Kelimeler arşivinde; içinde "avlu" olan, toplam 51 tane kelime bulunuyor. İçerisinde avlu bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.
Ek olarak sonu avlu ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında avlu olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.
DAVLUMBAZLANMAK
KIZILCAHAVLU
KIZILCAAVLU, DAVLUMLAMAK
KARAKAVLUK, HAVLUCULUK
DAVLUMBAZ, KIZILAVLU, HALKAAVLU, DAVLUNBAZ, CANCAVLUK, AVLUOBASI, AVLUBURUN
AVLUMBAZ, AVLUNLAR, TAVLUSUN, BAVLUMUŞ, CAMAVLUK, PİNAVLUK, KAVLUCUK, KARAVLUK, HAVLULUK, AKÇAAVLU, GAVLUĞAN
AVLUMPA, ŞATAVLU, HAVLUCU, GEDAVLU, AVLUKCU, CIDAVLU
KAVLUĞ, YAVLUK, ÜÇAVLU, KAVLUK, KAVLUH, KAVLUÇ, ÇAVLUM, DAVLUM, İÇAVLU, NAVLUN, AVLUCA, GAVLUK
KAVLU, DAVLU, GAVLU, ÇAVLU, HAVLU, AVLUK, TAVLU, AVLUM
AVLU
AVLU
Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.
KIZILCAAVLU
İzmir ili, Kaymakçı nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DAVLUMLAMAK
Başkasının girmemesi için tarlanın etrafını çevirmek, sınır çizmek.
AVLUMBAZ
İn, mağara.
HALKAAVLU
Manisa ili, Gelembe nahiyesine bağlı bir yerleşim yeri.
DAVLUMBAZ
Dumanı ve kokuları toplayıp bacaya vermeye yarayan çıkıntı. Yandan çarklı vapurların çarklarını örten yarım daire biçimindeki kapak.
AVLUOBASI
Tekirdağ kenti, Dambaslar nahiyesine bağlı bir yer.
AVLUBURUN
Kocaeli kenti, Derbent bucağına bağlı bir yer.
KARAKAVLUK
Sakızotu.
DAVLUMBAZLANMAK
Kabarmak, tümsekli, çıkıntılı olmak: Suyun üstü davlumbazlandı.
HAVLUCULUK
Havlucunun yaptığı iş.
CANCAVLUK
Havlu.
KIZILAVLU
Manisa şehri, Adala nahiyesine bağlı bir yerleşim birimi.
AVLUNLAR
Tokat kenti, Gökdere bucağına bağlı bir yerleşim birimi.
KIZILCAHAVLU
İzmir şehri, Gökçen bucağına bağlı bir bölge.
DAVLUNBAZ
Davul, kös.
Bu bölümde tanımı içerisinde AVLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.
TENEŞİRLİK
Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).
HAVLULUK
Havlu asmak için özel olarak yapılmış araç, havlu asacağı. Havlu yapmaya elverişli olan (kumaş). Banyolarda havluların konulduğu küçük dolap.
ÇIKACAK
Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.
BORNOZ
Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.
FERHANE
Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.
TAŞLIK
Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.
SİLGİ
Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne. Hamam takımı, havlu. Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları.
SİF
İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.
HAYAT
Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.
ÇIKMA
Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.
SAHN
Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer.
DİSPEÇ
Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.
PEŞKİR
Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.
SAÇAK
Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.
SİLECEK
Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.
MEYDANCI
Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.
HAVLUCU
Havlu dokuyan veya satan kimse.
SÖVE
Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.
HANAY
İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.
ŞADIRVAN
Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz.