Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayı" olan, toplam 100 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayı ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ayı olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayı olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
PEYGAMBERBUĞDAYI
YUKARIÇAKIRÇAYI
ÖVEYİKBUĞDAYI
DEĞİRMENÇAYI, HİSARCIKKAYI, KERVANSARAYI, SARIAĞAÇÇAYI
ÖKÜZTOMBAYI, YANGINALAYI
YUKARIKAYI, KIZLARÇAYI, BAŞKATSAYI
BAĞIŞLAYI, SIĞIRÇAYI, ÇAPARKAYI, SEVDİMAYI, FIRDOLAYI, HİZARÇAYI, KABAKLAYI, GÖLEZKAYI, BAYIRÇAYI, KAVAKÇAYI, AŞAĞIKAYI, ASTELSAYI, YAYLAÇAYI, SÜTÜNYAYI, ARABAÇAYI, KUŞSARAYI, ORMANÇAYI
GABADAYI, PAŞAÇAYI, GABALAYI, ŞARAPAYI, KÜREÇAYI, KABALAYI, KARADAYI, ORTALAYI, KOCADAYI, SARIDAYI, KURTKAYI, YENİKAYI, AVCIÇAYI, YANARAYI, ASARÇAYI, YAKAKAYI, ARKALAYI, ARDALAYI, BÜYÜKAYI, CAĞATAYI, CİCİMAYI, KÜÇÜKAYI, KABADAYI
KOZKAYI, KONSAYI, AĞADAYI, ADAÇAYI, KATSAYI, ORAKAYI, BERHAYI, YOLLAYI, VAĞĞAYI, ÜZÜMAYI, ÇERMAYI, HAMPAYI, SIKSAYI, TÜMSAYI, DASDAYI, DAĞÇAYI, DAPDAYI, ELEVAYI, DAPTAYI, DURSAYI
HANAYI, SANAYI, SAVAYI, USPAYI, SUMAYI, DADAYI, BALAYI, BOZAYI, DOLAYI, BARAYI, BIRAYI, BORAYI, BOŞAYI, BURAYI, ÖNSAYI, DUMAYI, DÜMAYI, GÜLAYI, HAVAYI, KENAYI, KOÇAYI
ORAYI, OTAYI
GAYI, SAYI, KAYI, DAYI
AYI
AYI
Memelilerin etobur takımından, beş parmaklı, tabanlarına basarak yürüyen, yurdumuzda boz türü bulunan, iri gövdeli hayvan, kocaoğlan (Ursus arctos). Kaba saba olan insanlar için kullanılan bir seslenme sözü.
KIZLARÇAYI
Hatay ili, Erzin ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
SIĞIRÇAYI
Amasya ilinde, Göynücek belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
YANGINALAYI
Saksıda yetişen, kırmızı renkli çiçeği boru biçiminde olan bir bitki. Sıraya dizilip ip atlama (çocuk oyunu).
HİSARCIKKAYI
Çankırı şehri, Eldivan ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
PEYGAMBERBUĞDAYI
Yabanıl buğday.
YUKARIKAYI
Kastamonu şehri, Tosya ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
KERVANSARAYI
Şanlıurfa ilinde, Viranşehir ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
BAĞIŞLAYI
Katoliklerde işlenilen suçlardan dolayı öteki dünyada çekilecek cezayı papanın kaldırması işlemi.
ÖKÜZTOMBAYI
Arabaya, yüke koşulan manda.
BAŞKATSAYI
Bir polinomda katsayıları 0'dan farklı olan terimler içerisinde derecesi en büyük olan terimin katsayısı.
YUKARIÇAKIRÇAYI
Kastamonu şehri, Hanönü ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
ÖVEYİKBUĞDAYI
Açık sarı renkli, iri taneli, sert bir çeşit buğday.
ÇAPARKAYI
Çankırı ili, Şabanözü belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.
DEĞİRMENÇAYI
İçel ilinde, merkez belediyesi, merkez bucağına bağlı bir yer.
SARIAĞAÇÇAYI
Sinop ilinde, Boyabat ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yer.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYI geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ABDEST
Müslümanların, belli ibadetleri yapabilmek için bir düzen içerisinde bazı organları yıkayıp bazılarını mesh etme yoluyla yaptıkları arınma.
AÇILMA
Açılmak işi. Bir grupta, sıraların jimnastik alıştırmaları için dağınık düzene girmesi. Bir film çekiminde karanlıkta başlayıp gittikçe aydınlanarak görüntülerin belirmesine dayanan noktalama. Çatlama.
AÇMAK
Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.
ABAT
Bayındır. Şen, rahat.
ACI
Bazı maddelerin dilde bıraktığı yakıcı duyu, tatlı karşıtı. Kırıcı, üzücü, incitici, dokunaklı, kötü. Herhangi bir dış etken dolayısıyla duyulan rahatsızlık, ızdırap. Keskin, şiddetli. Çarpıcı, göz alıcı (renk). Tadı bu nitelikte olan. Ölüm, yangın, deprem vb. olayların yarattığı üzüntü, keder, elem.
AD
Bir kimseyi, bir şeyi anlatmaya, tanımlamaya, açıklamaya, bildirmeye yarayan söz, isim, nam. Canlı ve cansız varlıkları, duygu ve düşünceleri, çeşitli durumları bildiren kelime, isim. Sayma. Sayılma. Herkesçe tanınmış veya işitilmiş olma durumu.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABARTI
Bir şeyi, bir olayı olduğundan büyük veya çok gösterme, mübalağa.
ABAKÜS
Sayı boncuğu. Sütun başlığının üstüne yatay olarak konan ve kenarlarından biraz dışarı taşan taş blok.
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ABANDONE
Boks sporunda dövüşemeyecek duruma gelen boksörün karşılaşmayı yarıda bırakması. Herhangi bir olay karşısında çaresiz duruma düşme.
AÇIKLAYICILIK
Açıklayıcı olma durumu.
AÇMALIK
Kiri çıkarmak veya eşyayı iyice temizlemek için kullanılan her türlü madde.
ABONE
Süreli yayınları, parasını önceden ödeyerek alma işi. Bir şeyi sürekli olarak kullanmak için hizmeti verenle sözleşme yapan kimse, sürdürümcü. Bir yere gitmeyi alışkanlık hâline getiren (kimse).
ABONELİK
Abone olma durumu. Belirli sayıda abonesi olan.
AÇIORTAY
Bir açıyı, ölçüleri birbirine eşit olan iki açısal bölgeye ayıran doğru parçası.
AÇINIM
Açınma işi, inkişaf. Bir cismin yüzeylerinin açılıp bir düzlem üzerine yayılması, inkişaf.
ABULLABUT
Kaba saba ve anlayışsız (kimse). Biçimsiz ve kötü giyinen, giyimine özen göstermeyen (kimse).
ADA
Deniz veya göl suları ile çevrilmiş küçük kara parçası, cezire. Tali yoldan ana yola güvenli çıkışı sağlamak için tali yolun sağ tarafına yapılan, çizgilerle ayrılmış bölüm. Çevresi yollarla belirlenmiş olan arsa ve böyle bir arsayı kaplayan yapılar topluluğu. Kavşaklarda trafiği düzenleyici, yönlendirici veya ayırıcı olmak üzere bordürle sınırlandırılmış veya yer çizgileriyle belirlenmiş alan.
ACE
servis sayısı.