Kelimeler arşivinde; içinde "ayn" olan, toplam 219 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayn bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ayn ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayn olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KAYNAŞTIRABİLMEK
GAYNANAKÜSTÜREN, KAYNAKLANABİLİR, KAYNAŞTIRABİLME
KAYNANAYUMRUĞU, KAYNARGÖZLEYİM, KELAYNAKGİLLER
KAYNAŞABİLMEK, KAYNATABİLMEK, KAYNAYIVERMEK, KÜÇÜKKAYNARCA
KAYNAKLANMAK, KAYNAŞTIRMAK, BUĞULUKAYNAK, KAYNAŞABİLME, KAYNATABİLME, KAYNAYIVERME, YAYNIKTIRMAK
AYNŞTAYNYUM, KAYNAKÇILIK, KAYNAKLANMA, KAYNANADİLİ, KAYNAŞTIRMA, KAYNATILMAK, AYNALIKOLLU, AYNAŞTIRMAK, DEMİRKAYNAK, DİZAYNCILIK, GÖKÇEKAYNAK, GÜMÜŞKAYNAK, KAYNARPINAR, KEPEKLİAYNA, MAYMAYNIMAK, TATLIKAYNAK
AYNASIZLIK, KAYNAKÇACI, KAYNANALIK, KAYNATALIK, KAYNAKHANE, AKÇAKAYNAK, AYNABIÇAĞI, AYNALANMAK, AYNALIHOCA, AYNALIKALE, AYNILAŞMAK, AYNORCULUK, DURUKAYNAK, KAYNAKBAŞI, KAYNAKDÜZÜ, KAYNAKKAYA, KAYNATILMA, YENİAYNALI
AYNABAKAR, AYNACILIK, KAYNAŞMAK, KAYNATMAK, UKRAYNALI, ADIKAYNAK, AYNACIKLI, AYNADUVAR, AYNALAMAK, AYNARTMAK, AYNELAÇIK, AYNILAŞMA, BALKAYNAK, BALKAYNAR, BAŞKAYNAK, BAYNANMAK, BEŞKAYNAK, BEYKAYNAK, CİNAYNASI, DAYNETMEK, DİZAYNSIZ, GAYNADMAK, GAYNAŞMAK, GAYNATMAK, GÖLKAYNAK, GÜRKAYNAK, ILIKAYNAK, KAYNADİLİ, KAYNAKKÖY, KAYNAKLAR, Devamını Oku »»
AYNISEFA, DİZAYNCI, KAYNAKÇA, KAYNAKÇI, KAYNAMAK, KAYNARCA, KAYNAŞIK, KAYNAŞLI, KAYNAŞMA, KAYNATMA, KAYNAYIŞ, KELAYNAK, AKKAYNAK, AYNAOĞLU, AYNAŞMAH, AYNAŞMAK, AYNATAŞI, AYNATMAK, AYNEŞMEK, AYNIDANE, AYNISINI, AYNIŞSIZ, AYNITMAK, AYNİYYET, BAYNAMAH, BAYNAMAK, BAYNIMAK, DİZAYNLI, EŞKAYNAR, GAYNAHÇI, Devamını Oku »»
AYNALIK, AYNASIZ, AYNILIK, AYNIYLA, AYNİYAT, AYNİYET, KAYNAMA, KAYNANA, KAYNATA, AYNAGÖZ, AYNAGÜL, AYNAĞAN, AYNAKOL, AYNALAR, AYNAMAK, AYNAŞIK, AYNEŞİK, AYNIFER, AYNIMAH, AYNIMAK, AYNIŞLI, AYNİŞAH, AYNOYUN, GAYNANA, GAYNATA, GAYNEYO, KAYNACA, KUDAYNA, MAYNAMA
AYNACI, AYNALI, DİZAYN, KAYNAÇ, KAYNAK, KAYNAR, AYNATA, AYNAZA, AYNISI, AYNİSA, AYNİYE, AYNOYU, BAYNAK, BAYNAZ, CAYNAK, CAYNAL, CAYNAS, CAYNAZ, CAYNUZ, GAYNAK, GAYNAR, KAYNAH, KAYNUÇ, MAYNAK, SAYNET, SAYNUR, ŞAYNAK, YAYNIK, YAYNUT, ZAYNAK
AYNAZ, AYNEN, MAYNA, AYNAK, AYNAN, AYNAŞ, AYNAT, AYNIK, AYNIN, AYNOR, AYNUR, DAYNİ, GAYNA, HAYNE, HAYNI, KAYNA
AYNA, AYNI, AYNE, AYNİ, HAYN, LAYN, TAYN
AYN
AYN
Göz.
