Sonu AYAN ile biten kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; sonunda "ayan" olan, toplam 45 adet kelime bulunmaktadır. Sonu ayan ile biten kelimeler listesinden; Türkçe hakkında yapacağınız ders ve araştırma çalışmalarında ya da Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunlarında kelime türetmek için faydalanabilirsiniz.

Bunun yanı sıra, başında ayan olan kelimeler listesine ulaşmak veya içinde ayan olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Ayrıca, burada verilen kelimelerin tanımları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarını kullanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

KUYRUKSALLAYAN

13 harfli kelimeler

GÜNYAVŞALAYAN, YUKARIAVLAYAN, GÜNYANŞALAYAN, GÖKTIRMALAYAN, YEDİUYUKLAYAN

12 harfli kelimeler

SAKALISLAYAN

10 harfli kelimeler

YORUMLAYAN, YAYIMLAYAN, KANDALAYAN, TAMAMLAYAN, KARIŞMAYAN, BAĞIŞLAYAN, KARŞILAYAN

9 harfli kelimeler

TUTULAYAN, AÇIKLAYAN, KİRALAYAN

8 harfli kelimeler

MARTAYAN, ZIRLAYAN, SAĞLAYAN, SAKLAYAN, ŞAKLAYAN, TONBAYAN, FURLAYAN, DALLAYAN, BAĞLAYAN, BAŞBAYAN, TAMLAYAN, YOLLAYAN, ÇAĞLAYAN

7 harfli kelimeler

HIMAYAN, HÜMAYAN, DOLAYAN, AVLAYAN

5 harfli kelimeler

HAYAN, SAYAN, NAYAN, GAYAN, YAYAN, ŞAYAN, PAYAN, KAYAN, ÇAYAN, BAYAN

4 harfli kelimeler

AYAN

Bazı kelimelerin anlamları

AYAN

Belli, açık.

YEDİUYUKLAYAN

Kemiriciler (Rodentia) takımının, yediuyuklayangiller (Gliridae) familyasından, 17 cm kadar uzunlukta, 14 cm kadar kuyruğu olan, karnı beyazımsı, kış uykusuna yatan, toplu hâlde göç eden, Avrupa'da bahçe ve ormanlarda yaşayan bir tür.

BAĞIŞLAYAN

vâhib, hibe eden. -a dönme anlaşması:vâhibe rücû' şartı.

YORUMLAYAN

Sözedilen dildeki bir deyimin ya da çıkarımın belli bir yorumda kazandığı anlamı belirten sözeden dildeki deyim; sözedilen dildeki yorumlanan deyimin sözeden dildeki çevirisi.

TUTULAYAN

râhin.

TAMAMLAYAN

Eksik kısmı tamamlayan.

KANDALAYAN

Tahtakurusu.

YUKARIAVLAYAN

Düzce şehri, Cumayeri belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.

GÖKTIRMALAYAN

Gökdelen.

GÜNYAVŞALAYAN

Ayçiçeği.

YAYIMLAYAN

nâşir.

KUYRUKSALLAYAN

Kuyruksallayangillerden, kanatları ve vücudunun üst bölümü kül rengi, alt bölümü değişik sarı olan, uzun kuyruklu, küçük, ötücü kuş, yont kuşu (Motacilla).

GÜNYANŞALAYAN

Ayçiçeği.

SAKALISLAYAN

Sapı kısa, sulu bir çeşit armut.

KARIŞMAYAN

Birbirleri ile karışmayan sıvılar için kullanılan terim.

KARŞILAYAN

Başlama vuruşunu karşılayan oyuncu.

  -   -   -  

Anlamında AYAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

AÇIKLIK

Açık olma durumu, aleniyet. Uzaklık, mesafe. Bitki örtüsü olmayan, çıplak yer. Gerçeği olduğu gibi yansıtma durumu. Boş ve geniş yer, meydanlık. Bir söz veya yazıda maksadın açık olması özelliği, duruluk, vuzuh. Dürbün, fotoğraf makinesi vb. optik araçlarda ağız çapı, ışığın girebildiği delik.

ABONMAN

Bir satıcı veya kamu kuruluşu ile alıcılar arasında yapılmış olan anlaşma, sürdürüm. Abone olma durumunu gösteren belge. Kent içinde ulaşımı sağlayan otobüslerde para yerine geçen bilet veya kart.

AÇIKLAYICI

Bir sorunu gerekli açıklığa kavuşturan. Kendinden önce gelen kelimeyi belirten, açıklayan (kelime veya kelimeler): "Atatürk, yeni Türkiye'nin kurucusu, daima saygı ile anılacaktır" cümlesindeki 'yeni Türkiye'nin kurucusu' sözü Atatürk adının açıklayıcısıdır.

