Kelimeler arşivi içinde; başında "ayar" olan, toplam 47 adet kelime bulunmaktadır. ayar ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ayrıca sonu ayar ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde ayar olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.
AYARLAYIVERMEK, AYARTILABİLMEK, AYARLAYABİLMEK, AYARLATABİLMEK, AYARLANABİLMEK
AYARLAYIVERME, AYARLAYABİLME, AYARTILABİLME, AYARLANABİLME, AYARLATABİLME
AYARTABİLMEK
AYARTABİLME
AYARLANMAK, AYARLAŞMAK, AYARTILMAK, AYARTILMIŞ, AYARLATMAK, AYARKAZIĞI, AYARDILMIŞ, AYARSIZLIK
AYARRAMAK, AYARLAYIŞ, AYARTILIŞ, AYARTILMA, AYARLAMAK, AYARLANIŞ, AYARLATMA, AYARLANMA
AYARTMAK, AYARTMAÇ, AYARLAMA, AYARTASI
AYARTIŞ, AYARTAN, AYARSIZ, AYARTIK, AYARTMA, AYARMAK, AYARBAZ, AYARLIK
AYARLI, AYARTI, AYARTA, AYARCI
AYART, AYARA
AYAR
AYAR
Bir aygıtın gereken işi yapabilmesi durumu. Değer, derece. Saatler için belli bir yere göre kabul edilmiş olan ölçü. Bir iş veya bir davranışta gereken ölçü. Altın, gümüş vb. madenlerden yapılmış şeylerin saflık derecesi.
AYARTILABİLMEK
Ayartılma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLANMAK
Ayar edilmek, birbirine uygun duruma getirilmek.
AYARLATABİLME
Ayarlatabilmek işi.
AYARLAYABİLME
Ayarlayabilmek işi.
AYARLAYIVERME
Ayarlayıvermek işi.
AYARLATABİLMEK
Ayarlatma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLAYABİLMEK
Ayarlama imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLAŞMAK
Tembelleşmek.
AYARTABİLMEK
Ayartma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARTILMAK
Ayartma işine konu olmak.
AYARTILABİLME
Ayartılabilmek işi.
AYARLAYIVERMEK
Çabucak ayarlamak.
AYARTABİLME
Ayartabilmek işi.
AYARLANABİLMEK
Ayarlanma imkânı veya olasılığı bulunmak.
AYARLANABİLME
Ayarlanabilmek işi.
Bu bölümde tanımı içerisinde AYAR geçen kelimeler listesi verilmiştir.
AKORTÇU
Piyano, org vb. müzik aletlerini ayarlamayı meslek edinmiş kimse.
ALELHESAP
Hesaba sayarak.
ARGOSUZ
İçinde argo söz bulunmayan. Argo kullanmayarak (konuşmak).
AKORT
Bir çalgıda doğru ses vermesi için yapılmış olan ayar, düzen. Armoniyi sağlayan seslerin birleşmesi. Uyum, uyumluluk.
AHFEŞ
"Söylenen sözü anlamadan kafa sallayarak onaylamak" anlamında Ahfeş'in keçisi gibi başını sallamak deyiminde geçen bir söz.
AÇIKTAN
Bir yerin uzağından. Ayrıca, ek olarak. Sıra ve aşama gözetilmeden, dışarıdan atayarak. Önceden belirlenmiş bir bütçeye bağlı kalmaksızın.
ADAPTÖR
Bir aletin çapları birbirinden farklı olan parçalarından birini ötekine geçirebilmek için yararlanılan bağlayıcı. Aygıtın kullanabileceği düzeye göre elektrik akımını ayarlayan alet, uyarlayıcı.
AĞIZLAMAK
Bir boğazın veya bir limanın ağzını ortalamak. Bir işi kolaylamak. Bir parçayı yuvasına geçirmek için önce yuvanın ağzını ayarlamak.
AMİLAZ
Nişastayı parçalayarak şekere çeviren bir enzim.
AĞAÇÇIK
Taflan gibi dalları dibinden başlayarak çatallanan küçük ağaç.
ALIŞMAK
Bir işi tekrarlayarak kolaylıkla yapabilmek. Sürekli ister olmak, bağımlılık kazanmak. Uyar duruma gelmek, intibak etmek. Evcilleşmek, ehlîleşmek. Yadırgamaz duruma gelmek. Tutuşmak, yanmaya başlamak. Bağlanmak, ısınmak.
ARAYÜZ
Bilgisayar yazılımlarının kullanıcı tarafından çalıştırılmasını sağlayan, çeşitli resimlerin, grafiklerin, yazıların yer aldığı ön sayfa.
ANTEN
Boşlukta yayılan elektromanyetik dalgaları toplayarak bu dalgaların transmisyon hatları içerisinde yayılmasını sağlayan cihaz. Olta şamandırasının alt ve üst kısmında bulunan ince uçlar. Duyarga.
AĞAÇKESEN
Zar kanatlılardan, kurtçukları en çok gül fidanları üzerinde yaşayarak yapraklara zarar veren, kara renkli bir böcek (Hylotoma).
AKORTSUZLAŞTIRMAK
Ses düzensizliği veya ayarsızlığı meydana getirmek. Radyoda bir ayar frekansında sapma meydana getirmek.
ARTIRIM
Bir şeyi idareli harcayarak onun bir bölümünü artırma işi, tasarruf. Müzayedede artırma.
AKORTSUZLUK
Ses düzensizliği ya da ayarsızlığı. Radyoda gerçek ayar frekansı ile doğru değeri arasındaki sapma.
AKTARMASIZ
Aktarma gerektirmeyen. Aktarma yapmayarak.
ALACALIK
Alaca olma durumu. Renkli ve renksiz kılların bütün vücutta düzenli bir biçimde dağılmayarak büyük ve küçük parçalar hâlinde birleşmesiyle meydana gelen bir at donu.
ALDATMAK
Beklenmedik bir davranışla yanıltmak. Oyalamak, avutmak. Ayartmak, kötü yola sürüklemek, baştan çıkarmak, iğfal etmek. Karşısındakinin dikkatsizliğinden, ilgisizliğinden yararlanarak onun üzerinden kazanç sağlamak. Karı ve kocadan biri eşine sadakatsizlik etmek, ihanet etmek. Yalan söylemek. Bir şeyin görünürdeki durumu, o şeyin niteliği bakımından yanlış bir kanı vermek. Birine verilen sözü tutmamak.