Kelimeler arşivi içinde; başında "aşir" olan, toplam 4 adet kelime bulunmaktadır. aşir ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu aşir ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde aşir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AŞİR
Bir dini tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri. Aşure. On sayısı. On gün.
AŞİRMEK
Aşermek.
AŞİRET
Dil ve kültür yönünden büyük bir türdeşlik gösteren, birçok boydan oluşan, yapısındaki aileler arasında toplum, ekonomi, din, kan veya evlilik bağları bulunan göçebe veya yerleşik nitelikteki topluluk, oymak.
AŞİRA
Aşure.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
DARĞA
Mübaşir.
AŞIRAT
Aşırı. Aşiret.
ÇOMÇA
Kırlarda pınarlardan su içmek için çamdan oyulmuş saplı su kabı, çömçe, susak. Sarmısak dövülen bir çeşit havan. Kepçe, büyük tahta kaşık. Yayıktan yağ almak için kullanılan tahta kaşık. (Sarıkeçili ve Saçıkaralı aşiretleri Kayseri ve Adana arası). (bk).çömçe.
ÇARPANA
Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).
GICIRDAK
Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı. Çocukların uç kısımlarına asılarak döndükleri, yere çakılan bir kazık üzerine oturtulmuş sırıktan yapılmış oyun aracı. (Saçıkaralı ve Sarıkeçili aşiretleri Adana). Salıncak.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
OYMAK
Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.
YAYIMCI
Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi, editör. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye teknik düzeyde ulaştırılmasını sağlayan kimse. Görsel ve yazılı basında yayıma hazırlama yetkisi olan kimse, editör.
KERGİN
Karmakarışık durumda olan aşiret ve kabileler.
MÜBAŞİRLİK
Mübaşir olma durumu. Mübaşirin görevi.
GÖÇERİL
Göçebe halk, aşiret.
ELBAŞI
Oyunda ilk oynayan kişi. Bir soyun başı ya da aşiret beyi. Bingöl ili, Solhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Elbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
GANAT
Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
KONARGÖÇER
Göçebe bir hayat süren, bir yere sürekli yerleşmeyen (aşiret, oba vb.), göçerkonar.
AŞAYIR
Aşireti olan, geniş aile mensubu kimse.
ŞEYH
Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse. Arap kabile ve aşireti başkanı. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.
GAZVE
Arap aşiretleri arasında yapılmış olan savaş. Din uğruna yapılmış olan savaş.
GABİLE
Kabile, aşiret, karşılığı gabine.