İçinde AVIR geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "avır" olan, toplam 51 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avır bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu avır ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avır olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

14 harfli kelimeler

TAVIRLANDIRMAH

11 harfli kelimeler

HAVIRDAŞMAK, GARAGAVIRGA

10 harfli kelimeler

ZAVIRLAMAK, HAVIRLAMAK, KAVIRGALIK, AVIRTLAMAK, ŞAVIRLAMAK

9 harfli kelimeler

GAVIRTLAK

8 harfli kelimeler

AVIRTLAK, KAVIRÇAĞ, KAVIRGAÇ, HAVIRMAK, ALAVIRLI, GAVIRMAK, KAVIRMAK, ÇAVIRMAK, BAVIRMAK, BAVIRDAK, SAVIRMAK, AVIRTDAK

7 harfli kelimeler

PANAVIR, MİSAVIR, LAVIRTI, TAVIRLI, KAVIRKA, SANAVIR, KAVIRĞA, TECAVIR, ZAVIRTI, KAVIRGA, GAVIRMA, GAVIRHA, GAVIRĞA, GAVIRGA, ALAVIRT, AVIRMAK, AZNAVIR

6 harfli kelimeler

HAVIRT, ALAVIR

5 harfli kelimeler

TAVIR, ZAVIR, AVIRT, ŞAVIR, SAVIR, ÇAVIR, GAVIR, MAVIR, ĞAVIR, HAVIR

4 harfli kelimeler

AVIR

Bazı kelimelerin anlamları

AVIR

Ağır.

ALAVIRLI

Çeşitli, karışık.

KAVIRGAÇ

Kahve tavası.

KAVIRGALIK

Mısır ya da kahve kavurma aracı. (Kovala Bozüyük Bilecik, Seyitömer Kütahya). Kavurgalık buğday. (Kovalca Bozüyük Bilecik).

GAVIRTLAK

Kuyruk ya da içyağının kavrulmuş şekli, kavurma.

ŞAVIRLAMAK

Kendinden yana çekmek amacıyla söz ve yazı ile etkilemeye çalışmak, propoganda yapmak.

GAVIRMAK

Kavurmak.

HAVIRLAMAK

Kavun, karpuz ve benzerleri bitkilerin yaprakları kurumak: Benim kavun, karpuz havırladı istifade edemedim.

TAVIRLANDIRMAH

Büyütmek.

HAVIRDAŞMAK

Gereksiz yere gürültü yapmak.

AVIRTLAMAK

Ağzına almak, doldurmak.

GARAGAVIRGA

Kuşbaşından daha ufak doğrandıktan sonra tavada kavrulan yağlı et.

AVIRTLAK

Avurdu yumru, sarkık olan insan veya hayvan. Başak tutmak üzere olan ekin. Akdeniz bölgesinde, üzüm mevsiminde sarı çiçek açan, geniş yapraklı bir ot.

KAVIRÇAĞ

Oyuncak, cansız bebek.

HAVIRMAK

Bilincini kaybetmek: Komşu Mehmet havırdı.

ZAVIRLAMAK

Paylamak, çıkışmak. Gözdağı vererek bir yere, bir işe salmak.

  -   -   -  

Anlamında AVIR bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVIR geçen kelimeler listesi verilmiştir.

DAVRANMAK

Bir kimseye veya bir şeye karşı belli tavır takınmak. Bir şeye el atmak, girişmek. Bir işi yapmaya hazır olmak, hazırlanmak.

ŞİŞİNMEK

Surat asmak, dargın durmak. Başkalarına yüksekten bakar gibi bir tavır takınmak, böbürlendiğini davranışlarıyla belli etmek, kabarmak, gururlanmak. Bazı böcekler, saldırıya uğradıklarında bütün uzantı ve eklentilerini, düşmanını korkutup ürkütecek biçimde yayarak genişletmek.

KUTUPLAŞMAK

Bir toplulukta düşünce, görüş, sosyal ve siyasal konum ve tavır olarak iki karşıt grupta yoğunlaşmak.

SERTLENMEK

Sert bir tavır almak, sertleşmek.

KUBARMAK

Hindi veya güvercinin tüyleri kabarmak. Çalımlı bir tavır takınmak.

TUTUM

Tutulan yol, tavır. Para veya herhangi bir şeyi dikkatli kullanma, idare, idareli tüketme, iktisat, tasarruf, ekonomi.

VAZİYET

Durum, tavır, hâl. El koyma. Konum.

PALYAÇOLUK

Palyaço olma durumu. Tavır ve davranışta güldürücülük. Palyaçonun yaptığı iş.

GÜLECEN

Sevimli ve cana yakın tavırları olan (kimse).

LEVANTEN

Özellikle Tanzimat sonrasında büyük liman kentlerinde yoğunlaşan ve ticaretle uğraşan, Hristiyanlara verilen ad, tatlısu Frengi. Avrupalı gibi görünmeye özenen, züppe tavırlı. Bu tavra özgü olan.

DURUM

Bir şeyin içinde bulunduğu koşulların hepsi, vaziyet, hâl, keyfiyet, mevki, pozisyon. Duruş biçimi, konum, tavır. Ad soyundan kelimelerin birbirleriyle edatlarla ve fiillerle ilişkilerini belirleyen biçim, hâl. Bireyin toplum içindeki ilişkileriyle belirlenen yeri.

EDALI

Herhangi bir biçim ve görünüşlü olan. Tavırları hoş olan, nazlı, işveli.

YAPMACIK

İçten olmayan (tavır, davranış, duygu), yapma, yapay, sahte, suni, zahirî, sofistike.

VAMP

Erkekleri peşinde koşturan, aşırı tavır, kıyafet veya makyajıyla bakışları üzerinde toplayan, baştan çıkarıcı kadın.

ŞİVE

Söyleyiş özelliği. Naz, eda. Tarz, tavır, üslup.

YAKIŞIKSIZ

Yakışık almayan, uygunsuz, çirkin, münasebetsiz (tavır, hâl vb.).

İŞVE

Kadınların ilgi çekmek, gönül çelmek için takındıkları hoş, aldatıcı tavır, kırıtma, naz, cilve, eda.

BLÖF

İskambil oyunlarında elindeki kâğıtları olduğundan başka gösterme davranışı. Kazanda yoğunlaşan suyu dışarı atma. Karşısında kişiyi yanıltarak veya yıldırarak bir işten caydırmak için söylenen asılsız söz veya takınılan aldatıcı tavır, kurusıkı.

EDA

Davranış, tavır. Verme, ödeme, yerine getirme. Naz, işve. Anlatış biçimi, tarzı.

SAPIK

Tavır ve davranışları normal olmayan veya geleneklerden, törelerden ayrılan, anormal (kimse), gayritabii, anormal. Delice davranışları olan, meczup.