İçinde ATLAN geçen kelimeler

Kelimeler arşivinde; içinde "atlan" olan, toplam 98 tane kelime bulunuyor. İçerisinde atlan bulunan kelimeler listesini Kelimelik, Scrabble ve benzer kelime bulma oyunlarında ya da Türkçe ile ilgili yapacağınız ödev, araştırma veya ders çalışmalarınızda kullanabilirsiniz.

Ek olarak sonu atlan ile biten kelimeler listesini okumak ya da başında atlan olan kelimeler listesine gözatmak isteyebilirsiniz. Bunların yanında, kelime anlamları için alt kısımda bulunan "harfli kelimeler" linklerinden de yararlanabilirsiniz.

 
 

17 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANDIRMAK

16 harfli kelimeler

MÜKAFATLANDIRMAK, TEŞKİLATLANDIRMA, BAHARATLANDIRMAK, TATLANDIRABİLMEK

15 harfli kelimeler

ATLANTALİZASYON, MÜKAFATLANDIRMA, RUHSATLANDIRMAK, TATLANDIRABİLME, BAHARATLANDIRMA

14 harfli kelimeler

TEŞKİLATLANMAK, FİYATLANDIRMAK, RUHSATLANDIRMA, TATLANDIRICILI, SIFATLANDIRMAK, KANATLANDIRMAK

13 harfli kelimeler

FİYATLANDIRMA, KALAFATLANMAK, KANATLANDIRMA, TRANSATLANTİK, TEŞKİLATLANMA, SIFATLANDIRMA, KATLANABİLMEK, TEŞKİLATLANIŞ

12 harfli kelimeler

KATLANABİLME, KATLANDIRMAK, TATLANDIRMAK, HAYVATLANMAK, KALAFATLANMA, TATLANDIRICI

11 harfli kelimeler

ATLANDURMAK, UYVATLANMAK, ATLANTIRMAĞ, AVRATLANMAK, ŞİKATLANMAK, SÜLFATLANMA, HILATLANMAK, SAVATLANMAK, KATLANDIRIM, ATLANDIRMAK, FİYATLANMAK, İSPATLANMAK, KANATLANMAK, KATLANDIRMA, KATLANILMAK, SAKATLANMAK, TATLANDIRMA, TOKATLANMAK, ARVATLANMAK

10 harfli kelimeler

TOKATLANMA, SAKATLANIŞ, SAKATLANMA, KATLANILMA, KANATLANIŞ, ATLANILMAK, İSPATLANMA, İSPATLANIŞ, FİYATLANMA, SAVATLANMA, KANATLANMA, AFATLANMAK

9 harfli kelimeler

PATLANGEÇ, PATLANGAZ, PATLANGAÇ, KATLANMAK, PATLANGIÇ, PATLANGOÇ, MATLANMAK, PATLANGOZ, MATLANMAH, PATLANGUÇ, PATLANKUÇ, ATLANILMA, BATLANGAÇ, TATLANMAK, BATLANGIÇ, ÇATLANKUŞ, ÇATLANKOZ, ÇATLANGOZ, BATLANGÖZ, BATLANGOZ

8 harfli kelimeler

ATLANMAK, ATLANGAÇ, ATLANGEÇ, ATLANMAĞ, ATLANGIÇ, KATLANIŞ, ATLANTİS, HATLANBA, KATLANMA, TATLANMA, KATLANTI

7 harfli kelimeler

ATLANDI, ATLANMA, ATLANTI, ATLANBA

6 harfli kelimeler

KATLAN

5 harfli kelimeler

ATLAN

Bazı kelimelerin anlamları

ATLAN

Ün, nam, şöhret. Değer, önem.

BAHARATLANDIRMA

Baharatlandırmak işi.

RUHSATLANDIRMAK

Ruhsat vermek.

TATLANDIRABİLMEK

Tatlandırma imkânı veya olasılığı bulunmak.

TATLANDIRICILI

İçinde tatlandırıcı bulunan.

RUHSATLANDIRMA

Ruhsatlandırmak işi.

TEŞKİLATLANDIRMA

Örgütlendirme.

TATLANDIRABİLME

Tatlandırabilmek işi.

SIFATLANDIRMAK

Herhangi bir kimseye bir sıfat veya unvan vermek.

MÜKAFATLANDIRMAK

Ödüllendirmek.

BAHARATLANDIRMAK

Baharat ile süslemek, lezzetlendirmek, baharat ekmek.

TEŞKİLATLANDIRMAK

Örgütlendirmek.

FİYATLANDIRMAK

Fiyatını belirlemek, fiyat tespit etmek.

TEŞKİLATLANMAK

Örgütlenmek.

