik bir bant üzerine sesleri kaydeden ve okuyan aygıt.

KIRACAK

Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet.

BANTENG

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar yükseklikte, Güney ve Doğu Asya'da sürüler hâlinde yaşayan bir memeli türü. (Bibos banteng); Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 200, yüksekliği 150 cm. Güney ve Doğu Asyada küçük sürüler halinde yaşar.

SELOTEYP

Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit, selobant.