Kelimeler arşivinde; içinde "ağma" olan, toplam 49 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ağma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
YAĞMALAYABİLMEK
YUKARISAĞMALLI, YAĞMALAYABİLME
BAĞMAKLANMAK
İNEĞİMSAĞMA, AKDAĞMADENİ, ENEĞİMSAĞMA, ELEĞİMSAĞMA, EBEĞİMSAĞMA, YAĞMALANMAK, YAĞMALATMAK
YAĞMALAMAK, YAĞMALATMA, YAĞMALANMA, YAĞMACILIK, YAĞMAPINAR
YAĞMALAMA, KARYAĞMAZ
YAĞMANAZ, YAĞMAÇUR, BAĞMANCI, BAĞMANÇI, BAĞSAĞMA, BIRAĞMAK, YAĞMACUR, MALYAĞMA
MELAĞMA, MALAĞMA, SAĞMALI, YAĞMACI, YAĞMATI
ÇAĞMAN, ŞAĞMAN, TAĞMAN, ZAĞMAK, SAĞMAN, BAĞMAN, BAĞMAK, YAĞMAK, SAĞMAL, SAĞMAK, ÇAĞMAK
GAĞMA, YAĞMA, SAĞMA, ÇAĞMA, ZAĞMA, AĞMAK
AĞMA
AĞMA
Ağmak işi. Akan yıldız.
AKDAĞMADENİ
Yozgat iline bağlı ilçelerden biri.
YAĞMALAMAK
Yağma etmek.
ENEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
YUKARISAĞMALLI
Van şehri, Çaldıran ilçesi, merkez bucağına bağlı bir bölge.
YAĞMALAYABİLME
Yağmalayabilmek işi.
YAĞMALATMAK
Yağmalama işini yaptırmak.
YAĞMALANMA
Yağmalanmak işi.
YAĞMACILIK
Yağma etme işi.
YAĞMALANMAK
Yağma edilmek.
İNEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
EBEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
BAĞMAKLANMAK
Boğmak denilen gerdanlık takınmak.
ELEĞİMSAĞMA
Gökkuşağı.
YAĞMALAYABİLMEK
Yağmalama imkânı veya olasılığı bulunmak.
YAĞMALATMA
Yağmalatmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
SAĞMA
Sağmak işi.
SAĞDIRMAK
Sağma işini yaptırmak. Sağmasına sebep olmak.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
ÇAĞMA
Çağmak işi.
KARLAMAK
Kar yağmak.
ÇAPUL
Soygunculuk, plaçka. Yağma.
SAĞILMAK
Sağma işine konu olmak. Kumaş, kilim vb. bir yerinden iplik çıkıp sökülmek. Akmak, kaymak, aşağıya doğru hızla inmek.
DÜŞMEK
Yer çekiminin etkisiyle boşlukta, yukarıdan aşağıya inmek. Fırsat çıkmak. Bazı deyimlerde "yürümek, birlikte gelmek" anlamlarında kullanılan bir fiil. Aşırı ilgi ya da sevgi göstermek. Vurmak, değmek, rastlamak. Bulunmak. Hızı, gücü, değeri azalmak. Yakışmak, uygun gelmek. Düşkünleşmek. Kötü bir sebeple istenmeden bir yerde bulunmak. Vücuda bol gelen giysi aşağı kaymak. Uğramak, kapılmak. Hava taşıtları kaza sonucu hızla yere inerek çarpmak. Yere devrilmek, yere serilmek. Atlanmak, aradan çıkmak, eksik kalmak. Eksilmek. Olmak, olumsuz bir duruma girmek. Bir yere ansızın gelmek, damlamak, tesadüfen gelmek. Telefon, sanal ağ vb. alanlarda bağlantı kurmak. Alışmak, müptela olmak. Belirli zamana rastlamak. Bayağılaşmak. Isı, basınç, ateş vb. eksilmek, azalmak. Bir bölüşme sonunda payına ayrılmak. İşbaşından uzaklaşmak. Yakışık almak. Vakti gelmeden ölü doğmak. Kötü yola girmek. Ödevi veya yetkisi içinde bulunmak. Savaşta savunulmaz duruma gelerek teslim olmak. Biriyle yaşama, çalışma, birlikte olma durumunda kalmak. Durduğu, bulunduğu, tutunduğu yerden ayrılarak veya dayanağını, dengesini yitirerek yukarıdan aşağıya inmek. Yağmak.
GÖKKUŞAĞI
Düşmekte olan yağmur damlacıklarında güneş ışınlarının kırılıp yansımasıyla gökyüzünde oluşan yedi renkli, kemer biçimindeki görüntü, alkım, ebekuşağı, ebemkuşağı, eleğimsağma, hacılarkuşağı, meryemanakuşağı, alaimisema.
DİNMEK
Sona ermek, bitmek, durmak. Kar ve yağmurun yağması, rüzgârın esmesi kesilmek veya durmak. İyileşmek.
GANİMET
Savaşta düşmandan zorla ele geçirilen mal. Yağma sonrasında elde kalan mal, çalıntı. Bir rastlantı sonucu ele geçen kazanç veya imkân.
SAĞIM
Sağma işi. Süt veren hayvan.
İĞTİNAM
Ganimet yoluyla alma, yağmalama.
SAĞIMLI
Süt veren, sağmal.
DOYUMLUK
Doyulacak miktarda olan. Çapul, yağma.
İNMEK
Yüksekten veya yukarıdan aşağıya doğru gelmek. Alçalıp eski durumuna dönmek. Bir yeri kaplamak, basmak veya bir yerden akmak, kaymak. Sayısı azalmak. Fiyatı düşürmek. Ağmak. Uzamak, ulaşmak. Bir yerden başka bir yere gitmek, varmak. Değeri düşmek. Bir taşıt veya binek hayvanından yere basmak. İnme gelmek. Dağ, tepe vb. yüksek bir yerden gelmek. Konaklamak. Vurmak. Yıkılmak.
ÇİYLEMEK
Yağmur, hafif ve ince yağmak.
AĞIŞ
Ağma işi. Su buharının ve başka gazların yerden havaya doğru çıkışı, yağış karşıtı.
ÇİSELEMEK
Yağmur yavaşça yağmak.
ÇAPULLAMAK
Bir yeri soymak, yağmalamak.