MÜKAFATLANDIRMA

Ödüllendirme.

ATLANTALİZASYON

İlk boyun omurunun art kafa kemiğine kaynaşması.

  -   -   -  

Anlamında ATLAN bulunan kelimeler

Bu bölümde tanımı içerisinde ATLAN geçen kelimeler listesi verilmiştir.

ÇEKEMEMEK

Çekme işini yapamamak. Kıskanmak. Katlanamamak.

ÇEKİLMEK

Çekme işi yapılmak. Tartılmak. Bir işten, bir görevden kendi isteğiyle ayrılmak, istifa etmek. Katlanmak, üstlenmek, tahammül etmek. Geri gitmek, ricat etmek. Katılmamak, vazgeçmek. Azalmak. Uzaklaşmak, araya mesafe koymak. Kendini geriye veya bir yana çekmek. Yok olmak. Parça hâlindeki et kıyma biçimine getirilmek. Bir yerden uzaklaşmak, bir yere uğramamak.

ATLANMA

Atlanmak işi.

DEVRİM

Belli bir alanda hızlı, köklü ve nitelikli değişiklik. Çevrilme, katlanma, bükülme. İhtilal. İnkılap.

ÇITPIT

Ayak altında ezilerek çıtır çıtır ses çıkaran bir patlangaç türü, çatapat.

ATLANILMA

Atlanılmak işi.

ÇEKMEK

Bir şeyi tutup kendine ya da başka bir yöne doğru yürütmek. Atmak, vurmak. Taşıma gücü olmak. Bir kimseyi veya bir şeyi geri almak. Kaçan ilmeği örmek. Asmak. Herhangi bir engel kurmak. Şans denemek amacıyla hazırlanmış kâğıtlardan birini almak. Güç durumlara dayanmak, katlanmak. Görüntüyü bir aletle özel bir nesne üzerine kaydetmek. Üzerinde bulunan bir silahla saldırmak için davranmak. Dişi hayvanı çiftleşmek için erkeğin yanına götürmek. İmbik yardımı ile elde etmek. Hoşa gitmek, sarmak. Tartıda ağırlığı olmak. Masrafını karşılamak, ikramda bulunmak. Yollamak. İçine almak, emmek. Hamur vb. iyice pişmiş duruma gelmek. Daralıp kısalmak. Vericiden gelen dalgaları algılayarak televizyon, radyo, telefon vb. aygıtlarla bağlantı kurmak. Bir kimse ailesinden birine herhangi bir bakımdan benzemek. Germek. Tedavi amacıyla şişe, vantuz, sülük vb.ni uygulamak. Bir duyguyu içinde yaşatmak. Aynısını yazmak veya çizmek. Bir yerden bir şeyi yukarı doğru almak. Öğütmek. Çizgi durumunda uzatmak. Boya, badana vb. sürmek. Döşemek. Yürütmek, sürmek. Yol, ay sürmek. Bir yerden başka bir yere taşımak. Örtmek, giymek. Protesto, poliçe, çek vb. düzenleyip yürürlüğe koymak. Bir amaçla ortadan kaldırmak. Bir cisim, belli bir yakınlıktaki başka bir cismi kendisine yaklaşmaya zorlamak, itmek karşıtı. Herhangi bir anlama almak. Taşıtı bir yere bırakmak, koymak. Bir şeyin içyüzünü anlamak amacıyla bir kimseyi sıkıştırmak. İçki içmek. Bir şeyi emip dışarıya çıkarmak.