KAYNAKLANABİLİR
Kaynakla tutturulabilme durumunda olan.
KAYNAŞTIRABİLMEK
Kaynaştırma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNAŞABİLMEK
Kaynaşma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNAKLANMAK
Kaynak durumunu almak.
KELAYNAKGİLLER
Omurgalı hayvanlardan, Kuşlar (Aves) sınıfının, leyleksiler (Ciconiiformes) takımından, gagaları uzun ve orak biçiminde krvrık olan, boyun ve bacakları uzun, sulak yerlerde yaşayan ve oldukça iri türleri olan bir familya. Kelaynak (Geronticus eremita), balıkçıl (Platalea leucorodia), çeltikçi (Plegadis falcinellus) iyi bilinen türleridir. İbisgiller.
KAYNANAYUMRUĞU
Kaktüs. Bir çeşit kaktüs.
KAYNARGÖZLEYİM
Çözüneni uçucu olmayan çözeltilerin kaynama noktalarının, aynı basınçtaki arı çözücününkinden yüksek olmasına dayanarak, derişimi bilinen seyreltik çözeltilerde, çözünenin molekül ağırlığını belirleme yöntemi.
KAYNAŞABİLME
Kaynaşabilmek durumu.
KÜÇÜKKAYNARCA
Sakarya ili, Kaynarca ilçesinde, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi.
BUĞULUKAYNAK
Van kenti, Çaldıran ilçesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
KAYNAŞTIRMAK
Kaynaşmasını sağlamak.
KAYNAŞTIRABİLME
Kaynaştırabilmek işi.
KAYNATABİLMEK
Kaynatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
KAYNAYIVERMEK
Çabucak kaynamak.
GAYNANAKÜSTÜREN
Pembe çiçekli, dikenli bir süs bitkisi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
ALIŞKANLIK
Bir şeye alışmış olma durumu, alışkınlık, alışmışlık, alışkı, itiyat, huy, meleke, ünsiyet, yordam. İç ve dış etkilerle hep aynı biçimde gerçekleşmesi sonucu beliren şartlanmış davranış. Yakınlık, arkadaşlık, ünsiyet.
AKTARMAK
Bir şeyi bir yerden, bir kaptan başka bir yere veya kaba geçirmek. Toprağı altı üstüne gelecek bir biçimde iyice bellemek. Alıntılamak. Bir kitabı başından sonuna kadar okumak. Bir lehçeyi başka bir lehçeye uyarlamak. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyurmak ve yaymak. Tür değişikliği yapmak. Bir şeyin yolunu, yönünü değiştirmek. Çatı kiremitlerinin kırık ve bozuk olanlarının yerlerine sağlamlarını koymak. Bir tekniğe göre biçimlendirmek, uyarlamak. Birinin başka biriyle telefonla konuşmasını sağlamak. Üretilmiş olan bir enerjiyi, başka organlara iletmek. İletmek, bildirmek.
AFAKİ
Gereksiz, önemsiz (söz). Bir kaynağa dayanmayan, hayalî.
AKRABA
Kan bağıyla birbirine bağlı olan kimseler. Oluşma yönünden aynı kaynağa dayanan şeyler. Biri, diğerinin doğurduğu sonuç veya olgular.
