Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bara" olan, toplam 24 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bara ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bara olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bara olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
BORIBARA
HUMBARA, ZULBARA, TAMBARA, DAMBARA, CIMBARA, CANBARA, CAMBARA, ABABARA, KUMBARA
CIBARA, CİBARA, CUBARA, DIBARA, GABARA, ISBARA, SUBARA, ŞUBARA, KABARA, ZIBARA, ZUBARA, DUBARA
ABARA
BARA
BARA
Aynı gerilimdeki besleme hattı veya çıkışların toplandığı ve dağıtıldığı boru veya iletken çubuk veya lama. Göl. Bataklık. Demirden kaldıraç çubuğu. Ocak başı. Şiddetli yağmur, sağanak. Beyaz renkli, işlenmemiş, kısır toprak, killi arazi.
TAMBARA
Ahmak, uyuşuk, tembel.
CANBARA
Pulluğu tekerleğe bağlayan halka.
CUBARA
Çingene.
DIBARA
İçten olmayan söz ve hareketler, kurum, tafra.
CAMBARA
Pulluğu harazana bağlayan zincir.
KUMBARA
Para biriktirmek için kullanılan, bozuk veya kâğıt para atılan deliği olan, metal, toprak, plastikten yapılmış küçük kap. Humbara.
BORIBARA
Satışta değişme usulü.
ZULBARA
Birlikte yapma; imece.
DAMBARA
Mısır kavurmaya yarayan tel aygıt.
HUMBARA
Demir veya tunçtan dökülmüş, yuvarlak ve boş olan içine patlayıcı maddeler doldurulup havan topu veya el ile atılan, yuvarlak bir bomba türü, kumbara.
ABABARA
Kebab kestane.
GABARA
Kundura altına çakılan yuvarlak tepeli çivi. Baş kısmı mantarı andıran çivi. (Senirkent Isparta).
CIMBARA
Yemek çatalı.
CIBARA
Serseri, düşük karakterli insan. Görgüsüz. Tutumsuz. Küçük üzüm salkımı. Tütünün küçük yaprağı. Diz boyu. Geçim darlığı çeken, yoksul, züğürt. Çıplak. Hırçın, eğitilmemiş.
CİBARA
Cılız, zayıf. Çok çocuklu aile. Fakir.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KUMBARAHANE
Humbarahane.
KRAMPON
Futbol ayakkabılarının altındaki, çimende rahat hareket etmeyi sağlayan, deri veya sentetik kabara, tutmalık. Tuğla bacaların sağlamca durması için çevresine sarılan kuşak. İki parçayı sıkıca tutup sıkmaya yarayan metal parçası.
HUMBARACI
Humbara kullanan asker, kumbaracı.
SAVAK
Suyu başka yöne akıtmak için yapılmış olan düzenek. Bir barajın fazla suyunu akıtmak için yapılmış olan düzen. Aptal, salak. Değirmen arkındaki fazla suyun akması için açılan ikinci su yolu.
KAMP
Çadır, baraka vb. eğreti araçlardan oluşturulan konak yeri. Belli bir düşünce çevresinde birleşen topluluk. Tutsakların veya siyasal sürgünlerin toplanıldığı yer. Kurum ve kuruluşlarda çalışanların dinlenmek, eğlenmek için gittikleri konaklama yeri. Bu yerde konaklama.
AMBARCI
Ambara bakan görevli, ambar memuru.
DUBARACILIK
Dubaracının yaptığı iş, hilekârlık.
KORDON
Genellikle ipekten yapılmış kalın ip. Göbek bağı. Teneke ve çinko eşyaların üstüne süs yapmak için kullanılan araç. Bir yere girip çıkmayı denetim altına almak için görevlilerden oluşturulan dizi. Kıyı şeridi. Saat, madalyon vb.ni asmaya yarayan ince zincir. İnce tellerden örülen ve özellikle ütü, ızgara vb. ev araçlarında kullanılan elektrik kablosu. Kabaran denizin kumsalda bıraktığı döküntü katmanı. İnce uzun sıralar durumunda yapılmış oymalı duvar veya mobilya süsü.
KUMBARACI
Humbaracı.
HUMBARAHANE
Humbara yapılmış olan fabrika, kumbarahane. Humbaracı yetiştirmek amacıyla 1739'da açılan ilk Türk askerî okullarından biri.
ALDATMACA
Aldatmaya dayanan davranış, aldatıcı oyun, dubara.
KABARALI
Kabara çakılmış olan.
KALKIK
Düzeyine göre yüksekte olan. Kabararak yerinden ayrılmış. Dik durumda, ucu yukarı doğru olan.
SALAŞ
Sebze, meyve vb. satmak için kurulmuş, eğreti, derme çatma dükkân. Uyumsuz, derme çatma, kötü görünen. Tahtadan yapılmış (baraka).
DEPOLAMAK
Saklamak veya korumak amacıyla ambara koymak, depo etmek, biriktirmek, ambarlamak. Bir bellek cihazına veriyi yerleştirmek veya saklamak.
IZGARA
Metal çubukların, ağaç dallarının aralıklı sıralanmasıyla yapılmış olan parmaklık veya kafes biçiminde araç. Bu araç üstünde pişmiş. Et, balık, köfte vb. yiyecekleri pişirmekte kullanılan araç, gril. Futbol ayakkabısının altında bulunan iri başlı kabara. Pisliklerin su yollarını tıkamasını önlemek veya havalandırmak amacıyla su yollarının havalandırma çıkışları üzerine konulan kafesli veya parmaklıklı demir.
DUYUM
Duyu. Doğruluğu kesin olarak bilinmeyen haber, istihbarat. Kişinin duyular yoluyla elde ettiği izlenim, ihsas.
DUBARACI
Dubarayla iş gören kimse, düzenci.
BARBARCA
Barbara özgü. (barba'rca) Kaba ve kırıcı bir davranışla, barbarcasına.
BARAKACIK
Küçük baraka.