Kelimeler arşivinde; içinde "ayak" olan, toplam 191 tane kelime bulunuyor. İçerisinde ayak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu ayak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında ayak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
KÜREKAYAKLILAR
AYAKKABICILIK, AYAKLANDIRMAK, ÇİFTAYAKLILAR, HORZUMALAYAKA, KAYAKKIÇIRĞAN, KIRKAYAKLILAR
AYAKLANDIRMA, AYAKÇIKLILAR, AYAKGEDİKLER, KILAYAKLILAR, SANDIKLIAYAK, SARAYAKPINAR, YAYAKIRILDIK
AYAKKABILIK, DAYAKLANMAK, AYAKBALTASI, DAYAKKESİRİ, GAYAKERTİCİ, KARAYAKMACA, KARAYAKUPLU, KAYAKERTİŞİ, KAYAKİRPİSİ, KAYAKİRTİŞİ, KIRKAYAKLAR, ONAYAKLILAR, SAYAKLANMAK, ŞAKIBETAYAK, YALANCIAYAK, YAYAKLAŞMAK
AYAKKABICI, AYAKLANMAK, AYAKSIZLAR, DAYAKLAMAK, KAYAKÇILIK, AYAKTAKIMI, BAŞTANAYAK, BAYAKLEYİN, DAYAKLANMA, DAYAKPINAR, ELMAYAKASI, GALDURAYAK, KALDIRAYAK, KAYAKEKİCİ, KAYAKIŞLAK, KIRDIRAYAK, KIRKAYAKLU, LAPÇINAYAK, SARIAYAKLI, SAYAKLAMAK, UZUNAYAKLI, ÜZÜMLÜAYAK
AYAKBASTI, AYAKÇILIK, AYAKLAMAK, AYAKLANMA, AYAKLILIK, AYAKÜZERİ, DAYAKLAMA, GİDERAYAK, AYAKCILIK, AYAKÇALIK, BABAYAKUP, BOZCAYAKA, CANAYAKLI, DASMAAYAK, DEMİRAYAK, GANAYAKLI, GÖKLÜAYAK, GÜLLÜAYAK, KANAYAKLI, KANAYAKLİ, KARAYAKMA, KARAYAKUP, KAYAKESEN, KAYAKIŞLA, KAYAKÖPRÜ, KAZIKAYAK, KIZILAYAK, MORLUAYAK, TAYAKADIN, YALINAYAK, Devamını Oku »»
AĞIRAYAK, AYAKALTI, AYAKKABI, AYAKLAMA, AYAKÜSTÜ, AYAKYOLU, DAYAKLIK, KARAYAKA, KIRKAYAK, MÜZAYAKA, KAYAKEVİ, AYAKÇALI, AYAKDAMI, AYAKGABI, AYAKKABİ, BABAYAKA, BAYAKDAN, BAYAKLAN, BAYAKTAN, ÇALTAYAK, DAYAKSIZ, ELMAYAKA, HOTDAYAK, KARAAYAK, KAYAKAPİ, KAYAKENT, KAYAKÖYÜ, KAYAKUŞU, KISAAYAK, KOCAYAKA, Devamını Oku »»
AYAKÇAK, AYAKÇIN, AYAKLIK, AYAKSIZ, AYAKTAŞ, DAYAKLI, DÜZAYAK, GAYAKOL, KAYAKÇI, SACAYAK, AYAKAVI, AYAKCAĞ, AYAKCAK, AYAKCIK, AYAKCIL, AYAKÇAT, AYAKÇIK, AYAKÇIL, AYAKÇİN, AYAKDAŞ, AYAKDEŞ, AYAKKAB, BAŞAYAK, BAYAKIN, BAYAKIT, BAYAKKİ, ÇATAYAK, DALAYAK, GAZAYAK, KANAYAK, Devamını Oku »»
AYAKÇI, AYAKLI, AYAKTA, ÖNAYAK, ÜÇAYAK, ARAYAK, AYAKCA, AYAKÇA, AYAKÇU, AYAKIM, BAYAKI, OLAYAK, UÇAYAK
DAYAK, KAYAK, ŞAYAK, BAYAK, GAYAK, PAYAK, SAYAK, TAYAK, YAYAK
AYAK
AYAK
Bacakların bilekten aşağıda bulunan ve yere basan bölümü. Birtakım şeylerin yerden yüksekçe durmasını sağlayan dayak, destek ya da bunlardan her biri. Göl ayağı. Halk edebiyatında koşuklarda kısa yedekli dizeler. Yarım arşın veya 30,5 santimetre uzunluğundaki ölçü birimi, kadem, fit, fut. Altılı ganyanda yer alan her bir koşu. Bacak. Karakucak ve yağlı güreşte pehlivanların ayrıldıkları beş dereceden biri. Vücudun belden aşağı bölümü. Mayalardan önce, makama uygun olarak çalınan veya söylenen beste. Kömür ocaklarında kömürün çıkarıldığı galeri. Bir doğrunun başka bir doğruyu veya bir düzlemi kestiği nokta. Futun küpü alınarak hesaplanan değer. Yürüyüşün ağırlık veya çabukluk derecesi. Basamak. Halk edebiyatında uyak.
