İçinde AĞIZ geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "ağız" olan, toplam 87 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağız bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu ağız ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağız olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

13 harfli kelimeler

GURAĞIZLANMAG

12 harfli kelimeler

AĞIZLIKÇILIK

11 harfli kelimeler

CAĞIZLANMAK, YAĞIZLANMAK, HAYVANCAĞIZ

10 harfli kelimeler

AĞIZLAŞMAK, YAĞIZTEKİN, EFİRAĞIZLI, KADINCAĞIZ, KALEÜÇAĞIZ, YAYVANAĞIZ, YAVRUCAĞIZ, TARANAAĞIZ, YAĞIZOYMAK

9 harfli kelimeler

HAVITAĞIZ, YAĞIZKURT, ALAĞIZLIK, TARAŞAĞIZ, KARAYAĞIZ, YAĞIZBOĞA, KIZILAĞIZ, YAĞIZATLI, TARANAĞIZ, YASSIAĞIZ, YAVRUAĞIZ, AĞIZLIKÇI, YARIMAĞIZ, AĞIZLAŞMA, AĞIZLAMAK, ADAMCAĞIZ

8 harfli kelimeler

AÇIKAĞIZ, YAĞIZHAN, KAPCAĞIZ, KARAAĞIZ, KIRCAĞIZ, AĞIZLAMA, YAĞIZBAY, KOÇCAĞIZ, KOÇÇAĞIZ, KOZCAĞIZ, KUŞCAĞIZ, YEDİAĞIZ, YAĞIZALP, ŞUNCAĞIZ, SARIAĞIZ, HANCAĞIZ, HACCAĞIZ, YAĞIZKAN, ELAĞIZDA, YAĞIZKÖY, BUNCAĞIZ, CANCAĞIZ, KAĞIZMAN, BAĞCAĞIZ, KIZCAĞIZ, ALAĞIZLI, ALAĞIZCI, YAĞIZLAR

7 harfli kelimeler

YAĞIZER, YÜNAĞIZ, TEKAĞIZ, YAĞIZCA, YALAĞIZ, YAĞIZLI, ONCAĞIZ, AĞIZOTU, AĞIZSIL, AĞIZSIZ, AĞIZLIK, AGCAĞIZ, BALAĞIZ, GURAĞIZ, İKİAĞIZ, AĞIZDAN, KALAĞIZ, KILAĞIZ, KOCAĞIZ, AĞIZCIL

6 harfli kelimeler

ELAĞIZ, AĞIZLI, ALAĞIZ

5 harfli kelimeler

BAĞIZ, YAĞIZ, SAĞIZ, KAĞIZ, LAĞIZ

4 harfli kelimeler

AĞIZ

Bazı kelimelerin anlamları

AĞIZ

Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.

EFİRAĞIZLI

Kahramanmaraş ili, Andırın belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.

GURAĞIZLANMAG

Kurumaya yüz tutmak.

YAĞIZTEKİN

Esmer kimse.

YAĞIZLANMAK

Yıkanmak.

HAVITAĞIZ

Boşboğaz: Mehmet havıtağızın biridir.

AĞIZLAŞMAK

İki kan damarı birbiri içine açılmak.

HAYVANCAĞIZ

Kendisine şefkat ve acıma duyulan hayvan, hayvancık.

YAĞIZOYMAK

Şırnak şehri, Fındık bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

YAVRUCAĞIZ

Yavrucak.

KADINCAĞIZ

Kendisine şefkat ve acıma duyulan kadın.

TARANAAĞIZ

Biçimsiz, büyük ağızlı kimse.

CAĞIZLANMAK

Oyunda mızıkçılık etmek.

KALEÜÇAĞIZ

Antalya ilinde, Kale belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir bölge.

YAYVANAĞIZ

Boşboğaz, gereksiz konuşan.

AĞIZLIKÇILIK

Ağızlıkçının yaptığı iş.

  -   -   -  

Anlamında AĞIZ bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AĞIZ geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AFT

Ağız mukozasında görülen ufak, kirli sarı lekeler.

AKKARAMAN

Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.

ARMONİKA

Yan yana sıralanmış deliklerden her biri üflendiğinde ayrı notada sesler çıkaran küçük ağız çalgısı, mızıka, armonik. Akordiyon.

AVURT

Yanağın ağız boşluğu hizasına gelen bölümü.

AKİDE

İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.

BARİTON

Tenor ve bas arasındaki erkek sesi. Basso ile alto arasında ses veren, pistonlu bir ağız çalgısı türü.

AĞIZLIKÇI

Ağızlık yapan veya satan kimse.

BALGAM

Solunum organlarının salgıladığı, ağızdan dışarı atılan sümüksü madde.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ALKARNA

İstiridye, midye, tarak vb. kabuklu hayvanları avlamak için deniz dibini taramakta kullanılan, ağız kısmı demirden bir ağ.

AKSIRIK

Herhangi bir sebeple burun zarının gıcıklanması sonucu solunum kaslarının birdenbire kasılmasıyla ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşalması olayı, aksırma, hapşırma, hapşırık.

AĞIZDAN

Sözlü olarak. Ağız yoluyla.

AKARLAR

Gövdeleri halkasız, başları göğüsle birleşik, ağız yapıları ısırıcı, sokucu veya emici örümceğimsiler takımı.

AĞIZLAMA

Ağızlamak işi.

AĞIZLAŞMA

Ağızlaşmak işi.

AĞIZCIL

Ağızla ilgili olan, oral.

BAR

Anadolu'nun doğu ve kuzey bölgesinde, en çok Artvin ve Erzurum yörelerinde el ele tutuşularak oynanan, ağır ritimli bir halk oyunu. Halter sporunda ağırlığı oluşturan kiloları birbirine bağlayan metal çubuk. Danslı, içkili eğlence yeri. Ateşten, mide bozukluğundan, ağızda, dil ve dişlerde meydana gelen acılık, pas. Ayaküstü içki içilen eğlence yeri. Hava basıncı birimi. Amerikan bar.

AKSIRMAK

Burun zarlarının gıcıklanması ile solunum kaslarının birdenbire kasılması üzerine, ağız ve burundan hızlı, gürültülü soluk boşaltmak, hapşırmak.

AĞIZSIL

Ağızla ilgili.

AKKARINCALAR

Ağız parçaları iyi gelişmiş, iri başlı, ısırıcı böcekler topluluğu, termitler.