BANT ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "bant" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. bant ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu bant ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bant olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

Bazı kelimelerin anlamları

BANT

Yapılış özelliğine göre sarma, yapıştırma vb. işlerde kullanılan düz, ensiz, yassı bağ, şerit, izole bant. Ses alma aygıtlarında seslerin kaydı için kullanılan manyetik oksitli plastik veya selüloz şerit. Yara üzerine yapıştırılan özel olarak hazırlanmış ilaçlı küçük şerit.

BANTLAMAK

Bantla iki şeyi birbirine tutturmak, bant yapıştırmak.

BANTLAYABİLME

Bantlayabilmek işi.

BANTLAMA

Bantlamak işi.

BANTLAYABİLMEK

Bantlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

BANTENG

Çift parmaklılar (Artiodactyla) takımının, boynuzlugiller (Bovidae) familyasından, 200 cm kadar uzunlukta, 150 cm kadar yükseklikte, Güney ve Doğu Asya'da sürüler hâlinde yaşayan bir memeli türü. (Bibos banteng); Çift-parmaklılar (Artiodactyla) takımının boynuzlugiller (Bovidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 200, yüksekliği 150 cm. Güney ve Doğu Asyada küçük sürüler halinde yaşar.

BANTA

Yabani armut, ahlat. Yabani armut.

BANTAM

Normal boyutlardaki tavuğun yaklaşık 1/4'ü kadar bir grup minyatür tavuk, Çin tavuğu.

BANTANG

(Heterotis niloticus), Kemikli-balıklar (Teleostei) takımının kemik-dilligiller (Osteoglossidae) familyasından bir balık türü. Uzunluğu 90 cm. Afrika sularında yaşar.

BANTLAYICI

Bantlama işini yapan makine.

  -   -   -  

Anlamında BANT bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde BANT geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DİSKOTEK

Plak, ses bandı koleksiyonu. Çalınan plak, bant vb. eşliğinde dans edilen kulüp, disko.

BAĞCI

Bağ yetiştirip ürününü satan kimse. Bağlayan veya soğuk haddehaneden çıkan metal şerit bobinlere bant yapıştıran kimse.

TEYP

Manyetik bir bant üzerine sesleri kaydeden ve okuyan aygıt.

KAYDETMEK

Yazmak, bazı önemli noktaları tespit etmek. Sıcaklık, basınç gibi bir niceliğin değişkenliğini tespit etmek. Sesi veya resmi manyetik bant üzerine geçirmek. Belirtmek, söylemek. Herhangi bir şeyi bir yere mal etmek, bir şeyin tarih, numara veya adını bir deftere geçirmek. Olumlu sonuç almak. Hatırlamak için yazmak, not etmek. Elektronik veya sayısal araçlarda bilgiyi korumaya almak.

SARIÇALI

Ayrı taç yapraklı iki çeneklilerden, çiçekleri sarı, meyvesi ekşi ve kırmızı renkte, kabuğu ve kökü solucan düşürücü ilaç olarak kullanılan bir bitki, kadıntuzluğu, çobantuzluğu, amberbaris (Berberis vulgaris).

VİDEO

Manyetik bantlar üzerinde yer alan veya sayısal olarak derlenmiş hareketli resimler dizisi. Videoteyp.

SEKTÖR

Bölüm, kol, dal, kesim. Manyetik tamburun, manyetik diskin veya bir disk paketinin üzerindeki, veri ortamının önceden belirlenmiş açılı yer değiştirmesi sırasında manyetik kafaların erişebildiği, bir iz veya bant parçası. Aynı işi yapan topluluk.

DİSKJOKEY

Radyo ve diskoteklerde müzik yayınlarını plak veya ses bantları aracılığıyla yöneten kimse.

EPENDİMOM

Ependim hücrelerinden köken alan, daha çok yanal karıncıklarla omuriliğin kanalis sentralisinde yerleşen ve beyin-omurilik sıvısıyla metastaz yapabilen tümör hücrelerinin bantlar veya rozet biçiminde yerleşimiyle belirgin normal dışı ve kontrolsüz doku üremesi, ependim tümörü.

ANKİRİN

Kırmızı kan hücrelerinin zarının sitoplâzmaya bakan yüzünde bulunan, spektrin ve bant III proteini ile etkileşime giren bir protein.

SELOTEYP

Yapıştırma işlerinde kullanılan, ince, saydam, bir yüzü yapışkan şerit, selobant.

SUNTIRAÇ

Nalbantların, nallanacak hayvanın tırnağını keserken kullandıkları keskin araç. Saraçların derilere yiv açmakta kullandıkları, metalden U biçimindeki araç.

ELİFİ

Bantlarla süslenmiş.

BOVLİNG

Özel olarak üretilmiş topla, bir bant üzerinde arkalı önlü dizilmiş kukaları uzaktan devirme amacına dayalı bir oyun türü.

KAYIT

Bir yere mal ederek deftere geçirme. Pencere çerçevesi. Bir yazının, bir hesabın tarih, numara vb.nin veya kopyasının bir yerde yazılı bulunması. Araç, eşya. Sesi veya görüntüyü manyetik bant üzerine geçirme işlemi. Önem verme. Yiyecek. Sınırlama, davranışlarını çerçeveleme. Resmî belge. Şart.

NALBANTLIK

Nalbant olma durumu. Nalbandın işi.

BAFTATAKIMI

Nalbantların vida yapmak için kullandıkları aygıt. (Güdül Ankara).

SABO

Genellikle birçok Avrupa ülkesinde giyilen tahta ayakkabı. Üzerinde deri vb. bant bulunan bir sandalet türü.

KIRACAK

Nalbantların atın tırnağını kesmek için kullandıkları keskin demir alet.

AGUTİ

Bazı kemirici hayvanların üzerinde koyu ve açık renkli kılların oluşturduğu bantların birbirini izlemesi ya da gri, siyah bantların arasında sarı renkli bantların oluşmasından sorumlu olan genlerin adı. Kemiriciler (Rodentia) takımının, agutigiller (Agoutidae) familyasından, 45 cm kadar uzunlukta, bacakları uzun ve kuyruğu küt, eti yenen, Guyana ve Brezilya'da yaşayan bir memeli türü. (Dasyprocta agouti), Kemiriciler (Rodentia) takımının agutigiller (Agoutidae) familyasından bir memeli türü. Uzunluğu 45 cm. Bacakları uzun ve kuyruğu küttür. Eti yenir. Guyana ve Brezilya'da yaşar.