Kelimeler arşivinde; içinde "bana" olan, toplam 45 tane kelime bulunuyor. İçerisinde bana bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu bana ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında bana olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
ÇOBANALDATANLAR
ÇOBANALDATAN, YABANARILARI
YABANARMUDU, DOKUNMABANA, ABANABİLMEK, TABANASTARI
KAHBANALLI, YABANARISI, TABANAĞACI, ABANABİLME, YABANAĞACI, BASBANAKLI
KAHBANALI, OBANAĞACI, YABANALIH, YABANARDI
CIRBANAK, BANALLİK, KIRBANAK, GASBANAK, GÖZEBANA
TARBANA, SABANAN, ZABANAN, KAYBANA, ZORBANA, GABANAH, GAYBANA, İKEBANA, ÇIBBANA, CİBBANA, CIRBANA, CARBANA, İSBANAH, ARABANA, ACABANA
CABANA, KABANA, SABANA
ABANA, BANAZ, BANAL, BANAK
BANA
BANA
Ben zamirinin yönelme durumu eki almış biçimi.
ÇOBANALDATANLAR
Kuşlar (Aves) sınıfının, karinalılar (Carinatae) bölümünün, gökkuzgunumsular (Coraciiformes) takımından, geniş ve yassı başlı, yumuşak tüylü, çobanaldatangiller (Caprimulgidae) familyasını da içine alan bir alt takım.
ÇOBANALDATAN
Çobanaldatangillerden, kahverengimsi gri zemin üzerine benekli ve çizgili tüyleri olan, kanatları sivri, kuyruğu uzun, boynu kısa, başı iri ve enli, gagası ufak, kısa ve kancalı bir tür kuş, keçisağan (Caprimulgus europaeus).
YABANAĞACI
Akasya.
ABANABİLMEK
Abanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAHBANALI
Kurnaz.
ABANABİLME
Abanabilmek işi.
DOKUNMABANA
Kanser.
KAHBANALLI
Kurnaz.
TABANASTARI
Ayakkabının içine konan ince deri. (Bor Aksaray Niğde).
BASBANAKLI
Perişan, üstü başı salkım saçak.
YABANARILARI
Bitkisel ürün yağmacısı olarak büyük rol oynayan ve sokması ağrılı, rengi sarı, kahverengi ya da kızıl türleri içine alan zarkanatlılar familyası.
TABANAĞACI
Kayığın tabanındaki bir uçtan diğer uca geçen ağaç. (Yenice Gelendost Isparta).
YABANARISI
Birçok yiyeceklerimizi, özellikle ergin meyveleri kemirerek zarara yol açan yabanarıları familyasının örnek türü.
YABANARMUDU
Ahlat. Yazın yetişen uzunca, sarı renkli bir armut çeşidi.
OBANAĞACI
Yatay yelken ağacı. (Yenice Gelendost Isparta).
Bu bölümde tanımı içerisinde BANA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
BENCE
Bana göre, benim düşüncemce.
ACIK
Dağlarda yetişen bir çeşit yabani elma. Biraz, azıcık, pekaz. Öç, intikam, kin, garaz. İnat, zıddiyet, nisbet. Keder, ıstırap, elem. Merhamet, şefkat. Hiddet, gazap, öfke. Sıkıntı, eziyet: Şu işi görürken bana acık etme. Yaban armudu, ahlat. Sumak yaprağı, nar, ceviz, palamut kabuğu, şap gibi şeylerden yapılan ve içine boyanacak bez atılan sıvı. Azıcık, biraz. Acı, dert, ıstırap.
HU
"Neredesin, bana bak" anlamlarında, genellikle kadınlar tarafından kullanılan bir seslenme sözü. Tanrı. Dervişler arasında kullanılan bir seslenme sözü.
KANSER
Bir organ veya dokudaki hücrelerin kontrolsüz olarak bölünüp çoğalmasına bağlı olarak yakın dokulara yayılmasıyla veya uzak dokulara sıçramasıyla beliren hastalık, amansız hastalık, incitmebeni, dokunmabana.
AĞILÖNLER
Ağılı önlemek amacıyla tabana sürülen özel yapıda kimyasal özdek.
BANALLİK
Banal olma durumu.
