Kelimeler arşivi içinde; sonunda "bare" olan, toplam 7 adet kelime bulunmaktadır. Sonu bare ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında bare olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde bare olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KABARE, CİBARE, KİBARE, ŞUBARE
İBARE, ABARE
BARE
BARE
Bari, keşke, hiç olmazsa, öyle ise. Ocak önlüğü. Hiç olmazsa, bari. Bari.
KABARE
Çeşitli gösterilerin yapıldığı eğlence yeri. Meyhane.
CİBARE
Serseri, düşük karakterli insan. Görgüsüz. Asaletsiz. Terbiyesiz, şımarık kişi.
KİBARE
Davranış, düşünce, duygu bakımından ince, nazik olan. Seçkin, değerli. Zengin, soylu.
ŞUBARE
Başlık, takke. Bebek başlığı.
ABARE
Şaşma ve korku ünlemi.
İBARE
Bir düşünceyi anlatan bir veya birkaç cümlelik söz.
Bu bölümde tanımı içerisinde BARE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BALAD
Toplantılarda, genellikle dansla birlikte koşuk, türkü biçiminde söylenen küçük masallardan her biri. bk. halk baladı, ikincil balad, öğütsel balad, serüven baladı, tarihsel balad. (Fransız edebiyatı). (Onüçüncü yüzyılda) Dans şarkısı. (Bugün) Üç dönüden ve bir ağırlamadan ibaret küçük bir koşuk şekli. Bir çeşit nazımlı masal. (XII. ve XIII. yüzyıla kadar) Dans şarkısı. Uyak örgüsü, uyak türü ve dize sayısı bakımından birbirinin aynı üç bent ve bir sunu ile başlayan yarım bentten oluşan eski bir Fransız koşuk biçimi. Koşuk biçiminde bir tür masal.
KABARECİLİK
Kabarecinin yaptığı iş.
PERLİT
Erimiş sodyum, potasyum, alüminyum silikattan ibaret olan cam gibi bir volkanik kayadan patlatılarak pudra hâline getirilmiş bulunan, hazır sıva, hafif levha yapımında, izolasyon işinde, yem maddelerinin preslenmesinde kullanılan yardımcı bir madde. İnci taşı.
UĞURLU
Uğuru olan, iyilik getirdiğine inanılan, kutlu, tekin, kademli, meymenetli, mübarek.
MEYHANE
İçki satılan ve içilen yer, içki yeri. Kabare.
BAŞLIK
Genellikle başı korumak için giyilen şapka, serpuş. Tekerlek parmaklarının çakılı olduğu kısım. Bir sütunun, bir direğin tepeliği. Kâğıt veya zarf üstüne basılmış ad ve adres, antet. Tablaların veya iş parçalarının düzgün kalmasını sağlamak amacı ile baş taraflarına takılan parça. Bir yazının, bir kitabın bölümlerinin başına konulan ve konuyu kısaca tanıtan ibare, serlevha. Başlık parası. Üst giysilerinin yakalarına takılı başlık, kapüşon. Hayvan koşumunun başa geçirilen bölümü.
AKROKORDON
Köpeklerde küçük, kılsız, hiperplastik bir epidermisle damardan zengin kollajen dokudan ibaret, saplı veya sapsız, deri eklentileri içermeyen, deri sarkmalarıyla belirgin iyicil tümör, fibrovasküler papillom, yumuşak fibrom, pendilöz yumuşak fibrom.
BARETLİK
Baret konulan yer. Baret yapmaya yarayan malzeme.
MARKÖR
Önemli ibareleri veya dikkati çekmek istenilen yerleri işaretlemeye yarayan kalem.
GECE
Genellikle saat 22.00'den itibaren gün ağarıncaya kadar geçen süre, tün, şeb. Bu süre içindeki karanlık. Geceleyin. Eğlence, anma vb. amaçlarla geceleyin düzenlenen toplantı.
ÇEVİRTİ
(Söz sanatı terimi) Birbirine bağlı kelimelerin sırasını bozmaktan ibaret bir çeşit evirtim. Zamanın çoğunda anlamına zamanın çoğu demek gerekirken Çoğu zaman denildiği gibi.
ANARI
Arı beyi. Çabuk, tez: Evde işim var gel anarı. Ters, aksi: İşim anarı gitti. Ayrı: Bizim at başka hayvanlardan anarı duruyor. İtibaren,-den beri (yer ve zaman hakkında): İpi buradan anarı çek. 2.-den doğru, yönünden, tarafından: Koyunlar bağlardan anarı geldi. Dolayı, ötürü. Karşı taraf, karşı yaka: Anarı yemyeşildir. Öteye, öte taraf, öte: Anarı dur. O yan, o taraf.
ÇİPLİK
İnce ağaç dallarından yapılmış kamçı. Şeytan tırnağı. Baş ve işaret parmaklarının arasındaki açıklıktan ibaret olan bir ölçü.
AMAZONLAR
MÖ 1200 yılından itibaren Karadeniz Bölgesi'nde yaşamış, savaş aletleri ok, yay, kargı ve iki ağızlı balta olan, tamamen kadın savaşçılardan oluşan tarihi bir ulus.
ANIRI
İtibaren, -den beri (yer ve zaman hakkında).
BALALITAKIM
Dokuz parçadan ibaret mobilya.
KABARECİ
Kabare oynayan oyuncu.
EHDİBAREN
Arapça kökenli i'tibâren: itibaren.
RUHANİYET
Ruhtan ibaret olma durumu. Ölmüş kutsal bir kimsenin, bir inanışa göre sürüp gitmekte bulunan manevi gücü.
BAREŞKİ
Kalleş, dönek: Bareşkilik yapma kızım.