AYAKGEDİKLER
Kars ili, Başgedikler bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
ÇİFTAYAKLILAR
Duyargaları sekiz eklemli, vücut halkalarında ikişer çift ayak bulunan, ıslak ve karanlık sever çok ayaklılar topluluğu.
SANDIKLIAYAK
Halı kenar süsü. (Yeşilova Aksaray Niğde).
HORZUMALAYAKA
Manisa ili, Alaşehir ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim yeri.
KIRKAYAKLILAR
Myriapoda üst sınıfında, Chilognatha takımında bulunan az çok silindirik, her vücut segmentinde bir çift küçük ayağa sahip, 13-200 çift ayağı bulunabilen eklem bacaklı sınıfı, Diplopoda.
AYAKLANDIRMA
Ayaklandırmak işi.
AYAKLANDIRMAK
Ayaklanmasına yol açmak.
AYAKKABILIK
Ayakkabı konulan yer, ayakkabı dolabı. Ayakkabı yapmaya elverişli olan (deri, kösele vb.).
KÜREKAYAKLILAR
Balıklarda ve omurgasız öbür su hayvanlarında asalak yaşayan, ufak boylu kabuklular takımı. (Özgür türleri bulunduğu gibi, dişi sırtından geçinen erkekleri, Medine kurduna ve akciğer kelebeğine arakonakçılık edenleri de vardır.).
YAYAKIRILDIK
Manisa şehri, Akhisar belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
AYAKKABICILIK
Ayakkabıcının yaptığı iş, pabuççuluk.
AYAKÇIKLILAR
Balıklar (Pisces) sınıfının, kemikli balıklar (Teleostei) takımından, solungaç kapakları iyi gelişmiş ve deri ile örtülü, derileri pulsuz ve pürtüklü, göğüs yüzgeçleri sap biçiminde uzayarak ayakçıklara benzeyen, yüzme keseleri kapalı ve karın yüzgeci başın biraz gerisinde, solungaç açıklığı küçük bir delik hâlinde olan bir alt takım. (Pediculati),vardır.
KAYAKKIÇIRĞAN
Yankı.
KILAYAKLILAR
Çeşitli türleri, birçok asalak solucanın arakonakçılığını yapan halkalılar sınıfı.
SARAYAKPINAR
Edirne kenti, Sırpsındığı bucağına bağlı bir bölge.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AĞIMLI
Ağımı olan (ayak).
AMİP
Amipler takımından, vücudunun biçim değiştirmesiyle oluşan geçici kollar veya ayaklar üzerinde sürünerek yer değiştiren, tatlı ve tuzlu sularda yaşayan bir hücreli canlı (Amoeba).
AYAKLAMAK
Ayakla ölçmek.
