AYAR ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "ayar" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. ayar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu ayar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

AYARLAYIVERMEK, AYARTILABİLMEK, AYARLAYABİLMEK, AYARLATABİLMEK, AYARLANABİLMEK

13 harfli kelimeler

AYARLAYIVERME, AYARLAYABİLME, AYARTILABİLME, AYARLANABİLME, AYARLATABİLME

12 harfli kelimeler

AYARTABİLMEK

11 harfli kelimeler

AYARTABİLME

10 harfli kelimeler

AYARLANMAK, AYARLAŞMAK, AYARTILMAK, AYARTILMIŞ, AYARLATMAK, AYARKAZIĞI, AYARDILMIŞ, AYARSIZLIK

9 harfli kelimeler

AYARRAMAK, AYARLAYIŞ, AYARTILIŞ, AYARTILMA, AYARLAMAK, AYARLANIŞ, AYARLATMA, AYARLANMA

8 harfli kelimeler

AYARTMAK, AYARTMAÇ, AYARLAMA, AYARTASI

7 harfli kelimeler

AYARTIŞ, AYARTAN, AYARSIZ, AYARTIK, AYARTMA, AYARMAK, AYARBAZ, AYARLIK

6 harfli kelimeler

AYARLI, AYARTI, AYARTA, AYARCI

5 harfli kelimeler

AYART, AYARA

4 harfli kelimeler

AYAR

Bazı kelimelerin anlamları

AYAR

Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Değer, derece. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.

AYARTILABİLME

Ayartılabilmek işi.

AYARLAŞMAK

Tembelleşmek.

AYARLAYABİLME

Ayarlayabilmek işi.

AYARLATABİLMEK

Ayarlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.

AYARLANABİLME

Ayarlanabilmek işi.

AYARTABİLMEK

Ayartma imkânı veya olasılığı bulunmak.

AYARLANMAK

Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek.

AYARLAYABİLMEK

Ayarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.

AYARLANABİLMEK

Ayarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.

AYARTILABİLMEK

Ayartılma imkânı veya olasılığı bulunmak.

AYARLATABİLME

Ayarlatabilmek işi.

AYARTILMAK

Ayartma işine konu olmak.

AYARLAYIVERMEK

Çabucak ayarlamak.

AYARTABİLME

Ayartabilmek işi.

AYARLAYIVERME

Ayarlayıvermek işi.

  -   -   -  

Anlamında AYAR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ANTEN

Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.

ALELHESAP

Hesaba sayarak.

AHFEŞ

"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.

AKORTÇU

Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.

AKORTSUZLAŞTIRMAK

Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.

AKORT

Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.

ADAPTÖR

Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.

ALDATMAK

Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.

ALIŞMAK

Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.

AĞAÇKESEN

Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).

ALACALIK

Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.

ARTIRIM

Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.

ARGOSUZ

İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).

AĞIZLAMAK

Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.

AKORTSUZLUK

Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.

AKTARMASIZ

Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.

ARAYÜZ

Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.

AMİLAZ

Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.

AĞAÇÇIK

Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.

AÇIKTAN

Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.