Kelimeler arşivinde; içinde "aşir" olan, toplam 17 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aşir bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aşir ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aşir olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
FERAHNAKAŞİRAN
BUSELİKAŞİRAN
TURŞAŞİRİN, MÜBAŞİRLİK, DAŞİRİLMEK, ACEMAŞİRAN
AŞİRMEK, HAŞİRİK, MÜBAŞİR
NAŞİRE, AŞİRET
CAŞİR, AŞİRA, HAŞİR, KAŞİR, NAŞİR
AŞİR
AŞİR
Bir dini tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri. Aşure. On sayısı. On gün.
KAŞİR
Dar paçalı bir çeşit şalvar ile kısa ceket.
NAŞİRE
Söyleyiş: na:şire) Dağıtan, yayan, saçan.
MÜBAŞİR
Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı.
CAŞİR
Kırlarda yetişen, susuzluğa dayanan bir çeşit ot.
AŞİRMEK
Aşermek.
DAŞİRİLMEK
Değiştirilmek, tayin olmak: Muallim burdan dâşirilmiş.
MÜBAŞİRLİK
Mübaşir olma durumu. Mübaşirin görevi.
HAŞİR
Toplanma, bir araya gelme. Kıyamet gününde ölülerin diriltilip mahşere çıkarılması.
HAŞİRİK
Kırkı çıkmamış bebeğin üzerine, babasının eşyası bırakıldığı için vücudunda meydana geldiğine inanılan yara.
TURŞAŞİRİN
Ekşimsi, mayhoş.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
ACEMAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde kullanılan şet makamlarından biri.
BUSELİKAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde birleşik bir makam.
FERAHNAKAŞİRAN
Klasik Türk müziğinde bir makam.
AŞİRA
Aşure.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AŞIRAT
Aşırı. Aşiret.
GANAT
Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).
OYMAK
Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.
DARĞA
Mübaşir.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
GAZVE
Arap aşiretleri arasında yapılmış olan savaş. Din uğruna yapılmış olan savaş.
ELBAŞI
Oyunda ilk oynayan kişi. Bir soyun başı ya da aşiret beyi. Bingöl ili, Solhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Elbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
ÇARPANA
Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).
YAYIMCI
Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi, editör. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye teknik düzeyde ulaştırılmasını sağlayan kimse. Görsel ve yazılı basında yayıma hazırlama yetkisi olan kimse, editör.
AŞAYIR
Aşireti olan, geniş aile mensubu kimse.
KÖÇEKLİ
Köy ve aşiret. Kastamonu şehri, Taşköprü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
GÖÇERİL
Göçebe halk, aşiret.
ŞEYH
Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse. Arap kabile ve aşireti başkanı. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
GABİLE
Kabile, aşiret, karşılığı gabine.
KONARGÖÇER
Göçebe bir hayat süren, bir yere sürekli yerleşmeyen (aşiret, oba vb.), göçerkonar.
GICIRDAK
Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı. Çocukların uç kısımlarına asılarak döndükleri, yere çakılan bir kazık üzerine oturtulmuş sırıktan yapılmış oyun aracı. (Saçıkaralı ve Sarıkeçili aşiretleri Adana). Salıncak.
KERGİN
Karmakarışık durumda olan aşiret ve kabileler.
ÇOMÇA
Kırlarda pınarlardan su içmek için çamdan oyulmuş saplı su kabı, çömçe, susak. Sarmısak dövülen bir çeşit havan. Kepçe, büyük tahta kaşık. Yayıktan yağ almak için kullanılan tahta kaşık. (Sarıkeçili ve Saçıkaralı aşiretleri Kayseri ve Adana arası). (bk).çömçe.