AMİRAL
Rütbesi general ile aynı olan deniz subayı.
ALTIK
Konusu ile yüklemi aynı olan, biri tümel olumlu, biri tikel olumlu; biri tümel olumsuz, biri tikel olumsuz iki önerme arasındaki bağlantı durumu: "Kimi insanlar fânidir" önermesi "Bütün insanlar fânidir" önermesinin altığı olur.
AKSETMEK
Ses bir yere çarpıp geri dönmek, yankılanmak, yankı vermek. Evirmek, tersine çevirmek. Bir ışık veya bir şekil düz ve parlak bir yüzeye çarpıp orada aynen görünmek, yansımak. Ulaşmak, yayılmak, duyulmak.
ADAŞLIK
Adaş olma, aynı adı taşıma durumu.
AĞDA
Kaynatılarak çok koyu ve yapışkan bir macun durumuna getirilen pekmez veya limonlu şeker eriyiği. Şekerle yapılmış olan ürünlerin hazırlanması veya beklemesi sırasında şekerin ulaştığı koyuluk.
ANINDA
Çabucak. Aynı anda, o anda yapılan, simultane.
AİLE
Evlilik ve kan bağına dayanan, karı, koca, çocuklar, kardeşler arasındaki ilişkilerin oluşturduğu toplum içindeki en küçük birlik. Eş, karı. Aynı gaye üzerinde anlaşan ve birlikte çalışan kimselerin bütünü. Temel niteliği bir olan dil, hayvan veya bitki topluluğu, familya. Aynı soydan gelen veya aralarında akrabalık ilişkileri bulunan kimselerin tümü. Birlikte oturan hısım ve yakınların tümü.
AHALİ
Aralarında aynı yerde bulunmaktan başka hiçbir ortak özellik bulunmayan kişilerden oluşan topluluk, halk. Bir yerde toplanan kalabalık.
AKTARICI
Dam kiremitlerini aktarıp kırıkları yenileyen kimse. Kaynak kişiden derlenen herhangi bir parçayı kitlelere duyuran ve yayan kimse. Görüntüyü bir bölgeden başka bir bölgeye ileten araç.
ALİTERASYON
Şiir ve nesirde uyum sağlamak için söz başlarında ve ortalarında aynı ünsüzün veya aynı hecelerin tekrarlanması.
ARMONİ
İki veya daha çok sesin aynı anda kulağa hoş gelecek bir biçimdeki uyumu, harmoni.
ANKİLOZ
Oynar eklemlerde oynaklığın kalmamasıyla eklemin işlemez duruma gelmesi, eklem kaynaşması.
ADAŞ
Adları aynı olanlardan her biri.
AĞIZ
Yüzde, avurtlarla iki çene arasında bulunan, ses çıkarmaya, soluk alıp vermeye yarayan ve besinlerin sindirilmeye başlandığı organ. Bu boşluğun dudakları çevreleyen bölümü. Birkaç yolun birbirine kavuştuğu yer, kavşak. Koy, körfez, liman vb. yerlerin açık tarafı. Aynı dil içinde ses, şekil, söz dizimi ve anlamca farklılıklar gösterebilen, belli yerleşim bölgelerine veya sınıflara özgü olan konuşma dili. Uç, kenar. Kapların veya içi boş şeylerin açık tarafı. Bir bölge ezgilerinde görülen özelliklerin tümü. Çıkış yeri. Kesici aletlerin keskin tarafı. Bir akarsuyun denize veya göle döküldüğü yer, munsap. Yeni doğurmuş memelilerin ilk sütü. Üslup, ifade biçimi.
ARASTA
Çarşılarda veya alışveriş bölgelerinde aynı işi yapan esnafın bir arada bulunduğu bölüm.
AKİDE
İnanç. Şekerin kaynatılarak katılaşması yolu ile yapılan, renkli ve kokulu, ağızda güç eriyen şeker, akide şekeri.