Kelimeler arşivinde; içinde "aye" olan, toplam 191 tane kelime bulunuyor. İçerisinde aye bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu aye ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında aye olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
NİHAYETLENDİRMEK
HİKAYELEŞTİRMEK, NİHAYETLENDİRME
AYERZASENDROMU, HİKAYELEŞTİRME
DİRAYETSİZLİK, KİFAYETSİZLİK, NİHAYETLENMEK, NİHAYETSİZLİK, PAYELENDİRMEK, SERMAYESİZLİK
DİRAYETLİLİK, HİMAYESİZLİK, NİHAYETLENME, PAYELENDİRME, RİAYETSİZLİK, SERMAYECİLİK, BABAYERLİLİK, HİKAYETLEMEK, ŞİKAYETÇİLİK
HADDİKİFAYE, HİMAYECİLİK, MUAYENEHANE, NİHAYETİNDE, ŞİKAYETNAME, VELAYETNAME, ANAYERLİLİK, HİKAYECİLİK, HİKAYELEMEK, KETHÜDAYERİ, KOCAVİLAYET, TAHTAYEMİŞİ
DİRAYETSİZ, GAYESİZLİK, KİFAYETSİZ, MUKAYESELİ, NİHAYETSİZ, PESPAYELİK, SERMAYEDAR, SERMAYESİZ, HİDAYETTİN, HİKAYELEME, KARAYENİCE, KAYERLEMEK, KIZILCAYER, PAŞAYENİCE, REHAYEDDİN
DİRAYETLİ, HİMAYESİZ, İLANİHAYE, KARAYEMİŞ, KİFAYETLİ, LAYENKATİ, MUAYENECİ, MUGAYERET, MÜBAYENET, MÜLAYEMET, RİAYETSİZ, SAYESİNDE, SERMAYECİ, SERMAYELİ, AYETULLAH, BABAYERLİ, EMAYELEME, HALAYERLİ, HİKAYECİK, HİKAYEMSİ, HİKAYESİZ, KARAYELİN, KARGAYELİ, OVAYENİCE, RİAYETKAR, SERMAYESİ, ŞİKAYETÇİ
CUMAYERİ, FÜRUMAYE, HİMAYECİ, KİNAYELİ, MUKAYESE, MÜZAYEDE, ANAYERLİ, ARPAYERİ, HİKAYECİ, HİKAYELİ, KOCAYERİ, PAŞAYERİ, SAYETMEK, YAKAYELİ, YAKAYERİ
BEGAYET, BİDAYET, CİNAYET, DİRAYET, GAYESİZ, GAYETLE, HİDAYET, KİFAYET, LAYEMUT, MUAYEDE, MUAYENE, NİHAYET, PESPAYE, RİVAYET, SAYEBAN, SERMAYE, SİRAYET, ŞAYESTE, VELAYET, VESAYET, VİLAYET, ACAYENİ, AYERİĞİ, BAYERKİ, BAYEZİT, DALAYER, DİNAYET, DUAYERİ, EMAYELİ, GABAYEL, Devamını Oku »»
ÇAYELİ, DUAYEN, GAYELİ, HİMAYE, İNAYET, KİNAYE, RİAYET, VİKAYE, ÇAYEVİ, AYEGEN, AYESER, BAAYEM, BAYEVİ, HAYECİ, HEDAYE, HİKAYE, KAYEYİ, MAYENE, NAYETİ, NİAYET, OKAYER, PİRAYE, SÜMAYE, ŞAVAYE, TÜFAYE
AYEVİ, EMAYE, FUAYE, GAYET, PAYET, ŞAYET, BAYEM, BAYER, GAYED, GAYES, İNAYE, KAYER, MAYEN, MAYET, NAYET, PAYEM, PAYEN, RAYET, TAYEN, ZAYER
AYET, DAYE, GAYE, PAYE, SAYE, AYEL, AYEM, AYEN, AYER, MAYE
AYE
AYE
Eşraf, ileri gelen. Aya, el ayası, avuç içi. Pencerenin iç tarafı. Şaşma bildirir ünlem. Kadılar için o (zamir): Aye diyor ki çabuk gelsinler.
PAYELENDİRMEK
Paye vermek, belli bir payeye ulaştırmak.
HİKAYELEŞTİRMEK
Hikâye durumuna getirmek.
DİRAYETLİLİK
Dirayetli olma durumu.
