Kelimeler arşivinde; içinde "ağdırma" olan, toplam 6 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ağdırma bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ağdırma ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ağdırma olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
SAĞDIRMAK, YAĞDIRMAK
AĞDIRMAK, SAĞDIRMA, YAĞDIRMA
AĞDIRMA
AĞDIRMA
Ağdırmak işi.
AĞDIRMAK
Ağmasına sebep olmak. Aşağı inmek, yük veya terazide denge bozularak bir yanı ağır gelmek.
SAĞDIRMAK
Sağma işini yaptırmak. Sağmasına sebep olmak.
SAĞDIRMA
Sağdırmak işi.
YAĞDIRMAK
Yağmasını sağlamak. Bir şeyi aralıksız ve ısrarlı bir biçimde yapmak. Çok sayıda ortaya koymak, sürmek. Bol miktarda vermek, sağlamak. Vermek, söylemek.
YAĞDIRMA
Yağdırmak işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AĞDIRMA geçen kelimeler listesi verilmiştir.
YAĞDIRILMAK
Yağdırma işi yapılmak.
YAĞDIRABİLMEK
Yağdırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
SÜMBÜLİ
Yağmur yağdırmayan koyu renkli bulutlarla örtülü (hava).
YAĞMURCU
Dinsel, büyüsel ve gizemsel yollarla yağmur yağdırma işini bilen, yöneten kimse; büyücü.
SAGDIRMAK
Sağdırmak.
KICIK
Çam kozalağı. Koyun, keçi, kuzu. Kuyruksuz, kıvırcık koyun. Kuyruğu küçük ve içine doğru kıvrık koyun. Çok küçük, çelimsiz, ufak tefek (koyun, keçi için): Senin koyunlar hep kıcık. Kendisini sağdırmayan, kuzusuna süt vermeyen koyun. Yaşlı hayvan. Kızdırma, fit. Soysuzlaşmış, yozlaşmış : Arı olmayan dölden kıcık yavru olur. Geveze. Bir çeşit cilt hastalığı. Gıcık. Güveç. Sözünde durmayan, dönek kimse. Boğazda yanma, gıcık. Kıdıklanma.
BERLEMEK
Davarı sağdırmak için sıraya koymak.
AYDIRMAK
Yenmek: Kara koç, beyazı aydırdı. Caydırmak, vaz geçirmek. Bayılanı ayıltmak. Ağır gelmek, ağdırmak.
HEYDERMEK
Ağdırmak.
GEVİK
Ucu çengelli ağaç. Geveze. Dişsiz ya da yamuk, çarpık (ağız için): Gevik Ali. Kuruntulu: Bu kız amma gevik ha. Sözünde durmayan. Burgunun ucundan dökülen talaş. Hayvanlarda koyu kırmızı ile siyah karışığı renk: Gevik keçi. Rüşvet: Gevik yedirmeden bu işi gördüremeyeceğim. Ekinin sap ve kabuğu, boş başak. Savrulan harmandan arta kalan ezilmemiş, iyi dövülmemiş başak. Ağaç köklerinin kurumuş parçaları. Yavrusu ölen ineğin sütünü sağdırması için emzirilen başka bir buzağı. Ağızda çiğnenen şey, lokma. Gelişmemiş başak.
BADRAMBAZ
Yağmursuz mevsimlerde yağmur yağdırmak için çocukların birbirini ıslatarak oynadıkları bir oyun.
HEYDİRMEK
Ağdırmak.