Kelimeler arşivi içinde; başında "bare" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. bare ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu bare ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde bare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
BAREBÜTÜN
BARETLİK
BARENİM, BAREŞKİ
BAREM, BARET
BARE
BARE
Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Ocak önlüğü. Hiç olmazsa, bari. Bari.
BARET
Küçük takke, papaz takkesi. İşçilerin başlarına giydikleri, metal veya plastikten yapılmış koruyucu başlık. Bir süs iğnesi türü.
BAREBÜTÜN
Çok tatlı, kokulu bir çeşit kavun.
BAREM
Devlet memurlarının maaşlarının derece ve tutarlarını düzenleyen sistem ve çizelge.
BARETLİK
Baret konulan yer. Baret yapmaya yarayan malzeme.
BARENİM
Bir kimseye kusurundan dolayı takılan isim.
BAREŞKİ
Kalleş, dönek: Bareşkilik yapma kızım.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
KABARECİLİK
Kabarecinin yaptığı iş.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
ÇEVİRTİ
(Söz sanatı terimi) Birbirine bağlı kelimelerin sırasını bozmaktan ibaret bir çeşit evirtim. Zamanın çoğunda anlamına zamanın çoğu demek gerekirken Çoğu zaman denildiği gibi.
BALAD
Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal.
RUHANİYET
Ruhtan ibaret olma durumu. Ölmüş kutsal bir kimsenin, bir inanışa göre sürüp gitmekte bulunan manevi gücü.
AKROKORDON
Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
KABARECİ
Kabare oynayan oyuncu.
MARKÖR
Önemli ibareleri veya dikkati çekmek istenilen yerleri işaretlemeye yarayan kalem.
EPİDİDİMİS
Erkek eşey organında testisten vas deferens'e giden ve başlıca kanalcıklardan oluşan kitle. Erkek üreme sisteminde, testislerin üzerinde bulunan spermlerin olgunlaştığı ve kısa bir süre depolandığı yer. Erkeklerde er bezinin yanına ve üzerine tutunmuş olarak uzanan, içerisinde spermatozoonların depolandığı, yoğunlaştığı, olgunlaştığı ve taşındığı kanal biçiminde bir oluşum, epididim. Baş, gövde ve kuyruk kısımlarından ibarettir.
AMAZONLAR
MÖ 1200 yılından itibaren Karadeniz Bölgesi'nde yaşamış, savaş aletleri ok, yay, kargı ve iki ağızlı balta olan, tamamen kadın savaşçılardan oluşan tarihi bir ulus.
ENDOFTALMİTİS
Üvea, retina ve göz boşluklarından ibaret olan gözün iç tabakasının yangısı.
MEYHANE
İçki satılan ve içilen yer, içki yeri. Kabare.
PERLİT
Erimiş sodyum, potasyum, alüminyum silikattan ibaret olan cam gibi bir volkanik kayadan patlatılarak pudra hâline getirilmiş bulunan, hazır sıva, hafif levha yapımında, izolasyon işinde, yem maddelerinin preslenmesinde kullanılan yardımcı bir madde. İnci taşı.
ANIRI
İtibaren, -den beri (yer ve zaman hakkında).
ANARI
Arı beyi. Çabuk, tez: Evde işim var gel anarı. Ters, aksi: İşim anarı gitti. Ayrı: Bizim at başka hayvanlardan anarı duruyor. İtibaren,-den beri (yer ve zaman hakkında): İpi buradan anarı çek. 2.-den doğru, yönünden, tarafından: Koyunlar bağlardan anarı geldi. Dolayı, ötürü. Karşı taraf, karşı yaka: Anarı yemyeşildir. Öteye, öte taraf, öte: Anarı dur. O yan, o taraf.
GECE
Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.
BALALITAKIM
Dokuz parçadan ibaret mobilya.
EHDİBAREN
Arapça kökenli i'tibâren: itibaren.
ÇİPLİK
İnce ağaç dallarından yapılmış kamçı. Şeytan tırnağı. Baş ve işaret parmaklarının arasındaki açıklıktan ibaret olan bir ölçü.