Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayan" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.
Bunun yanı sıra, başında ayan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.
KUYRUKSALLAYAN
GÜNYAVŞALAYAN, YUKARIAVLAYAN, GÜNYANŞALAYAN, GÖKTIRMALAYAN, YEDİUYUKLAYAN
SAKALISLAYAN
YORUMLAYAN, YAYIMLAYAN, KANDALAYAN, TAMAMLAYAN, KARIŞMAYAN, BAĞIŞLAYAN, KARŞILAYAN
TUTULAYAN, AÇIKLAYAN, KİRALAYAN
MARTAYAN, ZIRLAYAN, SAĞLAYAN, SAKLAYAN, ŞAKLAYAN, TONBAYAN, FURLAYAN, DALLAYAN, BAĞLAYAN, BAŞBAYAN, TAMLAYAN, YOLLAYAN, ÇAĞLAYAN
HIMAYAN, HÜMAYAN, DOLAYAN, AVLAYAN
HAYAN, SAYAN, NAYAN, GAYAN, YAYAN, ŞAYAN, PAYAN, KAYAN, ÇAYAN, BAYAN
AYAN
AYAN
Belli, açık.
KUYRUKSALLAYAN
Kuyruksallayangillerden, kanatları ve vücudunun üst bölümü kül rengi, alt bölümü değişik sarı olan, uzun kuyruklu, küçük, ötücü kuş, yont kuşu (Motacilla).
YORUMLAYAN
Sözedilen dildeki bir deyimin ya da çıkarımın belli bir yorumda kazandığı anlamı belirten sözeden dildeki deyim; sözedilen dildeki yorumlanan deyimin sözeden dildeki çevirisi.
KANDALAYAN
Tahtakurusu.
YEDİUYUKLAYAN
Kemiriciler (Rodentia) takımının, yediuyuklayangiller (Gliridae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, 14 cm kadar kuyruğu olan, karnı beyazımsı, kış uykusuna yatan, toplu hâlde göç eden, Avrupa'da bahçe ve ormanlarda yaşayan bir tür.
BAĞIŞLAYAN
vâhib, hibe eden. -a dönme anlaşması:vâhibe rücû' şartı.
YUKARIAVLAYAN
Düzce şehri, Cumayeri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
TUTULAYAN
râhin.
KARŞILAYAN
Başlama vuruşunu karşılayan oyuncu.
GÖKTIRMALAYAN
Gökdelen.
YAYIMLAYAN
nâşir.
GÜNYANŞALAYAN
Ayçiçeği.
KARIŞMAYAN
Birbirleri ile karışmayan sıvılar için kullanılan terim.
TAMAMLAYAN
Eksik kısmı tamamlayan.
SAKALISLAYAN
Sapı kısa, sulu bir çeşit armut.
GÜNYAVŞALAYAN
Ayçiçeği.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AÇIKLANAN
Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.
ACILAŞMAK
Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.
AÇ
Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.
ABAZAN
Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).
ACIMASIZ
Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.
ABRAŞ
Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).
ABDAL
Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.
ACAR
Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.
AÇAN
Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.
AÇIKGÖZ
Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).
AÇIKLAYICI
Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.
ACISIZ
Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.
AÇACAK
Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.
ABONMAN
Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.
AÇIKLIK
Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.
ACYOCU
Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.
ABAJURSUZ
Abajuru olmayan.
ACENTE
Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.
AÇIK
Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.
ABANMAK
Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.