ABDAL

Gezgin derviş. Tasavvufta manevi üst bir rütbe. Safeviler devrinde İran'da yaşayan Türk oymaklarından biri. Dilenci kılıklı, üstü başı perişan kimse. Anadolu'da yaşayan oymaklardan bazısı.

ACILAŞMAK

Tadı bozulmak, acı olmak. Konuşma sert bir durum almak, kırıcılaşmak. Dokunaklı duruma gelmek. Yemlerde genellikle yağ asitlerinin oksidasyonu ve hidroliz sonucu uygun olmayan koku ve tat meydana gelmek.

AÇACAK

Şişelenmiş bazı içeceklerin kapaklarını açmaya yarayan araç. Anahtar. Teneke kutu içinde korunmuş yiyeceklerin kapağını açmaya yarayan araç.

AÇIKLANAN

Açıklamalar sonunda ortaya çıkması beklenen kavram, açıklayan.

Yemek yemesi gereken, tok karşıtı. Karnı doymamış olarak. Yiyecek bulamayan. Çok istekli, hevesli. Gözü doymaz, haris.

ACIMASIZ

Acıma duygusu olmayan, katı yürekli, merhametsiz. Acıma duygusu olmadan, merhametsizce.

ACAR

Atılgan. Güçlü ve becerikli, çevik, enerjik. Yeni. Güneybatı Kafkasya'nın Türkiye sınırına yakın bölgesinde yaşayan bir halk, Acara.

AÇIK

Açılmış, kapalı olmayan, kapalı karşıtı. Örtüsüz, çıplak. Bir gereksinimin karşılanamaması durumu. Görevlisi olmayan, boş (iş, görev), münhal. Çalışır durumda olan. Gizliliği olmayan, olduğu gibi görünen. Sevişme sahnelerini bütün çıplaklığıyla anlatan (kitap, resim, film vb.). Boş. Belirgin bir biçimde. Rengi koyu olmayan, koyu karşıtı. Belli bir yerin biraz uzağı. Engelsiz, serbest. Aralığı çok. Kolay anlaşılır, vazıh. Denizin kıyıdan uzakça olan yeri. Her türlü düşünceyi hoşgörüyle karşılayabilen, etkisinde kalabilen.

AÇAN

Oynak kemiklerin arasındaki açıları genişletmeye yarayan kasların genel adı, büken karşıtı.

ACENTE

Bir kuruluşun yaptığı işi onun adına kazanç karşılığında yürüten daha küçük kuruluş. Bu kuruluşun veya şubelerinin başında bulunan kimse. Bir kuruluşa bağlı olmaksızın sözleşmeye dayanarak belirli bir yer ve bölge içinde sürekli olarak ticarethane veya işletmeyi ilgilendiren işlerde aracılık eden, bunları o işletme adına yapan kimse. Banka şubesi. Vapur ortaklığı.

ABAZAN

Uzun süre cinsel ilişkide bulunmayan (erkek). Karnı aç olan (kimse).

ACYOCU

Borsa veya piyasada tahvil için çeşitli hileler uygulayan, dolaplar çeviren kimse.

AÇIKGÖZ

Uyanık davranarak çıkar sağlayan, imkânlardan kurnazca yararlanmasını bilen, cingöz, uyanık, kurnaz (kimse).

ACISIZ

Tadı acı olmayan. Üzüntüsü, sıkıntısı olmayan, kedersiz. Ağrı, sızı duyulmayan.

ABAJURSUZ

Abajuru olmayan.

ABRAŞ

Alaca benekli. Klorofil azlığından dolayı açık renkte lekeleri olan (bitki yaprağı). Cildin rengini bozup beyaz benekler ve lekeler yapan hastalık. Ters, kaba, görgüsüz (kimse). Deseni ve atkısı bozuk halı. Atın tüysüz yerlerinde görülen uyuza benzer bir hastalık. Çarpık, eğri, düzgün olmayan. Çilli, çopur yüzlü, gözleri açık renk olan (kimse).

ABANMAK

Eğilerek bir şeyin, bir kimsenin üzerine kapanmak. Bir yere veya bir kimseye yaslanmak, dayanmak. Bir şeyin veya bir kimsenin üzerine çöküp çullanmak. Birine yük olarak onun sırtından geçinmeye çalışmak. Boksta karşılaşma sırasında rakibine yaslanmak. Futbolda topa olanca gücüyle vurmak.