Kelimeler arşivi içinde; sonunda "aşir" olan, toplam 6 adet kelime bulunmaktadır. Sonu aşir ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında aşir olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde aşir olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
AŞİR
Bir dini tören sırasında veya cemaatle namaz kılınıp dua edildikten sonra okunan Kur'an ayetleri. Aşure. On sayısı. On gün.
MÜBAŞİR
Mahkemede duruşmaya girecekleri ve tanıkları çağıran, yargıcın emirlerini bildiren, kâğıtları getirip götüren görevli, çağrıcı.
HAŞİR
Toplanma, bir araya gelme. Kıyamet gününde ölülerin diriltilip mahşere çıkarılması.
KAŞİR
Dar paçalı bir çeşit şalvar ile kısa ceket.
CAŞİR
Kırlarda yetişen, susuzluğa dayanan bir çeşit ot.
NAŞİR
Yayımcı. Yayan, saçan. yayınlayan, yayınlayıcı, yayıncı; yayımlayan,yayımlayıcı, yayımcı. Yayan, dağıtan, saçan. Kitap ve benzerleri yayımlayan, çıkaran.
Bu bölümde tanımı içerisinde AŞİR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
MÜBAŞİRLİK
Mübaşir olma durumu. Mübaşirin görevi.
GICIRDAK
Tahterevalli ya da tahterevalliye benzeyen bir oyun aracı. Çocukların uç kısımlarına asılarak döndükleri, yere çakılan bir kazık üzerine oturtulmuş sırıktan yapılmış oyun aracı. (Saçıkaralı ve Sarıkeçili aşiretleri Adana). Salıncak.
KERGİN
Karmakarışık durumda olan aşiret ve kabileler.
ŞEYH
Tarikat kurucusu, bir tarikatta en yüksek dereceye ulaşmış olan kimse. Arap kabile ve aşireti başkanı. Tarikat büyüğü veya tarikat kollarından birinin başında bulunan kimse.
AŞAYIR
Aşireti olan, geniş aile mensubu kimse.
ÇAĞRICI
Çağırma işini yapan, çağırmak için giden kimse, davetçi. Mübaşir. Sahnede oyuncuları takdim eden kimse.
GABİLE
Kabile, aşiret, karşılığı gabine.
GANAT
Kağnının direklerini birbirine bağlayan ağaçlar. Kanaat. Merdiven. (Yukarıkaşıkara Yalvaç Isparta). Çark adı verilen ip bükme aracının dönen kısmı. (Ötkünlü aşireti, Gedikli Şarkikaraağaç Isparta).
ÇOMÇA
Kırlarda pınarlardan su içmek için çamdan oyulmuş saplı su kabı, çömçe, susak. Sarmısak dövülen bir çeşit havan. Kepçe, büyük tahta kaşık. Yayıktan yağ almak için kullanılan tahta kaşık. (Sarıkeçili ve Saçıkaralı aşiretleri Kayseri ve Adana arası). (bk).çömçe.
DARĞA
Mübaşir.
ÇARPANA
Sahan kapağını andıran ve birbirine vurularak çalınan büyük zil. Zilli def. Zilli maşa. Eski ayakkabı. Eski deri parçası. Deri kırıntıları. Dört beş metre uzunluğunda yün kuşak. Araba tekerleğine konulan sert bir tabla. Serseri, avare. Tavukların kaçmasını önlemek için ayaklarına takılan şey. Dokuma tezgahının bir parçası olan dört delikli kare biçiminde bir tahta. (Yenikent Aksaray Niğde; Saçıkaralı ve Sarıkeçeli aşiretleri Adana).
KONARGÖÇER
Göçebe bir hayat süren, bir yere sürekli yerleşmeyen (aşiret, oba vb.), göçerkonar.
GAZVE
Arap aşiretleri arasında yapılmış olan savaş. Din uğruna yapılmış olan savaş.
OYMAK
Aşiret. Keskin, sivri uçlu bir cisimle bir şeyi yontarak veya delerek çukur oluşturmak. Bıçaklayarak yaralamak. Kazıklamak. Hemen hemen benzer veya aynı tür yıldızlardan oluşmuş, Samanyolu'nun seyrek yapılı genç kümelerinden her biri. İzcilikte küçük birlik. Kumaş vb.ni girintili bir biçimde kesmek.
ELBAŞI
Oyunda ilk oynayan kişi. Bir soyun başı ya da aşiret beyi. Bingöl ili, Solhan ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir bölge. Kayseri ilinde, Elbaşı nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
HAYTA
Osmanlıların ilk dönemlerinde eyalet askerlerinin uç boylarında görevli sınıflarından biri. Toroslarda yaşayan bir Yörük aşireti. Başıboş, bir baltaya sap olamamış, apaş, serseri.
EL
Kolun bilekten parmak uçlarına kadar olan, tutmaya ve iş yapmaya yarayan bölümü. Ülke, yurt, il. Kez, defa. Halk, ahali. İskambil oyunlarında her bir tur. Bazı nesne ve araçların tutmaya yarayan bölümü. Yakınların dışında kalan kimse, yabancı. Oba, aşiret. Sahiplik, mülkiyet. İskambil oyunlarında oynama sırası.
GÖÇERİL
Göçebe halk, aşiret.
YAYIMCI
Bir sanatçının, bir yazarın eserini yayıma hazırlayan kimse veya kuruluş, yayıncı, naşir, tabi, editör. Herhangi bir eserin radyo ve televizyon aracılığıyla dinleyiciye, seyirciye teknik düzeyde ulaştırılmasını sağlayan kimse. Görsel ve yazılı basında yayıma hazırlama yetkisi olan kimse, editör.
AŞIRAT
Aşırı. Aşiret.