NİHAYETLENDİRME
Nihayetlendirmek işi.
NİHAYETLENMEK
Bitmek, son bulmak, sona ermek.
NİHAYETLENME
Nihayetlenmek işi.
HİMAYESİZLİK
Himayesiz olma durumu.
KİFAYETSİZLİK
Yetersizlik.
HİKAYELEŞTİRME
Hikâyeleştirmek işi.
AYERZASENDROMU
Pleksojenik akciğer arteryopatisi.
NİHAYETSİZLİK
Nihayetsiz olma durumu.
NİHAYETLENDİRMEK
Nihayetlenme işini yaptırmak.
SERMAYESİZLİK
Sermayesiz olma durumu.
DİRAYETSİZLİK
Dirayetsiz olma durumu.
PAYELENDİRME
Payelendirmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYE geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AYKIRILIK
Aykırı olma durumu, mugayeret, muhaliflik, muhalefet, tehalüf.
ANAMALCI
Üretim araçlarını özel mülkiyetinde bulunduran kimse, anamal sahibi, sermayedar, sermayeci, kapitalist. Anamalcılık düzenini benimsemiş kimse, kapitalist.
AYRILIK
Ayrı olma durumu. Evlilik birliğinin yargıç kararı ile geçici bir süre için kaldırılması. Düşünce, görüş veya duygu arasındaki uymazlık, mübayenet. Birinden uzak düşme, firak, firkat.
AŞAMA
Önem veya değer bakımından gitgide yükselen bir sıra basamakların her biri, rütbe, mertebe, paye. Varılması istenen bir amaca doğru geçilmesi gerekli dönemlerden her biri, evre, basamak, adım, merhale. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap.
ATIFET
İyilik, bağış, kayra, lütuf, ihsan, inayet. Karşılık beklemeden gösterilen sevgi.
ALÇAKLIK
Alçak olma durumu, denaet, pespayelik. Alçakça davranış, habaset, şenaat.
ANAMALCILIK
Anamala dayanan ve kâr amacı güden üretim düzeni, sermayecilik, kapitalizm.
APEL
Anonim ortaklıklarda sermaye artırımı için yapılmış olan ödeme çağrısı.
ANAMAL
Sermaye.
BAŞMAL
Sermaye.
AKSİYON
Bir kuvvetin, maddi bir etkenin, bir düşüncenin ortaya çıkması. Bir oyuncunun sahne üzerindeki hareketi. Oyunun temasını geliştiren başlıca olay, hikâye, gelişim. Sermayenin belirli bir bölümü. Hisse senedi. Hareket, iş. İnsan etkinliğinin veya iradesinin açığa çıkması.
BAKINMAK
Çevreye göz gezdirmek, araştırmak. Muayene olmak.
AMAÇLI
Amacı olan, gayeli. Bir amaca yönelik.
AKSAKAL
Köyün veya mahallenin ihtiyar heyetinde olan kimse. Ermiş, evliya. Bir meslekte yaşça, kıdemce ileride ve yetenek bakımından üstün niteliğe sahip olan kimse, duayen.
BAYAĞI
Aşağılık, pespaye. Gerçekten. Herhangi bir özelliği olmayan, sıradan, alelade. (ba'yağı) Hemen hemen, âdeta. Basit, adi, amiyane, banal. Oldukça, epey.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
BAKMAK
Bakışı bir şey üzerine çevirmek. Yoklamak, incelemek, denemek. Anlamak, farkına varmak. Gözetmek, korumak. İlgilenmek. Yapılabilmesi bir şeye bağlı bulunmak. Beslemek, geçindirmek. Bir şeyin gelişmesi veya iyi bir durumda kalması için emek vermek. Renklerde benzemek, andırmak. Bir iş birinden beklenmek. Hastayı muayene etmek. Bir şeyin yüzü bir yöne doğru olmak. Tedavi etmek için ilgilenmek. Bir işi yapmak, bir işi yapmakla görevli olmak. Aramak. Başka bir şeyle ilgilenmeyip elindeki veya önündeki işle uğraşır olmak. Uğraşmak, meşgul olmak.
AMAÇSIZ
Amacı olmayan, gayesiz. Amacı olmayan, gayesiz bir biçimde, yönsüz, boş boş.
AMAÇ
Ulaşmak istenilen sonuç, maksat. Gaye. Hedef. Bir kimseye veya bir kurula verilen özel amaçlı görev, misyon.