AVLU ile başlayan kelimeler

Kelimeler arşivi içinde; başında "avlu" olan, toplam 10 adet kelime bulunmaktadır. avlu ile başlayan kelimeler listesini Scrabble, Kelimelik vb. gibi kelime bulma oyunları için veya Türkçe hakkında yapacağınız ders, araştırma veya ödev çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ayrıca sonu avlu ile biten kelimeler listesine ulaşmak veyahut içinde avlu olan kelimeler listesini incelemek isteyebilirsiniz. Bunlara ek olarak, kelimelerin anlamları için aşağıda bulunan "harfli kelimeler" bağlantılarından da faydalanabilirsiniz.

 
 

9 harfli kelimeler

AVLUBURUN, AVLUOBASI

8 harfli kelimeler

AVLUMBAZ, AVLUNLAR

7 harfli kelimeler

AVLUKCU, AVLUMPA

6 harfli kelimeler

AVLUCA

5 harfli kelimeler

AVLUK, AVLUM

4 harfli kelimeler

AVLU

Bazı kelimelerin anlamları

AVLU

Bir yapının veya yapı grubunun ortasında kalan üstü açık, duvarla çevrili alan, hayat, hanay, sahn.

AVLUBURUN

Kocaeli kenti, Derbent bucağına bağlı bir yer.

AVLUK

İşkembe.

AVLUCA

Giresun ilinde, Espiye belediyesi, merkez nahiyesine bağlı bir yerleşim bölgesi. Samsun şehri, merkez ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi. Sinop şehrinde, Saraydüzü ilçesinde, merkez bucağına bağlı bir yerleşim bölgesi.

AVLUMBAZ

İn, mağara.

AVLUKCU

Başkasından geçinen, avantacı.

AVLUOBASI

Tekirdağ kenti, Dambaslar nahiyesine bağlı bir yer.

AVLUMPA

Kişilerin daire şeklinde durmaları.

AVLUM

Ay ağılı, hale. Daire. Ayakyolu, hela.

AVLUNLAR

Tokat kenti, Gökdere bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

  -   -   -  

Anlamında AVLU bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde AVLU geçen kelimeler listesi verilmiştir.

HAVLULUK

Havlu asmak için özel olarak yapılmış araç, havlu asacağı. Havlu yapmaya elverişli olan (kumaş). Banyolarda havluların konulduğu küçük dolap.

ÇIKACAK

Hamamlarda dışarıya çıkıp giyinme yerine giderken kurulanmak üzere verilen havlu, çıkma.

SAHN

Avlu. Cami, medrese ve kiliselerde umumun toplanmasına mahsus üstü kubbeli, örtülü yer.

TENEŞİRLİK

Cami avlularında teneşir ve tabut konulan yer. Teneşir yapmaya yarayan tahta. Ölmek üzere olan (hasta). Kötü huyunu ölünceye kadar sürdüren (kimse).

SÖVE

Kapı ve pencerenin yerleştiği kasa, çerçeve. Avlu kapısının iki yanına konan uzun taşlar. Pencere ve kapı kenarlarındaki süs kalıpları.

SİF

İthalatta bir malın bedeli, sigortası ve navlun giderleriyle birlikte olmak üzere maliyeti.

MEYDANCI

Avlu, bahçe vb. yerleri süpürüp temizleyen hizmetli. Mevlevi tekkelerinde konukları karşılayan, meydanı açan, Mevlevi raksını düzenleyen tarikat adamı. Hapishane koğuşlarında ayak işlerini gören kimse.

ÇIKMA

Çıkmak işi. Hamamdan çıkarken kullanılan havlu ve kurulanma takımı, çıkacak. Çıkmış. Desteklemek amacıyla verilen para. Bir yazı sayfasının kenarına metinle ilgili olarak yazılan ek, çıkıntı, derkenar. Eski, kullanılmış. Bir yapının üst katlarından dışarıya doğru uzanmış bölüm, balkon.

HAYAT

Canlı, sağ olma durumu. Canlılığı gösteren hareket, kaynaşma. Yaşam. Avlu. Bir kimsenin tarihsel biyografisi, hayat öyküsü, hayat hikâyesi. Geçim şartlarının bütünü. Genellikle köy ve kasaba evlerinde, üstü kapalı, bir veya birkaç yanı açık sofa. Meslek. Sundurma. Hayat biçimi, içinde yaşanılan şartların bütünü, yaşantı. Balkon. Yazgı. Yaşamayı sağlayan şartların bütünü.

HANAY

İki ve daha çok katlı ev. Sofa, hol. Avlu.

ŞADIRVAN

Genellikle cami avlularında bulunan, çevresindeki musluklardan ve ortasındaki fıskiyeden su akan, üzeri kubbeli veya açık havuz.

BORNOZ

Banyodan çıkarken kurulanmak için kullanılan, önden açık, havludan yapılmış giyecek. Kuzey Afrika'da Berberilerin giydikleri başlıklı, geniş, kısa kollu bir üstlük.

PEŞKİR

Genellikle pamuk ipliğinden dokunmuş ince havlu. Yemek yerken kullanılan, el kurulanan, büyük mendil biçiminde pamuk veya keten bez, peçete.

TAŞLIK

Taşı bol, taşlı (yer). Kuş vb. hayvanların sindirim kanalları üzerinde bulunan kaslı, öğütücü mide, katı, konsa. Taşla döşenmiş avlu, sofa, merdiven altı vb.

SAÇAK

Bazı giyim eşyalarında veya döşemeliklerde kumaş kenarlarına dikilen süslü iplikten püskül. Görünüşü bu püskülü andıran. Bir gaz ortama yerleştirilen ve yüksek bir potansiyel verilen ve nesnenin yüzeyinde oluşan ışık olayı. Havlu, halı vb.nin kenarı boyunca sarkan püskül. Bir yapının herhangi bir bölümünü güneş ve yağmurdan korumak için, o bölümden dışarı taşan ve altı boşta olarak yapılmış olan bölüm.

SİLECEK

Yıkandıktan sonra kurulanmak için kullanılan büyük havlu, hamam havlusu. Evlerde ayakkabıları temizlemek için kapı önlerine konulan bez, keçe vb. şey, paspas. Motorlu taşıtlarda ön camı silmeye, temizlemeye yarayan alet, silgeç.

FERHANE

Birden çok mağazası bulunan eski hanların tipinde, avlulu geniş bina, büyük han veya kervansaray.

SİLGİ

Kalem veya daktiloyla yazılmış, çizilmiş şeyleri silmeye yarayan, birleşiminde kauçuk olan nesne. Hamam takımı, havlu. Tebeşirle yazılmış şeyleri silmeye yarayan keçe, sünger veya kumaş parçaları.

DİSPEÇ

Bir ortak avaryada deniz kazasından sonra gemi, yük ve navlunla ilgili kimselerin uğradıkları zararların ve bunlar tarafından yapılmış olan masrafların nasıl, kimler tarafından ve ne oranda karşılanacağını belirlemek için yapılmış olan işlem. Deniz sigortası dilinde, ilgili tarafların ortak avaryada kendilerine düşen yükümlülükleri, paylarının önemi ölçüsünde ayrıntılı olarak belirten belge.

HAVLUCU

Havlu dokuyan veya satan kimse.