ÇIKMAK

İçeriden dışarıya varmak, gitmek. Süresi dolduğunda ayrılmak. Gerçekleşmek. Yayılmak, duyulmak. Yerinden oynamak. Görünür ya da belli bir durumda bulunmak. Bir iddia ile ortalıkta görünmek. Belirmek, tanınmak. Meydana gelmek. Yayılmak. Niteliği sonradan anlaşılmak. Gelmek. Giderilmek, yok olmak. Yetkili birinin makamına iş için gitmek. Bir şeyin yukarısına doğru yürümek. Artırmak, fiyatı yükseltmek. Bir konu yetkililerce karara bağlanmak. Mal olmak. Bir durumla ilgili niteliklerini yitirmek, bir durumdan başka bir duruma geçmek. Büyük abdest bozmak. Karaya ayak basmak. Oyunda herhangi bir rolü oynamak. Elde edilmek, sağlanmak, istihsal edilmek. Yükselmek, artmak. Herhangi bir durumda olduğu anlaşılmak. Yetişecek ölçüde olmak. Harcamak zorunda kalmak. Eksilmek. Ay veya mevsim geçmek. Bir inceleme, bir araştırma sonucu bulmak. Binaya kat eklemek. Erişmek, görmek. Bulunduğu yerden fırlamak, kopmak. Sıyrılmak, ayrılmak. Olmak, bulunmak, var olmak. Bulunduğu yeri bırakıp başka yere geçmek, taşınmak, ayrılmak, ilgisini kesmek. Yapılmak, yürümek. Bitmek, büyümek, sürmek. Karşı gelebilmek, boy ölçüşmek. Bir yere ulaşmak, varmak. Bir sebeple bulunulan yerden ayrılmak. Talihine veya payına düşmek, isabet etmek, vurmak. Piyasaya sürülmek. Oluşmak, olmak. Sesini yükseltmek. Bir şeyin düzeni bozulmak, eskisinden daha değişik, kötü bir duruma girmek. Bulaşmak. Ay, Güneş görünmek. Bir meslek veya bilim kurumunda okuyup yetişmek, mezun olmak. Verilmek. Vermeye katlanmak. Flört etmek. Davranışta herhangi bir niteliği bulunmak. Unutmak. Yayımlanmak. Yeni yetişip satışa sunulmak.

DÜRÜLMEK

Dürme işine konu olmak veya dürme işi yapılmak. Bükülmek. Sarılmak, katlanmak. Toplanmak, toparlanmak.

DAYANMAK

Bir yere yaslanmak, kendini dayamak. Varmak, ulaşmak. Tutunmak, karşı durmak, karşı koymak, mukavemet etmek. Uzun süre kullanılmaya uygun olmak. Güç bir duruma katlanmak, çekmek, sabretmek, tahammül etmek. Birinden, bir şeyden güç almak, güvenmek, istinat etmek. Yetişmek, yeter olmak. Bir şeyin üzerinde kurulmuş olmak. Zarar görmemek, varlığını korumak, hasar görmemek. Bir iş sonunda birinin veya bir şeyin üzerinde kalmak. Bütün gücünü kullanarak bir işi yapmak.

AÇMAK

Bir şeyi kapalı durumdan açık duruma getirmek. Yakışmak, güzel göstermek. Engeli kaldırmak. Savaşla almak, fethetmek. Bir kuruluşu, bir iş yerini işler duruma getirmek. Sarılmış, katlanmış, örtülmüş veya iliklenmiş olan şeyleri bu durumdan kurtarmak. Birbirinden uzaklaştırmak. Satranç, poker vb. oyunları başlatmak. Ayırmak, tahsis etmek. Yarmak. Bir şeyi, bir yeri oyarak veya kazarak çukur, delik oluşturmak. Düğümü veya dolaşmış bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Yapmak, düzenlemek. Avunmak veya danışmak üzere söylemek, içini dökmek. Alışverişi başlatmak. Görünür duruma getirmek. Geçit sağlamak. Bir toplantıyı, etkinliği başlatmak. Bulutların dağılmasıyla gökyüzü aydınlanmak. Ferahlık vermek. Bir konu ile ilgili konuşmak. Tıkalı bir şeyi bu durumdan kurtarmak. Sıkılganlığını, utangaçlığını gidermek. Rengin koyuluğunu azaltmak. Beğenmek. Bir aygıtı, bir düzeneği çalıştırmak. Alanını genişletmek.

ATLANILMAK

Atlanmak.

ALBATROS

Fırtına kuşugillerden, 1 metre uzunluğunda, Atlantik Okyanusu'nda yaşayan iri bir tür kuş (Diomedea exulans).

ÇİZGİ

Çizilerek veya çeşitli yollarla oluşmuş iz, çizi, hat, tahril. Yüz ve vücut hatlarının her biri. Bir noktanın yürütülmesiyle oluşan biçim. Bir durumdan başka bir duruma atlanan, geçilen yer, sınır. Temel.

DEVRİK

Katlanıp kendi üzerine bükülmüş. Darbe ile makamından indirilmiş. Yatırılmış, yıkılmış, dik durumunu yitirmiş. Devrilmiş olan.

CEFALI

Sıkıntı, eziyet çekilen. Sıkıntıya, eziyete katlanmış veya katlanan.

BALLANMAK

Bal bulaşmak, bal sürülmek. Tatlılaşmak, tatlanmak, olgunlaşmak.

CEFAKEŞ

Cefa çeken, sıkıntıya katlanan.

BÜKÜLMEK

Bükme işine konu olmak, katlanmak. Yönelmek. Eğilmek. İplik eğrilmek.

DAYANILMAZ

Karşı konulamaz veya karşı çıkılamaz (kimse veya şey), tahammülfersa. Tahammül edilemez, katlanılamaz.