İçinde ATLAK geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "atlak" olan, toplam 20 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atlak bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu atlak ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atlak olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

12 harfli kelimeler

PATLAKÇİÇEĞİ

10 harfli kelimeler

ALTIPATLAK

9 harfli kelimeler

ÇATLAKLIK, KILÇATLAK

8 harfli kelimeler

PATLAKÇA, ÇATLAKOÇ

7 harfli kelimeler

EYATLAK

6 harfli kelimeler

YATLAK, ÇATLAK, TATLAK, ŞATLAK, SATLAK, MATLAK, KATLAK, HATLAK, GATLAK, CATLAK, BATLAK, PATLAK

5 harfli kelimeler

ATLAK

Bazı kelimelerin anlamları

ATLAK

Çaydan geçebilmek için aralıklarla konulan iri taşlar. Köprü. Kadar: Senin atlak var. Gözeyi oluşturan dört kenarından birine verilen ad.

PATLAKÇİÇEĞİ

Noel ağacı.

MATLAK

Tahta kaşık. Faydasız, gereksiz (söz için). Şaşılacak, gülünç şey.

KILÇATLAK

Gomlak, vernik, boya katmanında ya da ağaçta oluşan, gözle zor görülecek incelikte çatlak.

TATLAK

Ankara kenti, Çamlıdere ilçesi, merkez bucağına bağlı bir yerleşim birimi.

EYATLAK

Üstünkörü, baştan savma yapılan iş.

ALTIPATLAK

Altı mermi alan toplu tabanca, altıpatlar.

ÇATLAK

Çatlamış olan. Yer altındaki taş kütlelerinin basınç ve gerilim dolayısıyla yer değiştirmeden çatlayıp yarılması, diyaklaz. Değişimin başlangıcı. Deli. Deri, mukoza, kemik veya herhangi bir organ üzerinde uzunluğuna olan açıklık, yarık, fissür. Ara, aralık. Herhangi bir yerde uzunluğuna olan açıklık.

YATLAK

Yarık, aralık: Kapı yatlak duruyor.

PATLAKÇA

Patlak gibi, patlağa benzer.

HATLAK

Atlanacak yer.

ÇATLAKOÇ

Melengiç ağacının tohumu.

KATLAK

Kadar. Sac üzerinde pişirilen mayasız ekmek.

ŞATLAK

Kasap çırağı.

SATLAK

Akılsız : Bana öyle satlak satlak laf söyleme.

ÇATLAKLIK

Çatlak olma durumu. Delilik. Çatlamış yer, çatlak.

  -   -   -  

Anlamında ATLAK bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATLAK geçen kelimeler listesi verilmiştir.

BELDİR

Patlak gözlü.

ÇATLATMAK

Çatlak duruma getirmek. Sabrını taşırmak. Çatlamasına yol açmak. Aklını kaçırmak.

BELERÜK

Patlak, dışarı fırlamış, devrik.

CIDAR

Sakat. Çatlak.

BÜRTLEK

Patlak, devrik göz, patlak gözlü.

ÇADDAH

Çatlak.

BICILGAN

Kadınların meme uçlarında, çocukların ayaklarında, hayvanların ayak parmaklarıyla bileklerinde ter, pislik, çamur v.s. sebeplerden ileri gelen sulu yara. Bir çeşit at hastalığı. Bukağılık deri yangısı. Hayvanların ayaklarında hasıl olan yara, çatlak.

GEDİK

Bir düzey üstündeki yıkık, çatlak veya aralık, rahne. Güçlük, güç durum. Boşluk, eksiklik. Yarma saldırısında düşman mevzilerinde açılan yer. Eksik dişli. Bir işi yapmak, bir şeyden yararlanmak yolunda verilen hak, imtiyaz. Dağ geçidi.

BELERGEN

Patlak, dışarı fırlamış, devrik (göz hakkında).

KASIRGA

Rüzgâr çizelgesinde hızı 64 veya daha fazla deniz mili olan ve kuvveti 12 ile gösterilen rüzgâr. Duyguların patlak verişi, büyük heyecan, coşku.

MACUN

Hamur kıvamına getirilmiş madde. Boyacılıkta çatlak ve aralıkları kapamak, camcılıkta camları tutturmak için kullanılan hamur kıvamında karışım. Baharlı, tarçınlı, yumuşak ve yapışkan şekerleme.

BARIK

1.Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar. 2.Yeşillik, çayırlık yer. 3.Bitkilerin çok olduğu yer. 4.Herhangi bir şeyin çok bulunduğu yer.

YARIK

Yarılarak açılmış yer, geniş çatlak. İnce bir çizgi durumunda açılmış yara. Çatlak. Yarılarak açılmış ya da yarılarak oluşmuş. Küçük bir ışık demeti elde etmek için ışık kaynağının önüne konulan, saydam olmayan bir düzlem üzerine açılmış, dikdörtgen biçiminde küçük delik. Anlaşmazlık. Dişinin cinsel organı.

BIRTLAK

Fazla olgun: Bırtlak üzüm sevmem. Patlak (göz hakkında). Sarkık (yanak hakkında). Hamurdan yapılan bir yemek, lokma.

ÇATLAMA

Çatlamak işi. Uygun olmayan kuruma sonucu ağacın boyu yönündeki lif ayrılması. Tohumların dağılması için meyve kabuğunun yarılması, açılma. Dalgaların sığ kıyıya geldikleri zaman dökülüp köpürmesi, çatlak.

SİVRİÇ

Kaya çatlakları arasına sokulup üzerine balyozla vurulan, ucu sivri, yaklaşık 1 metre boyunda çelik çubuk.

DİYAKLAZ

Çatlak.

PIRTLAK

Pırtlamış, dışarı fırlamış, patlak. Kabuğundan kolayca dışarı çıkabilen.

BARIH

Sivri tepeler arasındaki uçurum, yüksek kayalıklardaki çatlaklıklar.

KAYNAMAK

Bir sıvı, sıcaklığı belli bir dereceyi bulduğunda buhar durumuna geçerek fokurdamak. Mide ekşimek. Kırık, çatlak kemik veya metal parçalar eski durumunu almak, birbirine yapışmak. Yerden çıkmak. Mayalı bir şey kabarıp köpürmek. Çok miktarda bulunmak. Yiyecek, içecek pişmek, haşlanmak. Arada kaybolmak. Gerektiği gibi yapılamamak. Gizli bir iş çevirmek, için için hazırlanmak. Bir yerde huzursuzluk, tedirginlik olmak. Artmak, çoğalmak, yoğunlaşmak. Coşmak, heyecanlanmak. Çalkantı durumunda olmak, dalgalanmak. Yara kapanmak, iyileşmek.