ATKI
Soğuğa karşı omuzlara, başa, sırta veya boyna alınan örtü, bürgü. Büyük yaba. Dokuma tezgâhlarında mekikle enine atılan iplik, argaç. Bazı kadın ayakkabılarında ve çocuk patiklerinde ayağın üstünden geçen, yandan iliklenen ince uzun parça. Kapı ve pencerelerin yapımında üst tarafa konan ağaç, taş veya beton destek, üst eşik.
ARPALAMA
Atların ayaklarında görülen ve rahat yürümelerini önleyen bir hastalık. Çok arpa yemekten ileri gelen bir hayvan hastalığı.
ASTAR
Giyecek, perde, çanta, ayakkabı vb. şeylerde, kumaşın veya derinin iç tarafına geçirilen ince kat. Sıvanacak, boyanacak yerlere boyadan önce sürülen kat. Gemicilikte bir şeyi sağlamlaştırmak için kullanılan bez, halat, ağaç vb.
AKKARAMAN
Orta ve Doğu Anadolu'nun batı kesimlerinde yaygın olarak yetiştirilen, vücudu beyaz, ağız, burun, göz etrafı, kulak ve ayaklarında siyah lekeler bulunabilen, kaba karışık yapağılı, yerli bir tür koyun.
AYAKKABICI
Ayakkabı yapan veya satan kimse, başmakçı, pabuççu. Ayakkabı satılan yer.
ALIN
Yüzün, kaşlarla saçlar arasındaki bölümü. Bir ocakta her türlü ayak, galeri, baca, kuyu ve yolun ilerletilmekte olan yüzeyi. Karşı. Bazı şeylerin önü, ön yüzü.
AYAKÇIN
Dokuma tezgâhlarında atkı ipliklerini hareket ettirmek için ayakla basılan tahta ayaklık.
AYAKÇAK
Merdiven, merdiven basamağı. Çocukların, cambazların ayaklarına takıp yürüdükleri çifte sırık. Dokuma tezgâhı ayaklığı, ayaklık.
ADIM
Yürümek için yapılmış olan ayak atışlarının her biri. Bir yarışın belirli uzaklığı kapsayan bölümlerinden her biri, etap. Ayakta, esas duruşta, bir ayağın türlü yönlerde iki ayak boyu kadar yer değiştirmesi. Girişim, hamle. Bir ayak atışıyla alınan ve uzunluğu yaklaşık 75 santimetre olan mesafe. Bir gösterge ucunun eş olarak ayrılmış yaylardan biri boyunca aldığı yol. İki diş arasındaki aralık.
AYAKÇI
Ayak işlerinde kullanılan kimse. Bir iş süresince tutulan hizmetçi. Otobüs terminallerinde yolcuyu kendi şirketinden bilet almaya yönlendiren kimse. Gezici satıcı, çerçi.
AYA
Elin parmak dipleriyle bilek arasındaki iç bölümü, avuç içi. Yaprakların düz ve parlak bölümü. Ayak tabanı.
AYAKÇILIK
Ayakçının yaptığı iş.
ARILAR
Tek tek veya bir topluluk düzeni içinde yaşayan, vücutları, özellikle karınları ve arka ayakları kıllarla örtülü zar kanatlılar familyası.
ABAJUR
Işığı bir yere toplamak, doğrudan doğruya gözlere vurmasını önlemek için kullanılan, kâğıt, kumaş, maden veya renkli camdan yapılmış lamba siperi. Genellikle üzeri siperli masa lambası veya ayaklı lamba.
ATIŞMA
Atışmak işi. Saz şairleri, belli bir ayak üzerine karşılıklı deyiş söyleme.
ATLAMAK
Bir engeli sıçrayarak veya fırlayarak aşmak. Yanılmak, aldanmak. Yüksek bir yerden alçak bir yere, ayaküstü gelecek bir biçimde kendini bırakmak. İnmek. Okuma, yazı yazma, sayı sayma vb. işlerde bazı bölümleri üstünkörü geçmek. Basında haberi zamanında verememek veya diğer gazetelerden öğrenmek. Bir işe sonucunu düşünmeden hemen girişmek. Binmek. Sınıfı okumadan geçmek.
AYAKLAMA
Ayaklamak işi.