LOLO
"Bir sözün, bir tutumun veya davranışın gerçek ve geçerli olmadığını, başkalarının söz konusu olayda aldanabileceğini ancak söz sahibinin aldanmayacağını, aldatılamayacağını" belirten bana da mı lolo deyiminde geçen bir söz.
ACAĞACI
At arabasında ön takım makaslarını birbirine bağlayan üstü demirli ağaç. (Kızılcasöğüt Banaz Uşak).
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
HİŞT
"Hey, bana bak, sana söylüyorum" anlamında kullanılan bir seslenme sözü, hiş.
YAHU
"Hey, bana bak, baksana" anlamlarında bir seslenme sözü. Cümlede rica anlamını pekiştirmek için kullanılan bir söz. Üzerine dikkati çekmek için söylenen söze katılan bir kelime.
KOŞMAK
Adım atışlarını artırarak ileri doğru hızla gitmek. Bir işle çok ilgilenmek, koşuşturmak. Kovalamak, üstüne düşmek, izlemek. Koşuya çıkmak. Birlikte iş görmesi için bir şeyi başka birinin yanına katmak, arkadaş olarak vermek. Bir yere ivedilikle gitmek. Birini, bir işte görevlendirmek. Hayvanı çekeceği arabaya, sabana vb.ne bağlamak.
GÖKKUZGUNUMSULAR
Gökkuzgunlar, ağaçkakanlar, çobanaldatanlar ve sağanları içine alan kuşlar sınıfından bir takım.
KEÇİSAĞAN
Çobanaldatan.
SAPMA
Sapmak işi. Bir ışının saydam bir biçmeden geçtikten sonra giriş doğrultusu arasında oluşturduğu açı. Bazı kelimelerin kurallara göre almaları gereken biçimlerden uzaklaşması durumu: Ben-ge bene yerine bana, sen-ge sene yerine sana olması gibi. Serbest bir mıknatıslı iğnenin denge konumundayken gösterdiği doğrultudan geçen düşey düzlemle, bulunulan noktanın meridyen düzlemi arasındaki açı.
ABANIK
"Samit" kelimesinden çevirme olan "sessiz" teriminin dilbilim bakımından yanlış olduğu bilinmektedir. Esasen sesli ve sessiz kelimeleri voisé ve invoisé terimlerinin tam karşılığıdır. (bk. Sesli ve Sessiz). Bu sesler, yani samitler, söylenirken ses aygıdmda herhangi bir kısmın başka bir kısma abanarak yolu daraltması veya kapamasıyla meydana geldikleri için fizyolojik olay gözönünde tutulup bunlara "abanık" denilmiştir. Bu bakımdan abanıklar DARALTILI (Constricitive) ve KAPANTILI (Occlusive) diye iki sınıfa ayrılır (bk. Daraltılı ve Kapantılı). Abanıklar boğumlanma noktalarına göre de ayrı bir sınıflamaya uğrarlar: AĞIZDIŞI (Eixtrabuccale), AĞIZİÇİ (Intra - buccale) ve AĞIZARDI (Post - buccale) ; (Bu kelimelere bakınız). Bundan başka dilin boğumlamayı sağlıyan kısmı bakımından bir sınıflama daha yapılıyor. bk. Dilönü, Dilortası ve Dilardı abanığı.
DÖŞEMELİK
Yapılarda tabana döşemek için kullanılan (gereç). Kanepe, koltuk vb.nin kaplanmasına elverişli (kumaş).
NE
Türk alfabesinin on yedinci harfinin adı, okunuşu. Hangi. Şaşma veya abartı bildiren bir söz. Her şey. "Sana ne, bana ne" gibi sorularda "ne ilgisi var" anlamına gelen bir söz. Neon elementinin simgesi. Nasıl. Neden. Soru biçiminde şaşma bildiren ünlem. Hangi şey. Birçok şey.
BACAK
Vücudun kasıktan tabana kadar olan bölümü. Bazı şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek veya bunlardan her biri, ayak. Hayvanlarda yürümeye veya atlamaya yarayan organ. İskambil kâğıtlarında genç erkek resimli kâğıt, oğlan, vale.
ÇOBANLIK
Çoban olma durumu. Çobana verilen ücret. Çobanın gördüğü iş.